T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Sümercedeki Türkçe beddualar, hangileri?

Hani, "Bizim Takım" herhangi bir maçı kazandığı zaman "Tarihi yeniden yazdık" diye manşetler atarız ya..

Bu defa, takım makım veya maç falan yokken, tarihi yeniden yazmaya karar verdiğimiz anlaşılıyor..

100'üncü Yıl Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Veli Sevin, Hakkari'de arkeolojik kazı yapmış..

Ve bu kazıda, Milattan Önce 1200 yıllarına ait "Balbal" diye bilinen mezar taşları çıkmış..

Anadolu Ajansı haberine göre, bu "Balbal"lar, üzerlerinde Türk motifleri bulunan, Orta Asya Türk dünyasında sık rastlanan, Göktürk öncesine ait mezar taşlarıymış..

Kazıyı yapan Prof. Dr. Sevin de, şu değerlendirmeyi yapmış..

-Azeriler de, Nahcivan'da Kuman Türkleri'nin yaşadığını iddia ediyor.. Eğer Nahcivan kazılarında da, Milattan öncesine ait Türk yapıtlarına rastlanırsa, Sümerler'in dilindeki Türkçe kelimelerin varlık nedenini de, açıklayabiliriz..

Böyle demiş bilim adamı..

Bu haberi okuyunca çok rahatladım..

İlkokul'dan başlayarak aldığımız tarih derslerinin boşa gitmediğini anladım..

Tarih haritalarında, Orta Asya'dan çıkan oklar, Avrupa'ya, Bering Boğazı üzerinden Amerika'ya, Süveyş'ten Afrika'ya falan giderdi..

Yani aslında bütün insanlık, Orta Asya'dan göç eden Türkler'in torunlarıydı..

Sonra bazıları, "İşi bu kadar abartmayın" falan dediler..

Bilim adamları, ilk insanın Afrika'dan dünyaya yayıldığını kanıtladı..

Ve bizler de, Orta Asya Türkleri'nin, 7'nci ve 8'inci yüzyıldan başlayarak Anadolu istikametinde göç ettiğine inanır olduk.. İlk Türkmen göçlerinin ertesinde de, 1071'deki Malazgirt Zaferi ile, Anadolu'nun resmen Türk egemenliğine girdiğini kabullendik..

Demek "Hakkari Kazıları" ile başladığımız noktaya dönüyoruz.. Ve Nahcivan Kazıları'nda da benzer bulgulara rastlanırsa, Sümerler'in, Hittitler'in, Asurlular'ın falan, Türk dili ve kültüründen nasıl etkilendikleri konusuna yeniden gireceğiz..

Siz de merak ediyorsunuzdur..

Acaba Sümerler, Milattan 2-3 bin yıl önceki Türkler'in nesinden etkilenip, hangi kelimeleri dillerine almışlardı?

Acaba "Tele-vole", Türkçe'den Sümerce'ye geçip, sonra yeniden günümüz Türkçesine mi girdi?

Bu "Makul Çoğunluk", "İttifak", "Kartel", "Rejim Tehdidi", "Derin Devlet", "Hortumlamak" gibi kavramlar, acaba Türkçe mi, Sümerce mi?

Hititler, Kadeş Savaşı'nda (Galiba M.Ö. 1215) 2'nci Ramses'e yenilince, Hitit prensesi, savaş tazminatı olarak Ramses'e gelin gitmiş.. Anadolu kızı, Mısır'a dayanamayıp, kısa sürede ölmüş..

Şimdi Adigelerin dilinde hâlâ beddua olarak, "Kızın firavuna gelin gide" denilirmiş..

Acaba Sümerce'de de böyle beddualar var mıydı Türkçe'den gelen?..

Mesela şöyle..

-Adamın, Derviş'in iğvasına kanıp parti kura ve barajın altında kala!..

Veya..

-Banka sahibi ola, başı beladan kurtulamaya!..

Yahut

-Öyle bir kentte yaşaya ki, musluklardan su akmaya ve bulutlardan hep yağmur aka..

ŞAKA

Hata babasında..

Garanti Bankası'nın sahibi Ferit Şahenk'in serveti, Formula-1 yarışçısı Schumacher'den daha azmış..

Rahmetli Ayhan Şahenk sorumlu bence..

Banka kuracağına, İstanbul'da minibüs şoförü olsaymış..

Hem Schumacher'den daha hızlı giderdi, hem de oğluna ciddi bir servet bırakırdı..

İSTANBUL DENİZLERİ YETMEDİ

Bodrum denizleri de tehlikede

Sık sık "Bizim kuşak çok bahtsız" diye konuşulduğunu duyarız..

Aslında bu bir kuşaktan öteye kapsamlı bir bahtsızlık var ortada..

Hep İstanbul'un denizlerini, Boğaziçi'nin sularını düşünüyorum..

Milyonlarca yıl, tertemiz ve canlı kalmış bu sular..

Bizim yaşam dönemimizde kirlendiler..

Ben çocukluğumda Yeniköy'den atlardım suya, yüzerek karşıya, Kanlıca'ya geçerdim.. 6-7 saat sudan çıkmadığım olurdu Boğaz'da..

Şimdi denizi ancak Bodrum'da, Antalya'da, Marmaris'te bulabiliyorum..

İstanbul'un denizleri ölü, kirli, mikroplu..

Ve Bodrum'da, mesela Gündoğan Koyu'nda da bu denizleri öldürmeye karar vermiş doğa katillerinin olduğunu görüyorum..

Bir otel (Afrodit Oteli) bütün atıklarını olduğu gibi denize akıtıyor.. Civarında deniz kokmaya, bulanmaya başlamış..

Ve bu cinayeti "Turizm Teşviki" ile yapıyor..

Demek bundan sonraki kuşak da, Bodrum'da bile denizi bulamayacak..


8 Eylül 2002
Pazar
 
MEHMET BARLAS


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED