|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Seçime endekslenmiş gündem, dünyanın 3 Kasım'dan ibaret olmadığı gerçeğini herkese unutturuyor. Oysa sadece dünya değil, Türkiye de 3 Kasım'dan ibaret değildir. Herkesin, seçimden sonra hayal kırıklığı yaşamamak için bu gerçekle yüzleşmesinde de büyük fayda vardır. Ne Irak müdahalesiyle etrafımızı kuşatmak üzere olan ateş çemberinden, ne de zaten kuşatması altında bulunduğumuz krizden kurtulmak için 30 gün uyuyup uyanmamız yetmeyecek. Böyle bir takvim mümkün ve gerçekçi görünmüyor. Mümkün görünen aksine, iki kuşatmanın da genişleyerek devam etmesi ihtimalidir. Bunu hesaba katmaksızın ne para politikalarını, ne büyüme hedeflerini, ne dış ticaret dengesini, ne de üretim sorununu aşma yolunda bırakın yeni politikalar uygulamak, bunlara ilişkin hedefler belirlemek bile mümkün değildir. Bütün partilerin iyi niyetleri ve onarım programları; savaş ihtimaline, yani Irak'a Müdahale Partisi'nin herşeyi yerle bir etme ihtimaline karşı çaresizdir. Başkanı Bush olan ve tüm dünyada siyaset yapabilen bu partinin gücü, her analizde tartışmasız bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Körfez Krizi'nde sınanan bu güç, geride kendisinden korkulmayı haklı çıkartacak hacimde kalıcı tahribat bırakmıştır. İşte bu nedenle, içeride ne yapılırsa yapılsın Irak cenahından esecek rüzgarın bunları yerle bir etmesi işten bile değildir. Rüzgar da esiyor... Amerika'nın iştahlı, hukuk ve kural tanımaz "yayılmacı diplomasisi" Afganistan ve Filistin'deki yapıları yeni dünya düzeni lehine ciroladıktan sonra, Irak üzerinden Ortadoğu'yu ve bu bölgenin tesir alanının tamamını destabilize etmeye hazırlanıyor. Hem ABD ve hem de kaçınılmaz bir şekilde İsrail adına yeni düzenleme süreci için düğmeye basılmış, müdahale için geri sayım başlamıştır. Bunun ilk sonucu, "Irak'ın toprak bütünlüğü" fantezisinin artık tatsız ve anlamsız hale geleceğidir. Sonrası ise, kestirilemeyen bir dizi yeni fantezi –ya da kabus- ile toprak planının sökün etmesi demektir. Mesela kimse, müdahalenin bir Kürt Devleti sonucu doğurmadan tamamlanabileceğine ihtimal vermiyor. Çünkü, bölgede şu anda tek rasyonel statü Barzani ve Talabani'nin paylaştığı korsan Kürt Devleti'dir. ABD operasyonunun bu korsan devlete hiç olmazsa yarı-devlet pozisyonu, yani federatif türde yapı içinde bir rol veya onyıllar sürecek olsa da tartışmalı bir devlet statüsü bahşetmemesi düşünülemez. Bu da Türkiye'nin aynı diplomatik kaos ve seçeneksizlikle boğuşması anlamına gelecektir. Zaten, 230 milyar Dolar'lık borç stokuyla ayakları bağlıyken, Afganistan'da olduğu gibi Irak konusunda da bağımsız bir politika sürdürebilme şansı bulunmayan Türkiye'nin önünde tek soruluk bir seçenek kalıyor. Bu soru da "fiyatı ne kadar?"dır. Daha birinci dakikada, hariciyenin ağzında sakız olan "Irak'ın toprak bütünlüğü politikası şartı"na paralel, müdahaleye destek karşılığı ödül avcılığına çıkılmış olması da bunu gösteriyor. Yeni hükümeti bekleyen cendere de bütün bunların özetinden ibarettir. Geride, bütünüyle IMF denetimi ve borç sarmalına bağlı bir ekonomi, karşıda da yine bu sarmalı büyütmekten daha mantıklı öneri sunamayan dramatik bir dış politika fırsatı! Bırakın tümden reddetmeyi, IMF ile hiç olmazsa bundan sonra yapılacak anlaşmaları seçmene vaadedilen üretim ve büyüme hedefleri lehine revize edebilmenin bile olağanüstü beceri isteyeceği besbellidir. Türkiye'yi yönetmek sadece bir enkaz devralınacağı için değil aynı zamanda içinde bulunduğumuz bölgenin topyekün ekonomik ve politik enkazlaşma riski taşıması nedeniyle de güç olacaktır. Şu halde, bütün partilerin seçim beyannamelerinin yanında, ayrıntıları tasarlanmış bir kriz programı hazırlamaları da gerekmektedir. Körfez Krizi'nin pahalı tecrübesi ve 11 Eylül sonrasında ABD'nin deşifre olan politik koordinatları, böyle bir planın hazırlanmasını en azından mümkün kılmakta ve kolaylaştırmaktadır. Müdahale takvimi tıkır tıkır işlerken bu plan zaruridir zira, ülkeyi yönetmeye talip bütün partilerin ortak rakibi Irak'a Müdahale Partisi'dir. Bu partinin yaratacağı enkazı kaldırmak, 3,5 yıllık koalisyonun kırıp döktüklerini toplamaktan daha fazla enerji isteyecektir.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |