|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kilis'te makamında ziyaret ettiğimiz Vali Aslan Kütük, Kilis'in 1995'te Doğan Güreş Paşa'nın büyük desteğiyle il olduğunu belirterek, ildeki arazinin yarısının mayınlı bölgeden oluştuğunu anlattı. Bu alanların mayınlardan temizlenmesi için Bakanlar Kurulu'ndan karar çıktığını ancak henüz çalışmalara başlanamadığını ifade eden Vali Kütük, mayınlardan temizlenerek kazanılacak olan 70 bin hektarlık arazinin tarıma açılması için çalışmalar yaptıklarını kaydetti. Vali Kütük, bu arazinin mayınlardan temizlenmesinden sonra, Hazine kanalıyla satışa çıkarılacağını ve büyük bir ihtimalle de satışta, arazilerin eski sahiplerine öncelik verileceğini ifade etti. Kilis-Halep arası 45 dakika PKK terörü tehdidinin zayıflamasından sonra Suriye ile Türkiye arasındaki ilişkilerin gelişmesi sonucu, Kilis ve Halep Valilikleri arasında görüşmeler başlatıldığını ve yapılan işbirliği sonucu sınır ticaretinde büyük ilerlemeler kaydedildiğini belirten Vali Kütük, Kilis ile Halep arasının karayolu ile sadece 45 dakika olmasının bu ticari ilişkilerde büyük avantaj olduğunu söyledi. Halen bölgede, yapımına 1993'te başlanan bir otoyolun yapımının devam ettiğini ancak, aradan geçen bu uzun zamana rağmen tamamlanamadığını belirten Vali Kütük, otoyolun tamamlanmasıyla birlikte Kilis'in önemli sorunlarından birinin daha çözülmüş olacağını söyledi. Kaçakçılık azaldı Kilis'in sınırda olması ve Öncüpınar Sınırkapısının da bu ilimizde bulunması hemen kaçakçılığı gündeme getiriyor. Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Vali Kütük, "Bir ülkede iç piyasa ile dış piyasa arasında fiyat farkı varsa kaçakçılık kaçınılmazdır" diyor ve ekliyor: "Ancak Kilis'te kaçakçılık düşük bir düzeydedir." Kilislilerin geçim kaynağının genelde tarım ve ticaret olduğunu belirtiyor Vali Kütük, ürün olarak üzüm ve zeytin revaçta. Suriye ile sınır ticaretinde de elektronik eşya ve tekstil başı çekiyor. Elektronik eşya ve çeyiz satıyoruz Öncüpınar Sınır Kapısı'nın bağlı bulunduğu Elbeyli Kaymakamı Ömer Duran'dan, sınır kapısıyla ilgili bilgi aldık. Türkiye'nin önemli sınır kapılarından biri olan Öncüpınar'a da ziyaret etmek istedik. Bu konuda, Vali Aslan Kütük ve Öncüpınar Sınır Kapısı'nın bağlı bulunduğu Elbeyli Kaymakamı Ömer Duran'ın büyük yardımlarını gördük. Oldukça geniş bir arazi içinde kurulu bulunan Öncüpınar Sınır Kapısı, Kilis ile Halep arasında ticaretin gelişmesine büyük katkı sağlıyor. Kilis'te gelinlik satın alan Suriyeli kızlar Türkiye tarafına geçen Suriyeliler elektronik eşya ve tekstil almak için Türkiye tarafına geçiyorlar. Kilis çarşısındaki çeyizcilerde evlenmek için gelinlik satın alan Suriyeli genç kızları görmek mümkün. Suriyeliler cep telefonu, radyo, teyp gibi elektronik eşyalar satın almak için de Kilis'i tercih ediyor. Esnaftan öğrendiğimize göre, Suriyeliler ülkeleride istedikleri elektronik eşyayı bulmakta zorlanıyorlarmış. Irgatlık yerine ticaret Sınırda, Türkiye'den Suriye'ye günü birlik geçen vatandaşlarla karşılaştık. Vize alarak, sabah saatlerinde Suriye'ye geçen vatandaşlar, akşam satın aldıkları mallarla geri dönüyorlar. Günde 5-6 milyona tarlalarda ırgatlık yapmaktansa, bu yolla günlük 10-15 milyonluk bir gelir elde edebiliyorlar. Bu vatandaşlar, Suriye'den çay, şeker, süs eşyaları, çeyizlik alıyorlar. Depoyu doldurmak için Suriye'ye ye geçiyorlar Petrol ticareti ise yok denecek kadar az. Vatandaşlar sadece kendi araçlarının ihtiyacı kadar akaryakıt alabiliyorlar. Genelde çift depo ile Suriye'ye geçip akaryakıttan kar etmek revazta ise de gümrük yetkilileri zaman zaman bu depoları söktürüyorlar. Suriye'de 1 litre benzin 125 bin liraya karşılık geliyor. Türkiye'de benzinin litresinin ortalama 1 dolar olduğunu hatırlarsak, insanların bir depo benzin için, neden Suriye'ye geçtiği daha iyi anlaşılır. İran'lı turistler Öncüpınar Sınır Kapısı'nda, İranlı turistlerle karşılaşıyoruz. İki otobüs dolusu, çoğunluğu kadın olan bu insanlar, Suriye'de bulunan Hz. Zeynep Türbesi'ni ziyaret etmek için yolü düşmüşler. İran'dan Suriye'ye geçiş için izin verilen tek kapı olan burada vize işlemlerinin yapılmasını bekleyen bu insanlar, yanlarında getirdikleri kocaman bir kazan etli pilavı paylaşarak karınlarını doyuruyorlar. Kadınlar da yanlarıda getirdikleri pet şişelerdeki su ile abdest alıp, yere serdikleri geniş kumaşlar üzerinde namazlarını kılıyorlar. İhmal edilmiş bir Adıyaman Adıyaman bakımsız ve kalbura dönmüş yollarıyla ihmal edilmişliğin cezasını çeken bir il. Doğu'da Gaziantep ve Urfa gibi son derece gelişmiş, modern şehirlerle birlikte böylesine ihmal edilmiş şehirlerin de bulunuşu içimizi karartıyor. Adıyaman'daki Türk Petrolleri Anonim Ortaklığı tesisleri geniş bir alan üzerine kurulu. Adıyaman'da petrol üretiminin planlandığı bir merkez burası. Adıyaman Türkiye'deki petrol üretiminin yaklaşım yüzde 70'ini sağlıyor. 155 petrol kuyusunun bulunduğu ilde, yılda 10 milyon 200 bin varil petrol üretimi yapılıyor. Bu kadar üretime rağmen maalesef Adıyaman ödenek ve hizmetler bakımından çok geri ve ihmal edilmiş bir kentimiz. Birecik Baraji Bölgede "yap-işlet-devlet" modeliyle yapılan ilk baraj olan Birecik, yılda 2 milyar 516 milyon kilovatsaat enerji üretilecek. Kurulu gücü 672 MW olan ve Türk, Alman, Avusturya, Belçika ve Fransız şirketlerinin bir araya gelmesiyle oluşturulan bir şirket tarafından yapımı üstlenilen baraj, 15 yıl sonra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na devredilecek. GAP'ta elektrik üretimi GAP Urfa Bölge Müdürü Mustafa H. Aydoğdu, Karakaya, Atatürk, Kralkızı ve Karkamış Barajlarından sağlanan enerjinin parasal değeri yaklaşık 10 milyar ABD dolarına eşdeğer olduğunu belirtiyor. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında bulunan barajların yıllık elektrik üretimi 167.4 milyar kilavatsaat. Bu enerjinin 67.2 milyar kilovatsaatini Atatürk Barajı ve Hidroelektrik Santrali, 99.9 milyar kilovatsaatini Karakaya Baraji ve Hidroelektrik Santrali, 0.1 milyar kilovatsaatini Kralkızı Barajı ve Hidroelektrik Santrali, 0.2 milyar kilovatsaatlik bölümünü ise Karkamış Baraji ve Hidroelektrik Santrali üretiyor. GAP kapsamında toplam 12 baraj tamamlanmış ve hidroelektrik santrali işletmeye açılmış durumda. Ayrıca, 2 baraj ve Hidroelektrik Santralin inşaatı da devam ediyor. Nemrut ve Kommagene uygarlığı Doğu-Batı Medeniyetinin, 2150 m. yükseklikte muhteşem bir piramitteki kesişme noktası, dünyanın sekizinci harikası Nemrut. Yüksekliği on metreyi bulan büyüleyici heykelleriyle, metrelerce uzunluktaki kitabeleriyle, UNESCO Dünya Kültür Mirasında yer alıyor. Zaman kısıtlı olduğu için, Nemrut'u bir dahaki geziye bırakıyoruz, içimiz buruk. Günyedoğu'nun incisi Gaziantep Gaziantep Güneydoğu'nun en gelişmiş ili. Güneydoğu'yla ilgili kafalardaki olumsuz imajı gideren bir çehresi var bu şehrin. Son derece geniş caddeleri, düzenli yapılaşması ile modern bir şehir Gaziantep. Alleben deresi şehri ortadan ikiye ayırıyor. Derenin iki yanına belediye tarafından Kültür Park yapılmış. Bu park, tam 8 kilometre boyunca Alleben deresine eşlik ediyor. Şehir içinde birlikte şehre hayat veriyorlar. Alleben deresinin bir yanında Şehitkamil, bir yanında ise Şahinbey ilçeleri yer alıyor. Hayvanat Bahçesi 1997 nüfus sayımına göre 800 bin nüfusa sahip olan Gaziantep'te sanayi oldukça gelişmiş durumda. Özellikle tekstil alanında büyük ilermeler var. Sanayinin yanında sosyal hayatta da büyük mesafeler alınmış. Spor tesisleri ve sosyal mekanların yanısıra, bir de hayvanat bahçesi açılmış Gaziantep'e. Belediye tarafından finanse edilen hayvanat bahçesi 600 bin metrakarelik alan üzerine kurulmuş. 70 çeşit hayvanın kendi doğal ortamlarında görülebileceği bu hayvanat bahçesinde 55 kişi çalışıyor. Hayvanat Bahçesi Müdürü Sezgin Yurtseven, dünyanın 2. büyük akvaryumunun burada bulunduğunu söylüyor. Havyanat bahçesinin haftasonu ziyaretçi sayısı 3 bini buluyor. Bu tesisin dışında büyük çam ağaçlarının bulunduğu büyük bir piknik alanı da mevcut. Haftasonları Gaziantepliler, buraya akın ediyorlar. Zeugma Nizip ilçesine 10 km. uzaklıkta aynı adı taşıyan köyde bulunan Belkıs (Zeugma) şehri kalıntıları, Akropolden Fırat nehrine doğru inen yamaçlarda yer alıyor. Şimdi hemen hemen tamamınan sular altında kaldığı kalıntıların Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait olduğu belirtiliyor. Yaklaşık 20 bin dönümlük bir arazi üzerine kurulmuş olar Belkıs/Zeugma Antik Kenti; Fırat'ın geçilebilir en sığ yerinde olması, askeri ve ticari bakımdan çok stratejik bir bölge olması nedeniyle tarihin her döneminde önemini korumuştur. Belkıs MÖ. I. yy. da bölgede egemen olan Komagene Krallığının dört büyük şehirlerinden birisi. Yapılan kazılarda Romalı bir zengine ait bir villa bulunmuş ve bu villanın misafir odasının tabanında Dionysos'un düğün sahnesi işlenmiş sanat değeri yüksek mozaikler ele geçmiştir. Bu mozaikler ve Zeugma'dan çıkarılan diğer eserler şu an Gaziantep Müzesinde sergileniyor. Birecik Barajı'nın adının Zeugma-Belkıs olarak değiştirilmesi için Gaziantep Ticaret Odası'nın çalışmaları var. Bu isim değişikliğiyle en azından Zeugma'ya vefa borcunun ödenmesi düşünülüyor.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |