T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Adalet mülkün temeli

Geçenlerde, Star'da Saygı Öztürk'ün sütununda bir haber çıktı: "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na AK Parti'nin kapatılması konusunda dava açılmasına temel oluşturacak belgeler gönderiliyor. Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya çıkan kasetleri, AK Parti'nin kuruluşundan önce yapıldığı için, AK Parti'yi bağlamıyor. Ama Erdoğan'ın bu kasetlerinin, parti örgütünde propaganda kaseti olarak kullanıldığının parti yetkilileri tarafından belirtilmesi, bu kasetteki sözlere, AK Partililer'in sahip çıkması, kuşkusuz ilgili makamların dikkatinden kaçmıyor. Belki bu yüzden Cumhuriyet Başsavcıları kendilerine ulaşan AK Parti ile ilgili belgeleri, Sabih Kanadoğlu'na gönderiyorlar." (30 Eylül 2002 Star Gazetesi)

Malûm kafa

Doğrusu yukarıdaki satırları okuyunca hayretimden dona kaldım.

Demek malûm kafa, Tayyip Erdoğan'ı seçime sokmamakla yetinmiyor, bir uzlaşma zemini yaratan AK Parti'yi kapatma niyetini de taşıyor.

Saygı Öztürk'ün daha sonra gelen satırları bu niyeti iyice belli ediyor: "Ankara DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel'in imzasını taşıyan yazı ve ekleri, Başsavcı Cevdet Volkan'ın üst yazısıyla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'na 29 Temmuz 2002 tarihinde gönderildi. Yazının girişindeki "Türkiye'nin laik düzeni aleyhinde gizli ittifak oluşturmak suçundan sanıklar... Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Tayyip Erdoğan ve arkadaşları hakkında yapılmakta olan soruşturma..." cümlesi hayli çarpıcı. Gelişmeler AKP için hiç iyi değil."

* * *

Gene Saygı Öztürk'ün sutunundan bir başka gelişmeyi daha öğreniyoruz: Öztürk'ün yazdığı habere göre, Ankara DGM Savcısı Nuh Mete Yüksel, Mülkiye Başmüfettişi Candan Eren'i bilirkişi tayin ederek, kendisinin yürüttüğü soruşturmalara ışık tutmasını istemiş. Herhalde, laik cumhuriyeti yıkmak üzere örgütlenen Tayyip Erdoğan'ın para kaynaklarını(!), bu şekilde ele geçirmeye çalışıyor.

Candan Eren kim?

Hukukun siyasallaştığı bir noktada, koca devlet çatırdamağa başlıyor. Çünkü, adalet mülkün (devletin) temeli.

Acaba, bunu görmüyorlar mı?

ANAP'lı İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, Tayyip Erdoğan dönemini incelesin diye, 17 Ocak 2001 tarihinde Mülkiye Başmüfettişi Mehmet Günaydın'ı görevlendirmişti. Mehmet Günaydın, Maliye Başmüfettişi İbrahim Saydam ve Sanayi Bakanlığı Müfettişi Doğan Atamer ile birlikte 5.5 ay müddetle, iddiaları araştırdı. 1997-2000 yılları arasında görev yapan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait tüm birimleri, İSKİ, İETT ve iştiraki bulunan 19 şirketi tetkik etti. 26.6.2001 tarihini taşıyan raporda, bir yolsuzluk/usülsuzluk yapılmamıştır sonucuna varıldı. Ayrıca Belediye'nin ağaç kampanyalarıyla ilgili iddiaları da, Mülkiye Başmüfettişi Alpaslan Işık inceledi. 15.12.2000 tarihli raporunda, suçlamaları dayanaksız bulduğunu açıkladı.

* * *

Tantan gitti, yerine, Rüştü Kâzım Yücelen geldi. Aynı konuda bir daha araştırma talimatı verildi, bir başka Mülkiye Başmüfettişi (Candan Eren) görevlendirildi. Candan Eren, Mehmet Günaydın'ın, İbrahim Saydam'ın, Doğan Atamer'in, Alpaslan Işık'ın tam aksi sonuçlara vardı: Tayyip Erdoğan'ın çok sayıda yolsuzluğa bulaştığı, cihad için, 1 milyar dolar toplamak amacıyla, Belediye içinde teşkilât kurulduğu iddialarını ortaya attı.

Şimdi, Nuh Mete Yüksel, bu kişiyi bilirkişi tayin ediyor.

O tarihte (30 Temmuz 2001) Candan Eren'in raporuna dayanarak Milliyet'te çıkan haberi hatırlatalım: "Şeriatın sinsi planı. İstanbul Belediyesi'ne ait paralar geleceğin başbakanını hazırlayıp cihad hazırlığı yapmak üzere Albayraklar'a aktarıldı. Albayrak şirketini inceleyen Mülkiye Müfettişlerinin DGM'ye gönderdiği raporlar, akıl almaz bağlantıları gözler önüne serdi. Buna göre, Tayyip Erdoğan ile belediye başkanlığı döneminde çok sıkı ilişkiler içinde olan Albayraklar'ın şu an elinde tuttuğu para 1 milyar dolar."

Daha sonra Danıştay'ın 2'inci Dairesi'nin kararı, "1997-2000 yılları arasında gerçekleşen 10 bin 275 adet ihaleden sadece 53'ünün Albayrak şirketine, ihale mevzuatına uygun olarak verildiğini, Albayrak isimli şirkete haksız ve usulsüz para aktarıldığının tesbit edilemediğini" ortaya koydu.

4 milyar dolar yatırım

Tayyip Erdoğan, Belediye'yi 2 milyar dolar borçla devraldıklarını, bu borcun 1 milyar dolarını ödediklerini ve tamamen kendi kaynaklarından olmak üzere, 4 milyar dolar yatırım yaptıklarını söylüyor..

Eğer Tayyip Erdoğan'ın, Belediye kaynaklarından 4 milyar dolar yatırım yapmasına ve eskiden kalan 1 milyar dolarlık borcu ödemesine rağmen, halâ yolsuzluğa bulaştığı iddia ediliyorsa, çok daha az yatırım yapan ve halefine 2 milyar dolarlık bir borç yükü bırakan CHP'li Belediyenin, mantıken, daha kapsamlı bir yolsuzluğa karışmış olması gerekmez mi?

Tayyip Erdoğan bu 4 milyar dolarlık yatırımdan Albayraklar'a 100 milyon dolar isabet ettiğini söylüyor. (Tam rakam, Ali Müfit Gürtuna dönemi de dahil 140 milyon dolardır.)

Ne biçim adalet

Bu ne biçim hukuk? Bir müfettişin dediğine diğeri ters düşüyor.

Danıştay 2'inci Dairesi'nin (11 Aralık 2001 gün ve 2001/2984 sayılı) kararı yok hükmünde farz ediliyor.

Bizzat Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu kendi verdiği kararı ortadan kaldırıyor.

Meselâ Akbil davası, evvelce Sarıyer'de açılmış ve Tayyip Erdoğan ile Ali Müfit Gürtuna'nın zimmet, irtikâp, dolandırıcılık suçunu işledikleri belirtilmişti. Mesele Danıştay'a intikal edince, 2'inci Daire, İçişleri Bakanı'nın verdiği soruşturma iznini 27.8.2001 gün ve 2001/2122 sayılı kararı ile bozmuştu. Akbil'e ilişkin iddiaların ancak görevi ihmal kapsamına girebileceğini bu suçun cezasının da ertelendiğini belirtmişti. Danıştay'ın 27.8.2001 tarihli kararını, Yargıtay Başsavcısı Kanadoğlu onaylayarak, erteleme kararına uymuştu.

* * *

Sonra köprülerin altından kimbilir ne sular aktı ki, Kanadoğlu 13 Mart 2002 tarihinde, Tayyip Erdoğan ve Ali Müfit Gürtuna aleyhine, Akbil'i de kapsayacak şekilde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na irtikâp, ihaleye fesat, zimmet gibi iddialarla başvurdu.

Yüz kızartan röportaj

Böyle sansasyonel haberler çıktıkça, gazeteciler de bilerek ya da bilmeyerek, haberlerin kurbanı oluyor.

Ruhat Mengi'nin 20 Eylül 2001'de, Sabah gazetesinde, İstanbul Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna ile yaptığı röportaj tam bir ibret vesikası.

Ruhat Mengi: Albayraklar Belediye'den 300 civarında ihale almış.

Gürtuna: Albayraklar'ın aldığı işler daha ziyade personel taşıması ile ilgili. Askeri dönemde (1980) başlamışlar. Dalan, Sözen, Erdoğan döneminde devam etmişler.

Ruhat Mengi: O zaman, sizin döneminizde de otomatik olarak onlara mı geçiyor? Bir kişinin 300 ihale birden alması normal mi?

Gürtuna: Böyle bir rakam yok. Bizden aldığı 5-6 ihaledir.

Ruhat Mengi: Ekmek dağıtımı, personel aracı kiralanması, İSKİ'nin su sayaçları, Metro elektrifikasyonu, 3000 civarında bilboard kiralanması. Daha birçok işin onların elinde olduğu açıklandı.

Gürtuna: Bir kısmı eskidir onların. Bir kısmı hiç yok. Ekmek taşıma işini ihale ile aldılar, 4 yıl önceki fiyatla taşıyorlar. Ekmeği 75 bin liradan satıyoruz. Birilerine şişirme iş yaptırmış olsaydık bu kadar ucuza satamazdık.

Ruhat Mengi: Albayraklar, 2 milyon ekmeğin her birinden 5 bin lira komisyon alıyormuş.

Gürtuna: O ifade yanlış. Burası devlet dairesi. Yüzlerce müfettiş denetliyor. Sayıştay denetçileri hep bizi tebrik etti.

Ruhat Mengi: Albayraklar kaç sektörü birden ele geçirmiş Belediye'de?

Gürtuna: Hayır, sadece taşıma sektöründe iddia sahibi onlar.

Yüzünüz kızaracak

Başmüfettiş Candan Eren'in iddialarına dayanarak Ruhat Mengi'nin yaptığı sorgulama, kendisini mahçup duruma düşürüyor. Zira hiçbir ciddi dayanak yok.

Ama siz tutup da bu yalanları, üstelik "1 milyar dolarlık cihad" palavrasıyla, ciddi hukuk kurumlarına taşırsanız, bu milletin fertleri ve Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşları olarak hepimizin yüzü kızarır.

Adalet mülkün temeliyse, değerli hâkimlerin bu sözün gereğini yerine getirmeleri lâzım.


4 Ekim 2002
Cuma
 
NAZLI ILICAK


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED