|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Irak'a saldırı hazırlıklarını, Kuzey Irak'ı nelerin beklediğini, Afganistan'a yönelik müdahalenin asıl gerekçelerini, Filistin'i yeniden yapılandırma planının ne olduğunu, Ortadoğu'dan Güneydoğu Asya'ya uzanan kuşak üzerindeki enerji projelerini, "küresel terör harekatı"nın aslında neleri gizlediğini, "şer ekseni" listesini ve bu listeye bundan sonra hangi ülkelerin ekleneceğini, Guantanamo esir kampının dünyaya neleri gösterdiğini, Mezar-ı Şerif'te binlerce esirin kitleler halinde kurşuna dizilip toplu mezarlara gömülesiyle insanlığın hangi değerlerini kaybettiğini, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nden muaf tutularak soykırım yapma yetkisi tanınan ABD'nin yürüttüğü küresel istila savaşını ve bu savaşın Ortadoğu-Orta Asya ve Güneydoğu Asya cephelerinde nelerin yaşandığını anlamak için Bush-Cheney yönetiminin 17 Eylül'de yayınladığı "Ulusal Güvenlik Stratejisi"ne göz atmak yeterli. ABD'nin İngiltere ve İsrail'le yürüttüğü yeni sömürge harekatının temel esaslarını ortaya koyan yeni strateji, uluslararası hukuku, uluslararası kurumları ve yerleşik teamülleri çöpe atarak yepyeni bir "uluslararası mafya düzeni"nin kuruluşunun ilanından başka bir şey değil. Hitler'in bile cesaret edemediği ölçüde bir gözü dönmüşlük örneği olan yeni strateji, Amerika'ya, istediği ülkeyi istediği zaman bombalama, işgal etme, istediği rejimi yıkıp istediği rejimi kurma, ülkeleri parçalama, yeni devletler kurma, istediği silahı kullanma ve istediği kadar insan öldürme hakkı tanıyor. "Öngörülebilir tehdidin ortadan kaldırılması" formülü, bugün ABD'ye muhalif olan, ABD çıkarlarını değil kendi çıkarlarını savunan, kaynaklarını yağmalatmayan, ABD denetimine girmeyi reddeden, İsrail'i sevmeyen, sömürge olmayı kabul etmeyen veya gelecekte bunları yapma ihtimali olan her ülkeye karşı askeri güç kullanılmasını öngörüyor. "Amerika için tehdit olan veya olma potansiyeli taşıyan ülke", "korsan devlet", "terörist devlet" nitelemeleri ile, "ABD-İngiltere-İsrail üçlüsü"nün askeri ve ekonomik zorbalığına karşı olan her ülke, devlet veya toplum saldırıya maruz kalacak. "Şer ekseni" ilan edilen ülkeler şimdilik öncelikli hedef. Süreç ilerledikçe listeye başka ülkelerin de katılacağını göreceğiz. Bunlar olurken uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletler kararlarının veya hedef alınacak ülkelerin rejimlerinin niteliğinin hiçbir önemi olmayacak. Yeni stratejinin deneme alanları
Latin Amerika, Orta Afrika, Ortadoğu, Orta Asya ve Güneydoğu Asya'nın petrol ve doğal gaz kaynakları, bu kaynakları pazarlara ulaştıracak koridorlar, ABD'nin askeri gücünün yerleştirileceği bölgeler ve stratejik su yolları göz önüne alınarak hazırlanan yeni strateji, ABD hegemonyasının önündeki bütün engelleri ortadan kaldırmayı hedefliyor. 11 Eylül saldırılarından önce stratejinin ilk örneği Afganistan'da kendini gösterdi. Hazar çevresi-Orta Asya ve Güney Asya'yı kapsayan bu 'Cephe'de Afganistan harekatı sadece bir başlangıç. Bölgede etnik çatışmaların, sınır tartışmalarının ve kaynak savaşlarının çok daha büyük bunalımlara yol açacağını göreceğiz. Yeni stratejinin ikinci örneği Filistin'de uygulanıyor. "Filistin'i yeniden yapılandırma planı" Yaser Arafat'ı, Hamas ve İslami Cihad gibi İslamcı güçleri ve Filistinli direnişçi güçleri tasfiye ederek, ABD ve İsrail'e tabi yeni bir Filistin yönetimi kurmayı amaçlıyor. ABD-İsrail ve Ürdün'ün birlikte yürüttüğü proje çerçevesinde kurulan komite, Filistin için yeni liderler belirliyor. Buna göre, artık bağımsız Filistin Devleti'nden söz edilmeyecek. Filistinliler'in geleceği, tıpkı Kürtler gibi, Irak'ın parçalanmasıyla şekillenecek. Yeni Güvenlik Stratejisi'nin bir unsuru olarak "rejim değişikliği" politikasının en açık örneğini Irak'ta göreceğiz. Amerika-İngiltere ve İsrail'in Irak'a yönelik savaş kampanyasının hukuki gerekçesi yok. Tek argüman rejim değişikliği. Bu gerekçe uluslararası hukuka göre meşru değil ancak ABD'nin yeni güvenlik stratejisine uygun. ABD, Güvenlik Konseyi onay versin ya da vermesin Irak harekatını gerçekleştirecek. Böylece hem İran ve Suriye'yi kuşatacak hem de geleceğin enerji kavşakları olan Kızıldeniz, Doğu Akdeniz ve Basra Körfezi'ndeki denetimini sağlamlaştıracak. Ürdün ve Irak'ta Haşimi monarşisi
Harekat sonrası Ortadoğu'da geleneksel güç dengelerinin büyük sarsıntı geçireceği, bir çok bölgede haritaların değişeceği düşünülüyor. Senaryolara göre Irak üçe bölünecek. Kuzey'de kurulacak Kürt Devleti'nin Türkiye İran ve Suriye'deki Kürtler'i harekete geçirmeyeceğine dair bu ülkelere güvence verilecek. Şiiler'in bulunduğu Güney Irak Kuveyt'le birleştirilecek. Sünniler'in yaşadığı Orta Irak ise Ürdün'le birleştirilip Amman merkezli yeni bir Haşimi Krallığı kurulacak. Bu fikrin mimarları ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney ile Savunma Bakan Yardımcısı Poul Wolfowitz. Cheney ve Wolfowitz, yeni Haşimi Krallığı ile Suudi Arabistan'ı dengelemeyi planlıyor. İsrail'in ve Ürdün'ün de içinde oldu bu plan, İsrail'i Filistin probleminden kurtarmayı amaçlıyor. ABD ve İngiltere hem Kuzey'deki petrol alanlarını sıkı denetim altına alacak hem de Kuveyt'le birleştirilecek Güney'e tam anlamıyla yerleşecek. ABD'nin bölgedeki askeri müdahaleleri için ana üs olarak kullanılacak olan Kuzey Irak'ın, Türkiye, İran ve Suriye'yi derinden etkileyeceği ve uzun yıllar sürecek ciddi bir kriz bölgesi olacağı belirtiliyor. Irak harekatı yeni Ortadoğu'nun temellerini atacak.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |