T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
'Deli saçması'

Dün, iki Almanya'nın birleşmesinin 11. yıldönümüydü. Almanya'nın Ankara büyükelçisi Rudolf Schmidt, elçilik bahçesinde verdiği dâvette yaptığı konuşmada, "Bu mutlu günü Türkiye'nin de aralarında bulunduğu müttefiklerimizin desteğine borçluyuz" dedi. Aynı gün, dünya basını, bir başka müttefikin önemli bir temsilcisinin, "Alman başbakanı, Irak konusunda farklı düşündüğü için bozulan Washington ile ilişkilerini düzeltmek istiyorsa, istifa etmelidir" sözlerine geniş yer verdi.

İlk bakışta 'deli saçması' tatsızlığında sözler bunlar... Almanya gibi bir ülkenin, halkından daha yeni destek bulan önemli bir politikacısının durduk yerde istifasını talep etmek ne zamandan beri bir başka ülkenin 'işi' sayılıyor?

Seçim kampanyası sırasında ABD'nin Irak'a saldırı planlarına karşı çıkan Alman başbakanı Gerhard Schröder, Washington'da ipleri ellerinde tutan 'şahinler' ile ters düştü. Uluslararası ilişkilerde şık kaçmayan istifa çağrısını seslendiren kişi, Washington'daki 'şahinler' grubunun liderlerinden Richard Perle... Yalnızca 'Pentagon danışmanı' sıfatı taşımasına rağmen, Perle, Başkan Bush'un dış politikasını yönlendiriyor... Schröder'e "İstifa et" çağrısının ondan gelmesi anlamlı.

Richard Perle'nin Irak konusunda öne çıkması, herkesin gün saydığı ABD saldırısı sonrasında Irak'ta oluşturulacak 'yeni düzene' ışık tutabiliyor. Saddam sonrası Irak'ta yönetimi ellerine alma umuduyla dünyanın çeşitli yerlerinde toplanan Iraklı muhalifler, ABD'nin Irak saldırısıyla Perle'nin planı hayata geçirilirse, avuçlarını yalamak zorunda kalacaklar... Çünkü Perle ve ekibi, Hâşimi Hanedanı'nı Irak'a yeniden hâkim hale getirmeyi planlıyor...

Irak, Birinci Dünya Savaşı ve Arap isyanı sonrasında, Hâşimi Hanedanı yönetimine bırakılmıştı. 1956'da meydana gelen askeri darbeye kadar, Irak'ı, Şerif Hüseyin'in soyundan gelenler yönetti. Baasçı subayların gerçekleştirdiği darbede hayatını kaybeden Kral Faysal, Ürdün'ün bugünkü kralı Abdullah'ın büyük amcası oluyor. Perle ve ekibi, yıllar sonra, Bağdat'ta, yeni bir Hâşimi kral görmek istiyorlar. Seçtikleri kişi de, ağabeyi Kral Hüseyin'in ölümü üzerine Ürdün tahtına oturması beklendiği halde son dakikada yerini yeğeni Abdullah'a kaptıran Prens Hasan... Prens Hasan, önceki hafta Londra'da yapılan Irak muhalefeti toplantısının, organizatör durumundaki Richard Perle tarafından dâvet edilmiş sürpriz konuğuydu.

Pek bilinmeyen bir ayrıntı şu: ABD savunma bakanlığında 'danışman' olan Perle, aynı bakanlığın '3 numaralı' koltuğunda oturan Doug Feith ile birlikte, yıllar önce, Ortadoğu'yu yeniden dizayn etmeyi hedefleyen bir rapor kaleme almıştı. 11 Eylül uğursuz saldırılarının sağladığı bahaneyle Bush tarafından canlandırılan 'Ortadoğu planı' o raporda ileri sürülen öngörülerdir.

Meydana gelen son gelişmelerin 'altın değeri' kazandırdığı Perle-Feith imzalı rapora göre, 'Yeni Ortadoğu Düzeni' çabalarına katkıda bulunabilecek ülkelerin başında Türkiye geliyor. Raporun şu satırları göz açıcı: "Suriye'yi zayıflatma, kuşatma ve geriye itmede Türkiye ve Ürdün'ün sağlayacağı işbirliğiyle, İsrail, etrafındaki stratejik çevreyi biçimlendirebilir. Bu çaba, İsrail'in de stratejik amacı olduğu üzere, öncelikle, Irak'ta Saddam Hüseyin'i iktidardan etme üzerinde yoğunlaşmalıdır; Suriye'nin bölgesel iştahı da bu yolla boşa çıkartılabilir."

Şu sıralarda ABD adına dünyayı fethe çıkan Perle-Feith ikilisinin girişimiyle kaleme alınan raporun en ilginç özelliği, 1996 yılında, İsrail'de başbakanlığa soyunan Benjamin Neanyahu için hazırlanmış olmasıdır. Netanyahu için yazdığı raporun ABD'nin gücüyle hayata geçirilmesi, 'karanlıklar prensi' lâkaplı Richard Perle'nin zekâsının eseri. Perle-Feith ikilisi, imzalarını verdikleri raporda, "Irak'ın geleceği Ortadoğu'nun stratejik dengesini müthiş etkileyeceğinden, Irak'ı yeniden biçimlendirme çabalarında Haşimi Hanedanı'na İsrail'in destek çıkması gerekir" de diyor...

Savunduğu görüş ilk bakışta 'deli saçması' gibi görünse de, Ortadoğu'ya getirilmek istenen yeni düzenin ipuçları bu rapordan alınabiliyor. Alman halkının desteğiyle yeniden başbakanlığa seçilen bir politikacıyı, "ABD ile Almanya'nın ilişkileri onun başta bulunduğu ortamda düzelemez" deyip istifaya davet cür'eti sizce akıllı işi mi?

Esas merak ettiğim şu: Nasıl bir oyunun parçası olduğunu Türkiye görebiliyor mu?


4 Ekim 2002
Cuma
 
FEHMİ KORU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED