T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

H A Y A T

Zayıf görünmek uğruna

Liseli kızlarda, manken ölçülerinde görünmek için yedikleri besinleri zorla kusarak çıkarma alışkanlığı yaygınlaşıyor. Bu alışkanlık ortadan kalksa bile vücut, alınan besinleri kabul etmiyor, kendi dışarı atıyor.

Liseli kızlarda, manken ölçülerinde zayıf görünmek için yemek yememe, dayanayıp yenilen besinleri de şişmanlamamak için zorla kusarak dışarı atma alışkanlığının yaygınlaştığı bildirildi. Atatürk Üniversitesi Hemşirelik Meslek Yüksekokulu Halk Sağılığı Hemşireliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sabahat Gözüm, özellikle 14-18 yaş gurubu genç kızlarda, zayıf görünmek için yanlış beslenme alışkanlığı bulunduğunu söyledi. Bu konuyla ilgili liselerde paneller düzenlediklerini, öğrencilerle konuştuklarını anlatan Doç. Dr. Gözüm, özellikle kız öğrencilerin şişmanlamaktan çok korktuklarını ve manken ölçülerinde görünmek için yoğun çaba sarfettiklerini kaydetti. Liseli kızların, bunun için yemek yemekten bile kaçındıklarını anlatan Doç. Dr. Gözüm, ancak bu yaşta vücut metabolizmasının etkisiyle iştahın fazla olduğunu belirtti.

"Yemek değil, hareketsizlik şişmanlatır"

İştahın etkisiyle yemek yeme ve zayıflamak konusu arasında kalan genç kızların, bu durumda inanılmaz sağlıksız çözümler geliştirdiğine değinen Doç. Dr. Gözüm, şunları söyledi: "Genç kız şişmanlamak korkusuyla yemek yemiyor. Bu yaşta bir gencin iştahı açıktır ve yemek ister. Gözlemlerimize göre, bu durumda genç, bazı besinleri karşı koyamayarak yiyor. Ancak, hemen ardından gidip zorla kusarak, aldığı besinleri dışarıya atıp, şişmanlamayı önlediğini düşünüyor. Zamanla bu alışkanlık ortadan kalksa bile vücut alınan besinleri kabul etmiyor, kendi dışarıya atıyor." Doç. Dr. Gözüm, öğrencileri bu konuda uyarmak için yaptıkları çalışmalarında, özellikle genç kızlara, beslenmenin değil, hareketsizliğin şişmanlamaya yol açtığını anlattıklarını söyledi.

HAYATLARI PAHASINA KOBAYLIK YAPIYORLAR

ABD'de bazı laboratuvar ve sağlık alanında araştırma yapan kuruluşlar tarafından kullanılan "insan kobaylar", hayatlarını tehlikeye atmalarına karşılık günde 150-400 dolar kazanıyorlar. ABC kanalı, bilimsel araştırma uğruna vakitlerini, kanlarını ve bazen de canlarını veren bu insanların başlarına gelen olayları araştırdı. "İnsan kobaylardan" olan Helms, "deneyler sırasında kolunda oluşan yaraların iyileşmesinin bir hafta sürdüğünü, sık sık bayıldığını ve bazen 8 saat süreyle baygın kaldığını" anlattı ve bu konuda bir de kitap yazdığını belirtti.

"Bu işi insanlığa hizmet etmenin yanısıra faturalarını ödeyebilmek için yaptığını" kaydeden Helms, "en zavallıların, doktorunun tavsiyesiyle, para almadan ve bazen de bilmeden kobaylığa soyunanlar olduğunu" ifade etti. ABC'nin haberine göre, bilim adına yapılan deneyler bazen olumlu, bazen de ters sonuç veriyor. Örneğin 70 yaşındaki kalp hastası Tom Christerson, kendisine geçici olarak takılan suni kalple 6 ay yaşadıktan sonra ameliyat olarak kurtuldu. Buna karşılık deneme niteliğinde aşı yapılan 15 Alzheimer hastasının beyinlerinde iltihap oluştu.



15 Mart 2002
Cuma
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED