|
|
|
|
Canımızı zor kurtardık... Şu anda havaalanındayız ve kalan son bir grup Türk de burdan ayrılmadan canımızı kurtarmış da sayılmayız. Maçın sonrasında başlayan olaylar tamamen bir makarnacılar terbiyesizliği olarak yorumlanabilir. Tahıl beslenmesi nedeniyle beyinleri güdük kalmış, akılları sıra milliyetçilik duyguları ağır basan şovenist şarapçıların saldırısına uğradık. Dün gecenin tek tanımı bu olsa gerek. Görüntülerin bir kısmını elde ettikten sonra diğerlerini Dünya'nın gözünden kaçırmaya çalışan İtalyan televizyonu örgütlü bir biçimde basınıyla, polisiyle, taraftarıyla ve futbolcusuyla bizi sopadan geçirmeye çalıştı. Bunun bir miktarını da başardılar. Görüntülerde olmayan soyunma odası koridoru kelimenin tam anlamıyla bir cehennemdi. Berkant'a saldıran 4 İtalyan futbolcusu 1'e 4 olmanın erkekliğiyle çocuğu yerlerde sürüklediler. Capone ve Ergün polis destekli darbeler sonunda canlarını alçak sürünmeyle kurtarabildiler. Diğerlerini ve tribünde taşlanıp eziyet çektirilen VIP durumundaki Türkler'i anlatmam mümkün değil. Biz de, fiziki müdahaleler yapan İtalyan basın mensupları kaşısında zorlukla çalışabildik. Neymiş? Sırt üstü yatıp karnımızı kaşıtmamışız İtalyanlar'a... Ve şimdi de neredeyse haklı çıkacaklar. Utanmasalar "Türkler bizi dövdü"ye getirecekler. Ama bu ülkenin bir Şenes'i, bir Dışişleri ve bazı diplomatları olup olmadığını şimdi göreceğiz. Ya diyecekleri "susun da bizi barbar sanmasınlar" ya da alınlarına çarpacaklar İtalyanlar'ın "siz barbarsınız" diye. İdmandan kalan bütün vakitlerini berberde geçiren jöle, saç modeli ve röflelerle kellerini süsleyen kadın kılıklı futbolcuların cirit attığı İtalyanlar, berber-barbar arasında sıkışıp kalmışlar. Lanet olsun onların Avrupa Birliği... Demek ki biz oraya girersek onlardan biri sayılacağız ve bizi linç edenler gibi olmaya çalışıyoruz. Lanet olsun!..
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |