|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Batı dillerinden Türkçe'ye ilk Mantık kitabının yaklaşık birbuçuk asır önce, 1277/1860'da çevrilip İstanbul'da neşredildiği kabul edilir ki bu eserin 1872'de ikinci baskısı da yapılmıştır. Miftah'ul-Fünûn adıyla neşredilen bu kitabın İtalyan âlim P. Gallupi'ye ait olduğu muhakkak olmakla birlikte kitabın üzerinde adı yazmadığından mütercimi meçhûldür. Gerçi 1928'de, yani kitabın ilk yayım tarihinden yarım asrı aşkın bir müddet geçtikten sonra Mehmed Ali Aynî tarafından mütercimin Çamiş Ohannes adında bir Ermeni olduğu kayda geçmişse de bu bilginin kaynağı doğrulanamadığından bazı araştırmacılar Miftah'ul-Fünûn mütercimini 'meçhûl' olmakla tavsife devam etmişlerdir. Meselâ Necati Öner "Tanzimat'tan Sonra Türkiye'de İlim ve Mantık Anlayışı" (Ankara, 1967) adlı eserinde şöyle der: - "Mehmed Ali Aynî 'Türk Mantıkçıları'nda eserin mütercimi olarak Ohannes ismini zikrediyor. M. Ali Aynî bu adı nereden tesbit ettiğini bildirmediği ve eserin her iki baskısında da bu ada tesadüf edilmediği için biz bu ismi kullanmayıp herhangibir yanlışlığa meydan vermemek amacıyla yalnız 'mütercim' tabirini kullanmayı uygun bulduk." (s. 51) Nitekim Öner, Kaynakçasında Gallupi'nin kitabını zikrederken orada da 'mütercimi meçhul' kaydını düşmüştür. İsmail Kara'nın geçen yıl yayımlanan "Bir Felsefe Dili Kurmak" adlı eserinde de -yeni bir bilgiye tesadüf edilmemiş olduğundan olsa gerek- Gallupi_nin çevirisisiyle ilgili olarak şöyle deniyor: - İtalyan Mantıkçısı P. Gallupi'nin Türkçe'ye Miftah'ul-Fünûn adıyla tercüme edilen ve 1277 (1860)'de İstanbul'da basılan fakat mütercimi kesin olarak bilinmeyen kitabı herhalde tercüme-telif-uyarlama ilk modern mantık kitabı olmalıdır. (s. 24-25) Acaba niçin? Evet, niçin Türkçe'ye çevrilmeye lâyık görülüp devlet eliyle neşredilen bir Mantık kitabının mütercimi adını gizlemek zorunda kalmış, iki baskı yapmış olan çevirisinde adı zikredilmemiş olarak kalmıştır? Daha da ilginç olanı, bugüne değin bu sahanın alâkadarlarınca ne Gallupi'nin hal tercemesi ve eserleri hakkında bir izahat verilmiş, ne de Çamiş Ohannes'in.... Mehmed Ali Aynî Beyin verdiği bu bilgi notuna itimad edilmesi halinde Ohannes'in kim olduğu, niçin İtalyanca'dan (da âdet olduğu üzre Fransızca'dan değil) bir Mantık kitabını çevirdiği ya da kendisine böyle bir görevin verildiği tedkike muhtaç mesâilden ma'dud olmaz mı? Elbette olur. Fakat kim bu işlerle uğraşacak? Kitabın girişinde Tanzimat devrinin ulemasından hatırı sayılır kişilerin onca takrizinin yer almasına karşın hem Gallupi'nin ve hem de müterciminin bugüne değin -hiç değilse standart biyografik ma'lumat sadedinde- hakkettikleri ilgiyi görememiş olmaları gerçekten de calib-i dikkattir ve fikir tarihimizin artık alıştığımız ihmalkârlıklarındandır. Mehmed Ali Aynî Bey'in bu hususta bir değerlendirmesi var. İsterseniz şimdi bu değerlendirmeye bir bakalım: - "Çamiş Ohannes Efendi'nin Miftah'ul-Fünûn'undan da bahsedilmek lâzımdır. Avrupa lisanlarından ilk tercüme edilen Mantık kitabı budur ve cidden güzeldir. Kitabın başında o zamanın büyük âlimlerinin takrizleri vardır. Fakat garip şey, bu takrizlerin hepsi Arapça. Bundan başka hiçbirisi mütercimin ismini zikretmiyor. Bu takrizleri yazan hazretler (...) bir Ermeninin güzel bir mantık kitabı yazmasını galiba çekememişler." Böyle bir değerlendirmeyi hemen ciddiye alırsak hata etmiş oluruz. Bir düşünelim, "Bu takrizleri yazan zatlar" kimler? Hiç kuşkusuz ki kitabın önemini belirtip mütercimi bu teşebbüsünden dolayı tebrik edenler! O halde niçin mütercimi çekememiş olsunlar? Ermeni olduğu için mi?... Bu bir sebep olmaz, çünkü o takdirde oturup kitaba takriz yazmazlardı; üstelik çekememezlik içinde olsalardı, kitaba sadece mütercimin değil, kendi adlarını da yazmazlardı. - "Fakat garip şey, bu takrizlerin hepsi Arapça." Bu hiç doğru değil. Çünkü kitabın girişinde dokuz takriz var, üçü Türkçe, hem de manzûm bir sûrette. Hâsılı, sorun başka bir yerde!
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |