T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

D Ü N Y A
Irak'tan ilk hamle

Bağdat, BM denetçilerinin Irak'a girişini kayıtsız şartsız kabul etti. ABD bunu "taktik" olarak görürken İngiltere "Bekle gör" politikası uyguluyor. Çin, Rusya ve Ankara memnuniyetle karşıladı.

ABD Başkanı George Bush'un, Bağdat yönetiminin BM kararlarına uyması, aksi takdirde askeri harekat yapılacağı uyarısının ardından Irak, şaşırtıcı bir dönüş yaparak BM silah denetçilerinin koşulsuz olarak ülkeye dönmesine razı oldu. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan, Bağdat yönetiminin, BM silah denetçilerinin Irak'a girişini kayıtsız şartsız kabul ettiğini açıkladı. Annan, yaptığı açıklamada, "Irak yönetiminden, BM denetçilerinin kayıtsız şartsız dönmelerine ve çalışmalarına devam etmelerine izin verildiğini ifade eden bir mektup aldığımı doğrulayabilirim" dedi. Annan, Arap Birliği'nin, Irak'ın yanıtında kilit rol oynadığını söyledi ve Birlik'in Genel Sekreteri Amr Musa'ya, çabalarından dolayı teşekkür etti.

Muhtemel ABD askeri harekatı ile karşı karşıya kalan Irak'ın, 4 yıl sonra, Amerikan ajanları olarak nitelendirdiği denetçilere izin verdiğini belirten, Irak Dışişleri Bakanı Naci Sabri imzalı mektup, Güvenlik Konseyi tarafından değerlendirilecek.

Irak Başbakan Yardımcısı Tarık Aziz, BM silah denetçilerinin dönüşünü kabul ederek, ABD'nin savaş bahanesini ortadan kaldırdıklarını söyledi. Aziz, "Saldırı başlatmak için kullanılan bahaneler tamamen başarısızlığa uğratılmıştır" dedi.

Tarık Aziz, BM silah denetçilerinin ülkeye geri dönmesini kabul etmeleriyle konunun kapanmadığını da belirterek, "Amerikan politikalarının amacı Körfez petrolüdür" diye konuştu. Irak'ın silah denetimini kabul etmesinin ardından, BM Silah Denetim Komisyonu'nun (UNMOVIC) en kısa sürede Irak'a intikal etmeye hazır olduğu bildirildi.

ABD: Irak'ın uygulaması taktik

Irak'ın bu tutumunu "taktik hareketi" olarak niteleyen Beyaz Saray ise asıl konunun, denetçilerin geri dönüşü değil, Irak'ın toplu imha silahlarından arınması ve Irak rejiminin diğer BM Güvenlik Konseyi kararlarını uygulaması olduğunu belirtti. Beyaz Saray Sözcüsü Scott McClellan, yaptığı açıklamada, "Bu, Irak'ın uyguladığı bir taktiktir, fakat başarısız olacaklardır" dedi. İngiltere Başbakanı Tony Blair'n ofisinden yapılan açıklamada, Irak'ın silah denetçilerinin geri dönmesini kayıtsız şartsız kabul etmesi teklifi hakkında, "Tedbirli olmak gerekir" dedi.

Peres: ABD yine de vuracak

İsrail Dışişleri Bakanı Şimon Peres, Irak yönetiminin, BM silah denetçilerinin kayıtsız şartsız dönmelerine ve çalışmalarına devam etmelerine izin vermesine rağmen ABD'nin bu ülkeye müdahalede bulunacağını iddia etti. Peres, silah denetçilerinin Irak'a girmesinin kabul edilmesinin, Saddam Hüseyin'in uzun tarihi bir oyunu olabileceğini, Saddam hükümetinin gerçekte BM'nin birçok uygulamasını reddettiğini söyledi. Peres, ABD'-nin, Irak'ın kararına rağmen askeri bir operasyon hazırlığı içinde olduğunu bildirdi.

Çin, Rusya ve Ankara memnun

Irak'ın BM silah denetçilerini kayıtsız şartsız kabul etmesi Çin, Rusya, Ankara ve dünyanın çoğu ülkeleri tarafından memnuniyetle karşıladı. Çin Dışişleri Bakanı Tang Çiaşuan, Irak'ın silah denetçilerini koşulsuz kabul edeceğini açıklamasından memnun olduklarını açıkladı. Rus Dışişleri Bakanı İgor İvanov, karardan memnuniyet duyduğunu ifade ederek, "Ortak çabalarımız sayesinde bir savaşı bertaraf etmiş bulunuyoruz, şimdi sorunu yoluna koymak için siyasi yollara geri dönüyoruz" dedi. Ankara da, Irak'ın BM'nin silah denetçilerinin ülkeye dönmesini koşulsuz kabul etmesini memnuniyetle karşıladığını belirterek, kararı "doğru yolda atılmış bir adım" olarak niteledi.

ABD'nin bahanesi kalmadı

Fransa Dışişleri Bakanı Dominique de Villepin, açıklamanın, Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in uluslararası topluma verdiği cevap olduğunu söyledi.

Filistin lideri Yaser Arafat'ın üst düzey danışmanlarından Nebil Ebu Rudeyna, Irak'ın BM silah denetçilerinin ülkeye dönüşünü kabul etmesiyle ABD'nin Bağdat'ı vurmak için bahanesi kalmadığını söyledi. Rudeyna, yaptığı açıklamada, Irak'ın silah denetçilerinin dönüşünü koşulsuz kabul etmesinin doğru bir karar olduğunu belirtti. "Irak'ın kararı, gerekli ve doğru bir yanıt; ABD'nin de Bağdat'ı vurma bahanelerine son vermesi gerekiyor" diyen Rudeyna, Irak'a olası bir saldırıyı haklı gösterecek bir gerekçe bulunmadığını söyledi. Malezya da, Irak'a yönelik BM yaptırımların kaldırılması çağrısında bulundu. Başbakan Mahathir Muhammed, İslam'la ilgili bir konferansın açılışında yaptığı konuşmada, "Yaptırımların kalkması için harekete geçmemiz lazım. Yaptırımlar Saddam Hüseyin'e zarar vermiyor. Fakir halka, yaşlılara ve hamile annelere zarar veriyor" dedi.

İran hükümeti de, Irak'ın BM'nin silah denetçilerinin ülkeye dönmesini koşulsuz olarak kabul edeceğini açıklamasından memnuniyet duyduğunu bildirdi.

'Savaş davulları çalınmasın'

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, ABD'den "savaş davullarını çalmamasını" istedi. Resmi SANA ajansının haberine göre, Esad, dün yaptığı açıklamada, ABD'yi ayrıca, Irak ile arasındaki sorunu barışçı şekilde çözmesi için BM ilkelerine bağlı kalmaya çağırdı.

IRAK'IN ANNAN'A SUNDUĞU MEKTUBUN TAM METNİ

"Sevgili Genel Sekreter, siz ekselansları ve Irak hükümeti arasında, Irak konusundaki, Güvenlik Konseyi kararlarının uygulanmasıyla ilgili olarak, 7 Mart ve 2 Mayıs'ta New York'ta, 4 Temmuz 2002'de Viyana'da ve New York'taki ofisinizde 14 ve 15 Eylül 2002 tarihlerinde, Arap Birliği Genel Sekreteri'nin de (Amr Musa) katılımıyla yapılan bir dizi görüşme hakkında bildirmekten gurur duyuyorum.

Size, Irak hükümetinin, BM silah denetçilerinin Irak'a şartsız geri dönüşlerine izin verileceği yönündeki kararını bildirmekten memnuniyet duyuyorum. Irak bu kararla, sizin ricanıza ve Arap, İslam ve dost ülkelerle birlikte Arap Birliği Genel Sekreterliği ricasına cevap vermiş bulunuyor. Irak'ın, BM denetçilerinin geri dönmelerine izin verilmesini içeren kararı, Güvenlik Konseyi'nin konuyla ilgili kararlarının uygulanması ve Irak'ın halen kitle imha silahına sahip olduğuna dair kuşkuların ortadan kaldırılması arzularına dayanmaktadır.

Karar ayrıca, Irak'ın kararının, kitle imha silahına sahip olmadığına dair vazgeçilemez ilk adım olacağı, Irak'a uygulanan yaptırımların kaldırılmasını da içeren geniş çözümü ve Güvenlik Konseyi'nin 687'yi de kapsayan kararlarının zamanla uygulanmasını içeren 12 Eylül 2002 tarihli Genel Kurul açıklamanıza dayanmaktadır.

Buna göre, Irak hükümeti, denetimlerin bir an önce başlaması amacıyla elverişli hazırlıkları görüşmeye hazırdır. Bu bağlamda, Irak hükümeti, Güvenlik Konseyi ile Birleşmiş Milletler'e üye tüm ülkelerin, Güvenlik Konseyi kararları ile Birleşmiş Milletler beyannamesinin fıkrasının öngördüğü gibi Irak'ın egemenliği, toprak bütünlüğü ve siyasi özgürlüğünü taahhüt önemini tekrarlamaktadır.

Bu mektubu, Güvenlik Konseyi üyelerinin dikkatine sunarsanız minnettar olurum.

Dr. Naci Sabri
Irak Dışişleri Bakanı"

 
Sabra ve Şatilla unutulmadı
İsrail Başbakanı Ariel Şaron'un baş sorumlusu olduğu Sabra ve Şatilla katliamının 20. yıldönümü dün anıldı. 1982'de işlenen katliamda yaşlı, kadın, çocuk 3 bin kişi öldürüldü.
ABD Başkanı Bush, Kemal Derviş'in peşinde
El-Cezire çalışanı Guantanamo'da esir
Katar'dan yayın yapan el-Cezire televizyonu, kendileri için çalışan Sudanlı bir kameramanın, el-Kaide ve Taliban üyelerinin bulunduğu Guantanamo üssünde tutuklu olduğunu belirtti. Televizyondan yapılan açıklamada, Doha'daki ABD büyükelçiliğinin, kameraman Muhammed el-Hac'ın, "açık ve belirli" bir suçlama olmaksızın tutuklu bulunduğunu haziran ayında doğruladığı ileri sürüldü. Açıklamada, Washington yönetiminden, el-Hac'ı serbest bırakması istendi denildi.
Güney Afrika'da, 14 milyon kişi açlığın eşiğinde
Afrika'nın 6 ülkesinde yaşayan yaklaşık 14 milyon kişinin, acilen yiyecek yardımı yapılmazsa ölmelerinden korkuluyor. BM Özel Temsilcisi James Morris, 1-2 haftalık bölge turunda Johannesburg'da yaptığı açıklamada, Afrika'nın güneyindeki ülkelerden Lesotho, Malavi, Mozambik, Svaziland, Zambia ve Zimbabve'de, umudunu yitirmiş, çoğu yetişkin ve çocuklardan oluşan halkın çaresiz bir durumda maddi yardım beklediğini belirtti. "İflasın tek adresi Afrika'da kriz hala devam ediyor. Her yönden acil yardıma ihtiyacımız var" diye konuşan Morris, zengin ülkelerden ve zengin yardımseverlerden yardım istediğini belirtti.
Çeçenistan'da 3 yılda 14 bin Çeçen öldürüldü
Çeçenistan'da yaşanan savaşın son 3 yılında, 13 bin 910 Çeçen sivilin öldüğü açıklandı. Savaşta ölen sivillerin sayısı konusunda resmi bir açıklama yapılmazken, birçok federal general bu rakamın 15 ile 20 bin arasında olduğunu belirtiyor. Rusya askeri kaynakları ise aynı süredeki kayıplarını 4 bin 500 olarak açıkladı. Bu arada, Gürcistan'ın Rusya ile sınırlı Pankisi Vadisi'nde meydana gelen çatışmada 1 Çeçenin öldüğü, 1 Gürcistan askerinin de yaralandığı bildirildi.
18 Eylül 2002
Çarşamba
 
Künye
Temsilcilikler
Reklam Tarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED