T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Hüzün Yağmuru ve dizgi-düzelti sorunları

Ahmet Selim (Zeki Önal) Bey'in romanı Hüzün Yağmuru 2001 Haziran ayında Zaman Kitap tarafından yayımlanmış. Hakkında yazılanlara bakarak romanı okumam gerektiğini düşünmüştüm. Bir vesileyle bunu oğluma da söylemiştim. O da kendisinden pek de beklemediğim bir jest yapıp kitabı bana "bayram hediyesi" olarak getirdi. Sevindim. 354 sayfalık romanı, şöyle bir karıştırdıktan sonra okuma fırsatını beklemek üzere bir kenara bırakmıştım. Geçenlerde bir sabah, elime aldım Hüzün Yağmuru'nu. Akşama doğru kitabı bitirmiştim.

Romanın baş kahramanı Müslüman hukukçu-yazar Melih'in ve çevresindekilerin 1960-1980 arası yaşadıklarını yansıtan roman, tertemiz bir aşkın psikolojik zenginlikleriyle siyasal çatışma ve şiddetin çeşitli görünüşlerini, eleştiriyi elden bırakmayan bir gerçekçilikle sergiliyor.

Severek okuduğum Hüzün Yağmuru'nda beni rahatsız eden şeyler de oldu.

Yedi bölümden oluşan romanın her bölümünün başına, çeşitli düşünür, sanatçı ve yazarların özlü sözleri serpiştirilmiş. Bunlar, kuşkusuz, o bölümde anlatılanlarla bağlantılı sözler. Hattâ kimi sözler bölüm içinde de bir şekilde yer alıyor. Fakat bu sözler o kadar çok ve çeşitli ki, bir "epigraf" ağırlığı kazanamıyorlar. Keşke Ahmet Selim, romanın akışını yavaşlatan, sendeleten bu sözlere hiç yer vermeseydi. Bu, bir sanat eseri olan romana gereksiz bir didaktizm de yüklüyor.

Hüzün Yağmuru'nda dizgi-düzelti yanlışları da pek çok. Bunların önemli bir kısmı bilgisayar ortamındaki uygulamalardan kaynaklanıyor gibi. "çekinmeyelim" yerine "çekinmeydim" (s.13), "bakamaz da" yerine "bakamazsa" (s.23) "sorsaydın" yerine "sorsaydm" (s. 31)... birçok sözcüğün yazımında gereksiz parçalanmalar "mat laşma, kişi ler" ... s. 40, "Talat Ay demir"... s. 73), "in fı lak" = infilâk s. 79) ya da gereksiz bitiştirmeler "evethayır, hımı" s. 44, "duyarlılığmardında" s. 60, "1520 dakika"= 15-20 dakika... s. 304, "23 saatlik" = 2-3 saatlik, s. 305), ne olduğunu çıkaramayacağınız ölçüde yanlış dizilmiş sözcükler "Ama bir itida tekniğiyle" ..., s.49)

Hüzün Yağmuru, yeni baskıları hak edecek güzellikte bir roman bence. Umarım, eserin yeni baskılarında hiç değilse dizgi-düzelti yanlışları giderilir.

Romandan bir parça:

"... hasırları çardağın altına serip önce namazları kıldık sonra uzandık. Öksürüğü olduğu için arada süt içerdi, yine öyle yaptı... bir müddet sonra bazı sesler duymuşum gibi geldi ve ona doğru döndüm... bir yılan göğsüne çöreklenmiş kafasını da ona dikmiş, öyle duruyor! Dondum kaldım!.. Ne olsa beğenirsin? "Seni edepsiz! Ne arıyorsun sen burada?" deyip avucunun içiyle ona hafifçe vurdu. Ve kaydı gitti hayvan! O sadece gülüyor" "Yahu Rıfat" dedim, "Korkmadın mı sen?" Şöyle cevap verdi: "Korkmaya vakit mi vardı? 'Edepsiz' lafı ağırına gitti onun. Serdar kardeşim 'edep' demek ölçü demektir. Ölçüyle yaratılan edebe riayet edecek! Aklı olan da, olmayan da, hayvanlar da, ağaçlar da edecek. Müminin iman tahtasına kurulup konuşur gibi başını dikmek var mı yılanlıkta?!" (s. 306)


5 Mart 2002
Salı
 
İBRAHİM KARDEŞ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED