|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ABD başkanı George Bush, Filistin'de olanlardan, 'terörizme destek verdiğini' ileri sürdüğü Yaser Arafat'ı suçluyor; Bush'a göre, Arafat, 'terörü destekleyen' biri. Bush, İsrail başbakanı Ariel Şaron'un, ülkesini hedef alan 'dinci terörü' önlemek için 'haklı' bir mücadele başlatmış bir devlet adamı olduğuna da inanıyor. Bütün dünyayı ayağa kaldıran Ramallah'taki vahşet manzaralarının, bu bakış yüzünden, Amerikan yönetimi üzerinde hiçbir etkisi olmuyor. Oysa gerçek Bush'un iddiasının tam tersi. Yaser Arafat, kendi toplumundan yükselen "Uzlaşmacı" ithamlarını göğüslemeyi de göze alarak, barış kervanına katıldı. Mücadelesine "Bütün Filistin topraklarını kurtarmak" amacıyla başlayan Arafat, Oslo ve Madrit sonrasında, yüzde 28'e râzı oldu. Bush unutsa bile insanlığın belleği hâlâ sağlam: 1994'te Nobel barış armağanı verilenler arasında, 'barışa katkıları sebebiyle', Yaser Arafat da vardı. Buna karşılık, Ariel Şaron'un geçmişi hayli karışık. 1982 Lübnan işgali sırasında Hıristiyan milislerin Sabra ve Şatilla Filistin mülteci kamplarında gerçekleştirdikleri kıyımın mimarı o. ABD başkanının belleği zayıf olduğu için, Şaron'un, eleştiriler yüzünden bakanlık koltuğunu terk etmek zorunda kalışını ve TIME dergisiyle mahkemelik oluşunu hatırlayamayabilir; ancak Belçika hükümetinin, 'kitle kıyımı' iddiasıyla, şu yakınlarda Şaron'a karşı yargı girişimi başlattığını o bile işitmemiş olamaz. Kalkış noktası yanlış bir değerlendirme üzerine oturuyor olsa bile, ABD başkanı George Bush'un, Ramallah vahşetine verdiği tepki, 11 Eylül sonrası takındığı tavırla müthiş tutarlı. Bush bir konuda doğru söylüyor: 11 Eylül sonrasında George Bush Afganistan'da ne yaptıysa, aynısını, Ariel Şaron Filistin'de tekrarlıyor... Tutarlı olmayanlar, Bush'un Afganistan mâcerasını destekledikleri, Irak konusunda iştahlandığında benzer heyecanı paylaştıkları halde, Şaron'un Filistin'de yaptıklarına itiraz edenler... 11 Eylül uğursuz eylemleri Amerikan toplumunu sarstı, bu doğal; hangi ülke o çapta bir terör eylemine mâruz kalsa sarsılır... Ancak, o sarsıntıyı, bir yerlerde hazır tutulan 'dünyayı fetih projesi'ni hayata geçirmek üzere bahane olarak kullanma açgözlüğüne saplandı ABD; hukuku askıya alarak ölçüsüz şiddet kullanmayı meziyet haline dönüştürdü. 'Kalıcı özgürlük' operasyonu kapsamında yürütülen bombalamalarda, ikiz kuleler ve Pentagon'da hayatını kaybedenlerden daha fazla sayıda Afgan sivil can verdi. İsrail'in diz çöktürerek arkadan ellerini bağlayıp bir yerlere götürdüğü Filistinli gençler vicdanları isyan ettirdi; oysa İsrail'in bu uygulamasının, Amerika'nın Afganistan ve Pakistan'dan zincirlere vurarak Küba'daki Guantanamo askeri üssüne götürdüklerine yapılan muameleden bir farkı yok. Yakın geçmişte Bush'un Afganistan'a yönelik hiddetini körükleyenler, o tavırlarıyla, Şaron'un Filistin'e karşı giriştiği bugünkü vahşi saldırılara çanak tuttuklarını bilsinler. Bush kadar, Bush'a kayıtsız şartsız destek veren güce tapan ahmaklardan da cesaret buldu Şaron. Dün ile bugün arasında temelde tek bir fark bulunuyor: 11 Eylül'e Bush'un verdiği tepkinin 'İslâm düşmanlığı' ile ilişkisi kolay fark edilmiyordu; Şaron'un Beyaz Saray'dan aldığı destek, geriye dönüp 11 Eylül'e verilen tepkiyi yeniden değerlendirmeyi gerektirecek bir gelişme. Bush'u Şaron'la, 11 Eylül'ü Filistin'le buluşturan ortak payda, her ikisinin de 'terör' ile İslâm arasında kurdukları doğrudan ilintidir. 'Terörle mücadele', Şaron'un devreye girmesiyle, 'İslâm ile mücadele' biçimini alma yolunda. Amerika'nın temsil ettiği güç gözlerini kamaştırdığı için gerçekleri göremeyen tipler, Ramallah'ta yaşananların sağladığı âni şokun etkisiyle yarı-görür hale geldiler. Bu bir ilerleme. 11 Eylül'ün ardından başlatılan psikolojik harekâtın etkisiyle her denileni kabul etmiş, farklı görüşlere "Komplocu" sıfatıyla saldırmışlardı; şimdi aynı çevrelerin Şaron'u 'barışçı' Arafat'ı 'terörist' ilân etme hokkabazlığı karşısında düştükleri dehşet seyre değer... Gözleri biraz daha açılınca fotoğrafın bütününü de -belki- görebilirler. Umudum bu.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |