T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Yaş yetmiş iş bitmemiş

Halk arasında yaygın ve yanlış bir kanaat vardır, yaş 60'ı geçince artık yapılacak iş yoktur. Eğer bir de emekli olduysa artık o şahsa dünyada yapacak işi kalmamış gözüyle bakılır. Böyleleri için "yaş yetmiş iş bitmiş" derler.

Bu tespit toplumumuzdaki yerleşmiş kanaat ve fiili durum itibariyle genelde doğrudur. Ama bu kanaat bir kesim için geçerli değildir. Onlar son nefeslerine kadar mesleklerini icra ederler. Hatta bazıları ölümlerinden sonra bile etkili ve belirleyicidirler. İşte onlar siyasetçilerdir.

Siyasetçi için yaş yetmiş iş bitmemiş deyimi daha uygun düşmektedir. Bugün Türk siyasetini yönlendirenlerin bir iki istisna dışında hepsi yaşı yetmişin üzerindeki siyasetçilerdir.

Bir defa Başbakanımız bırakın yaşını fiziken de bitmiş görünmesine, saçını boyayarak kortizon alarak genç görünmeye özen göstermesine ve masa başında oturmaya takati kalmamasına rağmen, hasta yatağından görevinin başında olduğunu ilan etmiyor mu? Ediyor. Bunun anlamı, Başbakanımız bedenen yaşlanmış olsa da ruhu hâlâ genç ve dinç. Merve Kavakçı olayında da bunu ispat etmedi mi? Onun o günkü çıkışı bir ihtiyar çıkışı mıydı?

Sayın Demirel'e baktığımızda da aynı kararlılığı görmüyor muyuz? Ne zaman konuşsa kitabın tam ortasından konuşmuyor mu? Çıktığı her televizyon programında öyle performans gösteriyor ki geçmişini bilmeseniz "işte Türkiye'yi kurtaracak adam" bu dersiniz

Kendisini son olarak seyrettiğim bir programda dinleyenleri adeta büyülemişti. Manisa, İzmir, Ostim ve Çerkezköy sanayi bölgelerinden bahsederken öyle bir duyguya kaptırıyor ki sizi Türkiye'de ne varsa Demirel yapmış başka hiç kimse hiç bir şey yapmamış dedirtiyor.

Yaşlı politikacıları seyredince, siyasetin gençlikle değil tecrübe ile yürüdüğünü anlıyoruz. Demirel'de de yaş yetmiştir ama iş bitmemiştir. Hiçbir şey yapmasa konuşurken öyle büyük umut kapıları açar ki dinlemek bile insanı rahatlatır. Hatta programcılar kendilerini tutamadılar dinledikleri etkileyici ve umutlandırıcı sözler karşısında gözlerinin içi gülerek "Türkiye'nin işte bu umuda ihtiyacı var" demekten kendilerini alamadılar.

Tabii mimarlığını yaptığı malum süreçten sonra kapanan 15 bin fabrika, kepenk indiren 400 bin küçük esnaf ve işsizler ordusuna katılan 1 milyon 200 bin tespitlerini de Demirel'in ağzından dinlemek kendisini yakından tanıdığımız için bizi şaşırtmıyor. Kendisini bugünkü olumsuzlukların sorumluluğundan öylesine sıyırmayı başarıyor ve tehlikeli soruları öylesine geçiştiriyor ki bu becerisi bize ona yılların kazandırdığı tecrübelerin ne denli önemli olduğunu hatırlatıyor.

Doğrusu ben siyasetin yaşlılık ve gençlikle değil bilgi, birikim, ve tecrübeyle daha kaliteli olacağına inananlardanım. Ve ne bugün istirahatta olan Sayın Ecevit'in ne Demirel'in ne de başka bir siyasetçinin yaşlı olmasından dolayı eleştirilmesini doğru bulmuyorum. Bana göre siyasette yaşlılık bir eksi değil bir artıdır. Siyasetçinin yaşlısı daha tecrübelidir daha birikimlidir, ülke için daha faydalıdır.

Bizim Türk siyasetinde eksiğimiz gençlik ve gençler değildir, bizim siyasetteki eksikliğimiz kalite eksikliği ve profesyonelliktir. Kaliteden maksadım siyasetçilerin kalitesi, kişiliği; profesyonellikten maksadım da hem seçim ve siyasi partiler kanunu hem de partilerin yönetimi ve ülke sorunlarına getirecekleri çözüm programlarıdır.

Partiler programlarıyla değil, partinin başındaki karizmatik liderlerle ayakta durduğu için 7 defa giden siyasetçi icraatı sebebiyle ya da başarılı olduğu için değil en iyi demagojiyi o yaptığı için, fukaranın aşı olan umudu en iyi o verdiği için 8 defa geri gelebiliyor.

Özetle siyasetçilerimizi yaşlı ve genç diye ayırıma tâbi tutmak ve yaşlıları rencide etmek yerine partilerin ve liderlerin programlarına ve icraatlarına itibar edilmeli diyorum.

Siyasi partilerdeki bu lider sultası, bu sultayı besleyen seçim ve siyasi partiler kanunu değişmez ve böyle kalır, bir de halk olarak takım tutar gibi parti tutmaya devam edersek önümüzdeki dönem Demirel'i bile yine Meclis'te belki de bu sefer tekrar Başbakan olarak görebiliriz. Ne de olsa yaş yetmiş ama iş bitmemiş.


12 Mayıs 2002
Pazar
 
Resul Tosun
RESUL TOSUN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED