T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
'Sosyal faşist' lafı da nereden çıktı?

Sabah gazetesi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamalarını "Biz faşistsek AB lobicileri sosyal faşist!" başlığıyla aktarmış. "Sosyal faşist"? Bu ifadeyi duymayalı o kadar zaman olmuş ki, haberi dikkatle okudum. Haberin konumuza ilişkin bölümü aynen şöyle:

"AB süreciyle ilgili olarak da MHP'nin milli varlığı korumaya dönük tavır sergilediğini kaydeden Bahçeli, Türkiye aleyhinde girişimlerde bulunan AB temsilcileriyle aynı yönde tavır sergileyenlerin ise ihanet içinde olduklarını söyledi. Bahçeli, 'Bizi faşist diye nitelendiriyorlar. Asıl bu suçlamaları yaparak gerçekleri gözardı etmek isteyenler sosyal faşisttir."

Gerçekten çok tuhafıma gitti... Yıllar var ki, "sosyal faşist" ifadesiyle karşılaşmamıştım. Çok şaşırdım, çünkü birçoğunuzun bildiği gibi bu ünlü ifade "Nazizm"in Almanya'da iktidar olmasının hemen öncesinde "Komintern" tarafından uydurulmuş bir "kavram"dı. Komintern'in 1924'teki V. Kongresi'nde ortaya atılmış, 1928'deki VI. Kongre'den itibaren de dolaşıma sokulmuştu. Eski bir kitabı açıp tekrar göz attım. Evet işte V. Kongre'de "sosyal faşizm" ifadesinin doğumunu müjdeleyen "teori" orada öylece duruyor: "Sosyal demokrasi işçi hareketinin sağ kanadından burjuvazinin sol kanadına ve dolayısıyla faşizme dönüşmektedir."

Sosyal demokrasiyi "sosyal faşizm"e, sosyal demokratları ise "sosyal faşist"e dönüştürmeye çalışan bu gayret, hatırlandığı gibi, Nazizm'in iktidara oturup dünyayı ateşe atmasında haddinden fazla sorumluluğu olan bir gayretti. Stalin'in rehberliğindeki Komintern, giderek faşizm ile sosyal demokrasiyi büyük sermayenin diktatörlüğünün birbirinin neredeyse aynı olan iki yüzü gibi sunmaya başlamıştı. Stalin, 1924'te, faşizmin aynı zamanda sosyal demokrasi üzerine kurulu bir politik fenomen olduğunu ilan ediyordu. 1928'den sonra "sosyal faşizm" tezi o derece savunulur olmuştu ki, Stalin'in "Objektif olarak, sosyal demokrasi faşizmin ılımlı kanatıdır" dediğine bile şahit olunuyordu. Burjuvazinin elindeki bir kart faşizm ise, diğeri sosyal demokrasiydi.

Peki, "sosyal faşizm" tezinin zararı sadece teorik bir saçmalık olmakla mı sınırlı kaldı? Hiç olur mu öyle şey... Komintern'in geliştirip aşıladığı bu tez Alman Komünist Partisi tarafından o derece hararetle savunuldu ki, Alman komünistlerinin Alman sosyal demokratlarına Hitler'e karşı ortak eylem teklif etmesi için ta 1933 Martı'nın gelmesi beklenildi. Ve tahmin ettiğiniz gibi, 1933 Martı artık tarafların birbirlerine sadece "geçmiş olsun" diyebilecekleri bir tarihti! Artık neyin "ortak eylem"i? Atı alan Üsküdar'a çoktan geçtiğinden, eylemi artık "sosyal faşistler"le birlikte yapsan ne yazar, onlarsız yapsan ne değişirdi...

Şimdi tekrar Bahçeli'nin açıklaması: Gerçekten, ama gerçekten merak ediyorum. Bahçeli'nin Stalin'in icadı olan "sosyal faşist" ifadesini kullanırken amacı neydi? Bir Türk milliyetçinin ağzında, özellikle Alman sosyal demokratlarını karalamak amacıyla Komintern tarafından icat edilmiş "sosyal faşist" ifadesinin ne işi var? Hitler'i iktidara taşıyan faktörler arasında adı mutlaka geçen bu karalama "teori"sinin hiç alakası yokken hatırlatılmasındaki amaç nedir? Faşizmden dünya kadar ders çıkararak bugün bambaşka bir birlik için yola çıkan Avrupa ülkeleri arasında biz de kendimize usul usul yer açmaya çalışırken yirmili yılların Sovyet totalitarizminin "sosyal faşist" karalaması da nereden çıktı? Açıkça söylemem gerekirse, ben bu işten birşey anlamadım. Ama ne olur olmaz diyerek, "Hayırdır inşaallah!" demeden de yazıyı noktalamayacağım!


5 Mart 2002
Salı
 
KÜRŞAD BUMİN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED