T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Baraja hayır, ittifak ve tercihe evet, fakat..

Listelere giremeyen, girip de seçilme şansı zayıf olanların, seçimleri erteletmek için başlattıkları çalışma, toplum vicdanında makes bulamayınca ve Cumhurbaşkanı'nın haklı tepkisini görünce taktik değiştirdi..

Küskünlerin ve destekçilerinin bu sefer çok mantıklı ve haklı taleplerle Meclis'i olağanüstü toplantıya çağırarak emellerine ulaşmayı planladıkları anlaşılıyor. Üstelik grubu bulunan bazı partileri de yanlarına alarak.

Bu kez gerekçe Seçim Yasası'nda yüzde 10'luk seçim barajının yüzde 5'e indirilmesi, ittifaklara izin verilmesi ve tercihli oy kullanılmasını sağlayacak bir düzenlemeye gidilmesi.

Bu talepler kanaatimce yerinde ve haklı taleplerdir. Hatta eksiği bile vardır. Ülke barajı uygulamasının Anayasa'da belirtilen "temsilde adalet"i sağlamadığı hatta adaleti engellediği doğrudur. Yüzde 10'luk ülke barajı 4 milyon 200 bin seçmen etmektedir ki ailelerin oy kullanmayan fertlerini hesap ettiğimizde 10 milyona yakın vatandaş demektir. Bir parti yüzde 8 ya da 9 gibi bir oranla baraj altında kaldığında 10 milyona yakın vatandaş temsilden mahrum kalmaktadır. Bu oranın yüzde 5 olması da kanaatimce temsilde adaleti sağlamayacaktır. Neresinden bakarsanız bakın 5 milyona yakın vatandaş demektir. Dolayısıyla baraj uygulaması bana göre antidemokratik bir uygulamadır. Benim bu konudaki kişisel görüşüm barajın tamamen kaldırılması istikametindedir. Zannedildiği gibi baraj uygulaması yönetimde istikrar falan da getirmiyor. İşte Nisan 1999 seçimlerinde bu baraj sebebiyle Meclis'e sadece 4 parti girmişti. 3 sene sonra Meclis'teki partilerin sayısı neredeyse üçe katlanacak hale geldi. Bu mu yönetimde istikrar?! Bırakın yüzde 10 barajını yüzde 1, 2 oy alan partilerin bile bugün Meclis'te vekilleri hatta grupları var.

Yönetimde istikrarı güçlü liderler ve güçlü partiler sağlar, baraj uygulaması sağlamaz.

Bu seçimde bile yüzde 10'luk ülke barajı kaldırılsa sonuç pek değişmeyecektir. Küçük partiler üçer beşer milletvekili çıkaracak ve asıl büyük kısmını yine büyük partiler alacaktır. Dolayısıyla barajın kaldırılmasının bence hiçbir mahzuru yoktur aksine temsilde adaleti sağlayacağı için çok büyük faydası olacaktır.

Ama bu baraj meselesini seçim takviminin işlediği bir dönemde gündeme getirmenin hiç de tutarlı tarafı olmadığını da belirtmemiz gerekir. Üçbuçuk senedir Meclis'te bunu düşünmeyip, erken seçime parmak kaldırırken akletmeyenlerin seçime 45 gün kala bunu gündeme getirmeleri kimseyi ikna etmez/etmemektedir.

Ayrıca bu süreçte başarılı olması da oldukça zordur. Çünkü, iktidara 45 günlük mesafede duran AK Parti lideri Sayın Recep Tayip Erdoğan'ın milletvekili olmasını istemeyen iradenin, barajın kaldırılması bir yana HADEP endişesiyle bir puan bile düşürülmesine sıcak bakmadığını gözardı etmemek gerekir.

İttifak ve tercih konusu da bence çok mantıklı talepler. Gerçi baraj kalkınca ittifaka pek ihtiyaç kalmaz ama tercihli oy sistemine her zaman ihtiyaç vardır ve vatandaşın sorumluluk üstlenmesini sağlaması açısından çok önemlidir. Tercih sistemiyle vatandaş önüne dayatılan listeye oy vermek zorunda kalmaz ve beğendiği isimleri öne çıkararak iradesini Meclis'e daha sağlıklı biçimde yansıtır.

Bu talepler çok yerinde talepler ancak hem seçimin 3 Kasım'da yapılmasını hem de bu değişiklikleri savunmak hiç de tutarlı bir yaklaşım değildir. Seçim sathı mailinde bulunduğumuz bu süreçte bu değişikliklerin yapılarak uygulanması çok zordur. İşte bu sebeble de asıl amacın Seçim Kanunu'nda değişiklik olmadığı, aksine seçimi erteletmek olduğu kuşkularını artırmaktadır.

Ben Meclis'in toplaması halinde bu değişikliklerin yapılmasını ama uygulamanın bir sonraki seçime bırakılmasının daha mantıklı olacağını düşünüyorum.

Ben baraja karşıyım ama dün güçlüyken barajı savunup bugün barajın altına düşen partilerin bunun ne demek olduğunu anlamaları için bu seçimde yüzde 10 barajının uygulanmasını tercih ederim.

Ayrıca Seçim Kanunu'nda değişiklik isteyen bu siyasiler neden kendi önlerindeki ülke barajını görüyorlar da Tayyip Erdoğan ve Necmettin Erbakan gibi siyasilerin önündeki hukuksuzluk barajını görmüyorlar?

Seçim Kanunu'nda değişiklik iddiasıyla ortaya çıkan yeni blokun bu siyasi yasakları da ortadan kaldıracak bir teklif getirmelerinin önünde hangi engel var acaba?


18 Eylül 2002
Çarşamba
 
Resul Tosun
RESUL TOSUN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED