T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Yurtta 'balans', cihanda 'balans...'

Türkiye, gerçekten eşi ve benzeri bulunmaz müstesna bir ülke... Kahraman ordumuz sonunda, "sınırötesi muhtıra" vererek küffara da bir "balans ayarı" yapmış bulunuyor. Genelkurmay Başkanımız'ın resmini ayaklar altına alarak ulusal onurumuzu zedeleyen "arsız ecnebiler" bu "muhtıra"yı çoktan haketmişlerdi.

Aslında bu "muhtıra", Genelkurmay'dan önce siyasi irade tarafından verilmeliydi. Ancak Başbakanımız "gaz sıkışması" yüzünden "mecburi izne" ayrıldığı için olayın vahametini kavrayamadı. Başbakan Yardımcısı Yılmaz ise, ecnebilerle fazla içli dışlı olması dolayısıyla "ulusal onur" işlerine bakmıyor bugünlerde... Baksa da kendi ifadesiyle, "ciddiye almıyor."

Ve sonunda bu "milli görev", bir zamanlar fetihlerle dünyayı titretmiş bir imparatorluğun, yani "evladı fatihan"ın torunları olan kahraman ordumuza kaldı. Belki doğru olan da buydu. Kaldı ki, şu anda "De facto" olarak Türkiye'nin temel politikaları konusunda tek söz sahibi "askeri irade" olduğu dikkate alındığında böyle bir "muhtıra"nın Genelkurmay tarafından verilmesi de son derece doğal.

Bu arada, Genelkurmay Fransa'daki "ecnebi arsızlığı" konusunda hükümeti de uyararak, "Bu hareketi yapanlara sessiz kalmayın" çağrısında bulundu. Ve tabi hükümet de Fransa'yı uyardı. Doğrusu bu uyarı birazcık kafamı karıştırdı. Neden hükümet uyarsın ki... Zaten ülkenin temel politikaları konusunda esas söz sahibi askeri irade değil mi?

Türkiye'de siyaseti "dizayn" etmek, siyasetçilerin ülke için "faydalı" ya da "zararlı" olup olmadıklarına karar vermek, hatta 10 yıl önceki konuşmalarını sorgulamak ve ülkenin dış politika parametrelerini tesbit etmek "askeri irade"nin inisiyatifinde değil mi?

Daha da önemlisi, ülkede kime ne kadar özgürlük verileceği, demokraside Avrupa mı, yoksa "Afrika modeli"nin mi esas alınacağı "vesayet sistemi" çerçevesinde belirlenmiyor mu?

Eğitim, ekonomi ve dış politikaya ilişkin temel konularda iktidar "askeri irade"nin gözünün içine bakmıyor mu?

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak bizim bulunduğumuz yerden "durum" aynen böyle gözüküyor. En azından 28 Şubat'tan bu yana, askeri iradenin fiili anlamda siyasal iktidarın bir adım önünde olduğunu artık biliyoruz. Vaziyet böyle olduğuna göre, Fransa ile ilişkileri "gözden geçirmek" de iktidara değil, askere düşmez mi? O zaman emredin Paşam, hükümet "arsız ecnebiler"e haddini bildirsin...

Bak, Genelkurmay ve hükümet "sınırötesi muhtıra" işleriyle uğraşırken Doğu Perinçek'in adamları "arsız ecnebiler"e haddini bildirdiler bile... İşçi Partisi Yurtdışı Temsilciliği'nden bir grup, ellerindeki "Maocu kırmızı sprey" boyalarla aralarında Kıvrıkoğlu'nun fotoğrafının da bulunduğu bazı portreleri kapatarak Türklük gurur ve şuurunu Paris'in göbeğinde bütün dünyaya gösterdiler!..

Bence Fransa ile sadece ilişkileri "askıya almak" yetmez, mümkünse küffara şanlı tarihimizdeki o muhteşem örneklerden birisini daha göstermeliyiz...

Lütfen devletimizin büyükleri beni bağışlasınlar ama, ben bir şeyi anlamakta güçlük çekiyorum. Varsayın ki "anlama özürlü"yüm... 23 Nisan resepsiyonunda Sayın Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu, Fransa'daki seçim sistemini övmüş ve bizim de onları aynen örnek almamızı öğütlemişti. Oysa Genelkurmay şimdi Fransa ile ilişkilerin askıya alınmasını istiyor.

Orgeneral Kıvrıkoğlu'nun öve öve yere göğe sığdıramadığı o Fransa'da özgürlükler bize göre öylesine geniş ki, "Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü"nün Türkiye'ye karşı yaptığı bir "densizlik" bile hoşgörülebiliyor. Nedense başkalarının ciddiye bile almadığı bazı konuları, biz "ulusal" bir mesele haline getiriyoruz. Ve bütün dünya bizim bu gereksiz alınganlığıma gülüyor...

Galiba bu bizim geleneksel bir zaafımız. Nitekim, "AB hedeflerimizi" de aynı zaaflar üzerine inşa ederek Avrupa Birliği'nin özgürlükçü kriterlerini olduğu gibi değil, kendi işimize gelen şekliyle anlamakta ısrar ediyoruz. Bu yüzden de her seferinde hayal kırıklıkları yaşıyoruz.


12 Mayıs 2002
Pazar
 
MEHMET OCAKTAN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED