T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Bürokrasi, esnaf ve siyasetin iktidar amacı

Her toplumda statüko yanlıları ile statüko karşıtlarının olması şaşırtıcı değil. Mevcut kurulu düzenin kendi lehlerine işlediğine kani olan iktidarlar, düzenin değişmesi ile konumlarını kaybedeceklerini bilirler. Bu sebeple mevcudu korumak için bir mücadele yürütürler. Bu normal.

Fakat bu mücadelenin hukuk, ahlak, yerleşik gelenekler ve kabul edilebilir ölçüler dışına çıkması halinde ciddi bir sorun haline gelmesi söz konusudur.

Evet Türkiye'nin sorunları çok ve büyüktür. Çözümlenmesi de öyle kısa zamanda ve bir çırpıda olacak bir şey değildir. Bunları hepimiz biliyoruz.

Ancak mevcut sorunların çözümünde en ciddi engelin ne olduğu konusunda hepimiz aynı düşünmüyoruz. Şu anda dış politika sorunları gündemin başında yer alıyor. Kıbrıs, Irak, Avrupa Birliği konuları can yakıyor. Bir an önce karar vermek gerekiyor ve verilecek karar ne olursa olsun Türkiye'yi olumsuz etkilemesi söz konusudur.

Siyaset tercihte bulunmaktır...

Aslında siyaset farklı alternatifler arasından bir tercih yapma ve karar verme faaliyetidir. Toplumun önündeki sorunların çözümü hususunda alternatifler arasından birini tercih etme ve bu tercihi hayata geçirme işi siyaset camiasının temel işlevidir. Dolayısıyla ülkeyi yönetmeye talip ekiplerin kendi programlarına ve o günün şartlarına göre bir tercihte bulunmalarında, bir çözüm üzerinde karar kılmalarında şaşılacak bir şey yoktur. Bütün mesele yaptıkları tercihlerin ve vardıkları kararların daha önce topluma verdikleri sözlerle ve ülkenin menfaatiyle ne kadar bağdaşabildiğidir.

Şu anda siyasi kadroların önlerindeki sorunlarla ilgili belli tercihte bulunmaları ve kararlar almalarında ciddi sıkıntılar yaşadıkları görülüyor. Karar alma sürecinde özellikle iki kesimin konumunun önemli olduğu anlaşılıyor. Bunlardan biri siyasi kadroları bilgi ile besleyecek ve kararları uygulayacak bürokrasi, diğeri de kararların toplumda benimsenip sahiplenilmesinde önemli role sahip esnaf kesimidir.

Bürokrasi siyaseti kuşatıyor...

Bunu biraz açmam gerekir. Hükümet ile bürokrasi arasındaki ilişkilerin yarattığı sorunlar ve tedirginlikler bugünlerde çok net şekilde gündemimizi işgal etmektedir. Bu bakımdan bunun üzerinde fazla söze gerek yok. Siyasi işlevleri de görmek eğiliminde olan Türk bürokrasisi bir türlü halkın seçtiği temsilcilerin kendisinden farklı tercihlerini ve kararlarını içine sindirememektedir. Bürokrasinin demokratik tavır konusunda ciddi bir sorunu olduğu açıktır. Hükümete karşı bazı idari kuruluşların ve atanmış memurların "omuz omuza mücadele" etmek için birtakım çabalar içerisinde olmaları, muhalif siyasi parti üslubunda açıklama ve bildiriler yayınlamaları, bakanları yalanlamaları gibi gelişmeler statükoyu korumaya yönelik çabalardan başka bir şey değildir.

Bugünlerde hükümet ile bürokrasi arasındaki ilişkilerin seyri siyasetin gücünün test edilmek istenmesi şeklinde değerlendirilmektedir. Siyasi kadroların "değişim" ve yeniden yapılanma hedefleri karşısında bürokrasinin "statüko" refleksi yükseliyor. Toplum ve siyaset değişim isterken bürokrasi statükoda ısrarlı gözüküyor.

Esnaf toplumun kendisidir...

Esnaf kesimi de bu ilişkiler modelinde son derece önemli bir yer işgal ediyor. Toplumun orta sınıfını oluşturan bu kesim, son yıllardaki politikalarla iyice zayıflatılmışsa da yine de temel gelişmeleri belirleyecek bir güçte olduğu 3 Kasım seçimlerinde bir kez daha ortaya çıkmıştır. Esnaf toplumun "orta direği"dir, bütün sıkıntıları hisseden, sıkıntıların etkisini azaltan, toplumu bir arada tutan, gelenekleri ve değerleri yaşatan kesimidir. Bu kesimi memnun etmeyen, buna dayanmayan bir siyasi hareketin hem başarı şansı yoktur, hem de iktidarda uzun dönem kalabilme imkanı bulunmamaktadır. Türkiye'de "merkez sağ" diye ifade edilen kesimin temelinde esnaf vardır.

Bu bakımdan hükümetin ve meclisin aldığı ve alacağı her türlü kararlarda, yapacağı tercihlerde öncelikle esnaf kesimin tavrına dikkat etmesi gerekir. Bu kesimin onaylamadığı, karşı çıktığı ve destek vermediği bir politikanın başarı şansı çok sınırlı kalacaktır.

Geleceğimiz belirleyecek kararların alınmakta olduğu bu günlerde halktan temsil yetkisini alan Meclis ve hükümetin statüko peşinde koşan bürokrasiye iktidarını göstermesi, toplumun ana gövdesini oluşturan esnafa güven vermesi ve desteğini alması önemlidir. Eğer siyaset statükoya teslim olursa herkesten önce esnafın desteğini ve güvenini kaybeder. Bu durum iktidarı ve ilerisini kaybetmekten başka bir şey değildir.


26 Aralık 2002
Perşembe
 
DAVUT DURSUN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat| Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED