|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bir ulusun diriliş günlüğü
Mareşal Fevzi Çakmak'ın onbir yıllık cephe günlüğü "Mareşal Fevzi Çakmak ve Günlükleri" adıyla Yapı Kredi Yayınları arasından çıktı. İki cilt halinde yayınlanan ve bir döneme ışık tutan bu önemli kitap, akademik çalışmalarına Princeton Üniversitesi'nde devam eden Dr. Nilüfer Hatemi'nin doktora çalışması. Ailesi, kökenleri, çocukluluk yılları, eğitimi ve subay olarak görev aldığı Balkan yıllarına dair bilgilerle başlayan çalışma sözü daha sonra Mareşal Fevzi Çakmak'ın kalemiyle günlüğe bırakıyor. 11 zor yılı, gün gün anlatıyor
Bir ulusun yıkılış ve kurtuluş günlüğü niteliği de taşıyan çalışma, modern Türkiye'nin kurucularından Mareşal Fevzi Çakmak'ın kaleminden, "imparatorluğun en uzun on bir yılı"nın (1911-1921) öyküsünü içeriyor. Kitap, Çakmak'ın titizlikle ve askeri bir disiplinle tuttuğu ve ilk kez gün ışığına çıkan cephe günlüğünün yanısıra vefatından önceki bir haftayı da kapsıyor. Yıllar süren titiz ve yorucu bir çalışmanın ürünü olarak gerçekleşen kitap, bugüne kadar varlığı dahi bilinmeyen günlüklerin izinde 1 Ocak 1911 - 31 Aralık 1921 arasındaki dönemini ve Mareşal'in ölümünden önceki son günlerini kapsıyor. Yıkılan bir imparatorluğun Erkân-ı Harbiye Reisi'nin sessiz çığlıklarına tanıklık eden deftere yansıyan yıkılış öyküleri, bir süre sonra külleri üzerinde doğrulan bir toplumun kurtuluşuna öncülük eden bir kumandanın mutluluk gözyaşlarının canlı kayıtlarına bırakıyor yerini. En kötü günlerde bile soğukkanlılığını yitirmeyen, sarsılmaz bir askerin 11 yıllık cephe günlüğü; güçlükler, zorluklar ve ölümlerle dolu günlerde dahi hiç yitirilmeyen ümit ve coşku dolu satırları. Dr. Nilüfer Hatemi'nin Princeton Üniversitesi'nde doktora tezi olarak hazırladığı ve Fevzi Çakmak üzerine ilk bilimsel çalışma olan bu eser, Mareşal'in günlüklerinin yanısıra ilk kez yayımlanan belge ve fotoğraflar ile ailesine ve gençlik yıllarına dair incelemeler de içeriyor. Çalışma Prof. Norman Itzkowitz ve Prof. Şükrü Hanioğlu'nun sunuş yazılarıyla sunuluyor okura. Karadeniz'deki Çanakkale Savaşı
Mareşal Fevzi Çakmak'ın Günlüğü'nde Çanakkale Muharebeleri sırasında Karadeniz'de Rus donanmasının saldırıları anlatılıyor. Çakmak, Karadeniz'deki top atışlarının İstanbul Beykoz'da korku yarattığını yazıyor. Beykoz'da oturan Fevzi Paşa ailesinin top seslerinden endişe ettiği için Cihangir'e taşındıklarını belirtiyor. Çanakkale Muharebeleri'nin şimdiye kadar Çanakkale Boğazı ve Marmara Denizi'nde yapıldığı, biliniyordu. Tarih kitaplarında Rusya'nın Karadeniz'de birkaç bombalama yaptığı dışında fazla bilgi almazken Çakmak, Mart 1915'te 5. Kolordu Komutanı ve Mirliva (Tuğgeneral) rütbesiyle tuttuğu notlarında ilginç bilgiler veriyor. Bu notlardan Çanakkale Savaşı'nın Karadeniz kıyılarında da çok ciddi bir şekilde yaşandığı ortaya çıkıyor. Çakmak'ın günlüğünde yer alan bilgilere göre 1915 yılının Mart ayının başından Haziran ayının ortalarına kadar Karadeniz sahilleri ve İstanbul Boğazı'nın Rus donanmasının saldırılarına maruz kaldığı anlaşılıyor. Yapı Kredi Yayınları / Tel: 0 212 252 47 00
Günlükler, 50 yıl sonra ilk kez yayınlanıyor
Türk İstiklal Harbi'nin yapılmasında ve cumhuriyetin kurulmasında Mustafa Kemal Paşa'dan sonra en önemli katkının sahibi Mareşal Fevzi Çakmak'ın günlükleri vefatından 50 yıl aşkın bir zaman sonra yayınlanabildi. "Mareşal Fevzi Çakmak ve Günlükleri" adıyla yayımlanan kitapla, 1 Ocak 1911'den - 31 Aralık 1921 tarihleri arasında tuttuğu günlükler gün yüzüne çıkmış oldu. Kitabın 11 yıllık günlüğü kapsayan bölümünün dışındaki son iki bölümü ise 1 Ocak 1950 - 2 Nisan 1950 yani Mareşal'in vefatından önceki son günlerini kapsıyor. Mareşal'in böyle bir günlük tuttuğu bilinmiyordu. Eğer torunu Prof. Ahmet Çakmak, Princeton Üniversitesinde tarih doktorası eğitimini yapan Nilüfer Hatemi'ye bu defterleri vermese idi yine bilinmezler dünyasında kalacaktı. Fevzi Çakmak'ın günlükleri savaş cephelerinde, sahra çadırlarında, vazifesi gereği nerede bulunmuşsa orada her günün sonunda o güne dair önemli gördüğü olayları kaleme alması ile oluşmuş. Bu bakımdan tarihçiler; araştırmacılar ve meraklılar için günlükler müthiş kıymetli bilgiler taşıyor. Prof. Dr. Şükrü Hanioğlu'nun sunuşta belirttiği gibi bu günlükler yakın tarihe bakışımızı değiştirmiyor ama döneme ait çok özel bilgiler veriyor. Fevzi Çakmak'ın bin sayfalık günlüğünde ne yazık ki onun asıl rolünün merak edildiği cumhuriyet ve inkılaplar devrine ait 20'li, 30'lu, 40'lı yıllar yok. Mareşalin Osmanlıca yazdığı metinleri modern Türkçe'ye mükemmel bir dille çevirerek yayınlayan Dr. Nilüfer Hatemi, bu döneme ait günlüklerin de olması gerektiğini ancak kendisinin ulaşamadığını belirtiyor. Çalışmaya başlamadan önce yaşadıklarını "Günlükler ile karşı karşıya kaldığım günü hiçbir zaman unutamayacağım. Princeton Üniversitesi'ndeki odalardan birindeydim ve yerdeki halının üzerine sıraladığım defterlere elimi bile sürmeye çekiniyordum" diyerek anlatan Dr. Hatemi, o günden sonra uzun ve yorucu bir çalışmayla iki cilt tutan bu önemli eseri titizlikle vücuda getirmiş.
|
|
|
|
|
|
|
|