T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

K Ü L T Ü R
Camdan biblolar
kırılgan hayatlar

Tennessee Williams'ın öz yaşamıyla en yakın bağlantılı oyunu, aileden kopuşun öyküsünü anlatan 'Sırça Kümes' Kent Tiyatroları'nda 6 Kasım'da sahnede.

Devlet ve Şehir Tiyatroları'nın ardından özel tiyatrolar da birer birer perdelerini açmaya başladı. Kadim Kenter Tiyatrosu, onlardan biri. Türk tiyatrosunun vazgeçilmezleri, bir dönem 'Uğurlugiller' olarak evlerimize konuk ettiğimiz 'Kenter'ler, merhum Şükran Güngör'ün taze acısıyla, hayatın içinden mesajlar vermeye devam ediyor. Sırça Kümes, Hep Aşk Vardı, Çözüm, Huysuz İhtiyar ve Kuvayı Milliye, Kent Oyuncuları'nın bu sezon sahneleyeceği oyunlar. Galası geçtiğimiz hafta yapılan 'Sırça Kümes' Radyo Tiyatrosu geçmişi de bulunan duayen bir eser.

Oyunu Can Yücel'le birlikte Türkçe'ye çeviren, sahneye taşıyan ve "anne Amanda'yı oynayan Yıldız Kenter, Sırça Kümes'te kaybolmuş bir dünyaya sancılı, çaresiz ve hüzünle tebessüm ettiren bir bakışın görüldüğünü belirtiyor. Oyunda, bir çabanın da görünür olduğunu anlatan Kenter, şunları söylüyor: "Ve yaşam karmaşası içindeki anlamı, güzelliği keşfetme, yakalayabilme çabası! Ama sonra çaresizliğin kaçışı... Gitmek, uzaklara gitmek... Hep hareket halinde olmak!"

Dokununca kırılan bir hayat

Oyundaki baş karakter Tom, ayakkabı fabrikasında çalışan fakat işinden hoşnutsuzluk duyan, şair olmayı düşleyen biridir. Ayrıca sakat bir kız kardeş ve geçmişinde yaşadığı şaşaalı yaşantının özlemini taşıyan ama her anne gibi çocuklarının üzerine fazlaca düşen bir anneye sahiptir.

Sakat olan kız kardeşi Laura, anti-sosyal bir kişiliktir, ayağındaki aksaklık nedeniyle duyduğu utanç onu içinden çıkılmaz bir komplekse itmiş ve içine kapanık bir ruh haline büründürmüştür. Anne Amanda kızının bu durumuna çok üzülmekte ve evlenmesi için yoğun çaba sarfetmektedir. Sürekli olarak gençliğinde yaşadıklarını anlatmakta ve ona zarar verdiğinin farkına varmamaktadır. Laura ise, annesinin çabalarını boşa çıkarmakta, tüm vaktini evde cam hayvan biblolarından oluşan bir sırça kümesle geçirmektedir. Tom'un eve Laura ile tanışması için bir arkadaşını getirmesi, anneye yıllardır özlemini duyduğu mutluluğu yaşatır ve evde hummalı bir hazırlık başlar. Ama olaylar beklendiği gibi gelişmez.

Tiyatronun kokusu yeter

Kenter Tiyatrosu'nun nostaljik atmosferinde, tarih kokusu ve yoğun kahverengi, geçmişi anımsatan bir dekor oyunun ruhunu en iyi şekilde ortaya koymaya yardımcı oluyor.

Özenli ve döneminin özelliğini en iyi şekilde yansıtan kostümlerle, çoğu zaman insanın kendine pay çıkarıp düşüneceği, bazen de hayatın ironik acılarıyla gülümseyeceği bir seyir Sırça Kümes. Yıldız Kenter de, hareketliliği, zaman zaman saldırganlaşan hırçın rolüyle dikkati diri tutuyor ve izleyenin oyun içine dalıp gitmesini sağlıyor.

Sahnede acılanmak!

Tennessee Williams'ın eserinden Türkçe'ye çevrilen Sırça Kümes, 6 Kasım'da herkes için sahneye çıkıyor. Dekor tasarımını Yıldız İpekoğlu'nun, kostüm realizasyonunu Çolpan İlhan'ın yaptığı oyunda Yıldız Kenter, Hakan Gerçek, Güneş Berberoğlu ve Engin Hepiler rol alıyor. Eşi Şükran Güngör'ü geçtiğimiz ay kaybeden Yıldız Kenter, acısını, gündelik hayatta küçük tortularla biriken acının resmedildiği bu oyunla, sahnede de yaşıyor.

 
Emir Kustirica 8 süper öyküyle 'filmekimi'nde 18 Ekim'de Beyoğlu Emek Sineması'nda başlayan ve 24 Ekim'e dek sürecek olan İKSV Sonbahar Film Haftası kapsamında Emir Kustirica'dan Süper 8 Öyküler adlı film gösterilecek. Kısaca "filmekimi" diye adlandırılan etkinlikte yirmiyi aşkın film gösterilecek. 2001 Şikago En İyi Belgesel Ödülü alan film yarın saat 21:30'da ve 23 Ekim Çarşamba günü saat 10:30'da gösterilecek. Film kendine özgü bir diyarı, yani Balkanlar'ın aşırı heyecanlı, çılgın, dramatik dünyasını tanımlayan bir müzik türü üzerine bir belgesel. Kusturica, 1986'da gitarist olarak katıldığı 'No Smoking' grubunun 1999 turneleri ile altıncı albümlerinin hazırlık çalışmalarını merkez alıyor. Bütün rock belgeselleri gibi canlı performanslardan klipler ve arşiv görüntüleri ve elbette sahne arkası kargaşası burada da mevcut.
79 SANATÇI BU SERGİDE
Çağa Resim Koleksiyonu, kapsamlı bir sergi ve kitapla ilk kez sanat severlerle buluşuyor. Sergide, koleksiyonda yer alan 1914 Kuşağı, Erken Cumhuriyet Dönemi ve 1950 sonrasına ait, aralarında Nazmi Ziya Güran, Hikmet Onat, Feyhaman Duran, Şefik Bursalı, Zeki Kocamemi, Naci Kalmukoğlu, Hamit Görele, Sabri Berkel, Mehmet Cuda ve Fahrelnissa Zeyd'in de bulunduğu 79 ressamın 300 tablosu yer alıyor. Sergi 9 Kasım'a kadar İstanbul Güncel Sanat Müzesi'nde gezilebilecek.
20 Ekim 2002
Pazar
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED