T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Şaron'un Yahudiliğe ihaneti

Böyle bir yazıyı ben mi yazmalıydım, sorusu akla gelebilir. Evet, ben yazmalıyım, çünkü Şaron'un, Yahudilerin bile taşıyamayacakları bir yük haline geldiğini birisi hatırlatmalı onlara... En azından, eğer anlamlı ise, tüm dünyada bir anti-semitizim fideliği oluşmaması için tavır koymaları istenmeli Yahudi dünyasından...

Türkiye'de Hizbullah imzalı akıl almaz cinayetler sergilenmeye başladığında, bundan en çok tedirgin olanlar, Türkiye'nin islami hassasiyeti olan kesimleriydi. Üstüne alınıp "utandıklarını" seslendiren yazarlarımız bile oldu. Haklıydılar, çünkü cinayetlerin ürküntü verici yansıması, hiçbir ilişkileri olmamasına rağmen, samimi Müslümanların munis dünyalarını da gölgeliyordu.

Şimdi eminim, dünyadaki pekçok Yahudi, Şaron'un cinayetleri karşısında kaçınılmaz bir utancın etki alanına girmiş olmalıdırlar. Amerika bile,derin İsrail sempatisi ve gene derin Yahudi lobisinin müessiriyetine rağmen, uzun suskunluktan sonra, atıyorum, bir vicdanı olduğunu (?) hatırladığına göre, Avrupa Birliği üyeleri bile, tüm sempatilerine rağmen, İsrail'in elini tutmaya çabaladıklarına göre ve siyonizmin derin etkilerini taşıyan dünya medyasının kıskaçlarından Şaron'un kanlı elini sergileyen görüntüler sarktığına göre ve dünya Filistin'i mazlum, Şaron'un İsrail'ini zalimler safında gördüğüne göre... Ve günün fotoğrafı, bir yanda İsrail tankları diğer yanda yerlere uzanmış kadın-erkek, genç-yaşlı Filistinli cesetleri olduğuna göre... Yani bütün gözler, bütün karşıt propagandaya rağmen, sapantaşından ve bedenini bomba haline getirmekten başka çaresi kalmamış Filistinli çocuklar karşısında putlaştırılmış silahlı gücünü acımasızca kullanan İsrail olgusunda odaklaştığına göre...

Yahudilik kendisini tam da böyle mi takdim etmek istiyordu dünyaya?

Şaron = Dünya Yahudiliği denklemini onaylıyor mu dünya Yahudiliği?

İnsanlık damarı ayağa kalkmış bir dünya ve karşı kutupta Şaron çizgisi...

Bunu taşıyabilir mi dünya Yahudiliği?

"Biz güçlüyüz, biz yeneriz, bizi kimse durduramaz. Amerika bile bizim kontrolümüzde. Bir ABD Başkanı, Yahudi lobisini ıskalayıp herhangi bir iç - dış politika geliştiremez. Onu bile biçeriz gerektiğinde. Türkiye'nin esamisi bile okunmaz. O zaten Amerika'daki Yahudi lobisinin ipoteğinde. Ortadoğu'nun eli maşalısı biziz. Bakın herkes korkuyor bizden. Arap dünyasının gıkı çıkıyor mu? vs..." Bu söylem midir Şaron çizgisinin dünyaya mesajı? Kimi ülkelerin "müfettiş" edalarından bunaldığı Avrupa Birliği temsilcilerini adam yerine bile koymamayı nasıl okumalı dünya?

Güç ve pervasızlık = Cinayet = İsrail.

Vitrinde Şaron.

Yüzde 70 destek almış İsrail toplumundan.

Allah Allah!

Hitler de Alman toplumunun çılgın dezsteğine sahipti.

Alman toplumu ödedi yıllar boyu "Heil Hitler" diye meydanları çınlatmanın bedelini...

Şükür ki Şaron'a yönelik destek yüzde 35'lere düşmüş. Demek utanç duygusu yayılıyor.

Uzun süre "mazlumiyet"ti Yahudiliğin taşıdığı imaj. Sürülenler, her ülkede boy hedefi olanlar, sığınacak dünya arayanlar, toplumsal öfkelerde ilk akla gelenler... Neredeyse ırk ayrımcılığı, ya da Yahudi karşıtlığı demekti bu. Almanya'da yapılanlar ise, bu mazlumiyeti çağın tarihine kazıdı.

O yüzden anti-semitizme karşı mücadele verdi Yahudi toplulukları...

Bir süredir şöyle bir görüntü sergileniyor dünyaya; hem de İsrail odaklaşması ile Yahudi dünyası tarafından:

-Artık mazlumiyet bitti, zulüm başladı. Sürülürdük, sürmeye başladık. Sürgünde kaç milyon Filistinli var? Bunlar bizim eserimiz. Eskiden evrelimize girilirdi, şimdi evlere tanklarla giren biziz. Eskiden çoluk çocuk ayırt edilmeksizin kıyıma uğrardık. şimdi çoluk çocuk ayırdetmeksizin kıyım yapan biziz. İşkence yaparız hem de Meclisimizde yasalaştırarak. Demokrasimiz böyle işler. Silahlarımız var. Komşu ülkelirimizin silahlarını bile biz modernize ederiz. Yani biz modernize etmezsek, silahlarını bile kullanamazlar. Dünyaya dal budak salmış medyamız var. Diyasporamız var her ülkede etkili. Dünyanın her yerinde, her türlü operasyonu yapabilecek güçte istihbarat örgütümüz var. Biz He-man'iz. Güç bizde.

Kuşatmışsınız bir milletin liderini, aç susuz bırakmışsınız, aşağılayabileceğiniz kadar aşağılamışsınız, tanklarla yıkmışsınız evini ve karargahını, sonra yetmemiş, dört askerinizi duvarına işerken dünyaya poz vermek üzere görevlendirmişsiniz. Filistinlilerin değil, dünyanın suratına işeyen bir İsrail fotoğrafı...

Müslümanları tahkir ettiğiniz yetmemiş, bu defa Hristiyanlara dönmüşsünüz. Hazreti İsa'nın en kutsal hatıralarını taşıdığına inanılan bir kiliseyi tank ve top ateşine tutmuşsunuz.

Dünya Yahudiliği düşünmez mi acaba: İsrail'e bölgede en sıcak bakan ülkenin, yani Türkiye'nin Başbakanı kalktı, "İsrail Filistin'e karşı soykırım uyguluyor" dedi. Hadi yanıldı, yakıldı, sonra düzeltmek zorunda kaldı (5 nisan 2002 tarihli Sabah'ın haberi, "Soykırım sözcüğü yanlış yorumlandı" s. 20 ) ama söyledi sonuçta. Bu sade bir insana değil, başbakana bile yansıyan anlamlı bir refleks olarak değerlendirilmeli değil mi?

Dünya Yahudiliği Papa'nın tepkisi üzerine düşünmez mi?

Ayrıca şu son günlerde İsrail'i suçlayan ifadelerin, dünlerde Yahudilik tarafından başkalarına karşı kullanılan ifadeler olması ne kadar anlamlı? Jenoside, pogrom, holokost, temerküz kampı... Dünyanın zihninde rollerin değişmekte olduğunu anlatmıyor mu bu? Faşist-Neonazist İsrail ve mazlum Filistin...

Bütün bunlar global anti-semitist duyguların yansıması mı? Tüm dünya mı anti-semitisit oldu? Anti-semitizim dünyanın genlerinde mi var yoksa?

Keskin sirke küpüne zarar deriz biz.

Kendi gücüne tapan bir oluşumu seyrediyor dünya ve buna tepki gösteriyor. Şaron, bu güç putlaştırmasını yaparak, aslında dünya Yahudiliğini dünyadan soyutladı ve dar bir alana sıkıştırdı. Şimdi dımdızlak ortada bir putlaşmış İsrail gücü var. İsrail'i bu noktaya getiren Şaron, anti-semitizme gübre taşıyan bir çılgın adam. Onun için eğer önemlisye anti-semitizm Yahudilik için "Şaron'un Yahudiliği ihanet ettiğini" yazdım başlıkta... Ve bu değerlendirmeme katılacak çok sayıda Yahudi bulunduğu, İsrail'deki barış yanlılarının eylemleriyle açıkca görülüyor. Şimdi burada şunu rahatlıkla söylemek mümkün: Yahudi dünyası bir numaralı anti-semit olarak Şaron'u yazmalı...

GÜNÜN HABERİ

Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) tüm üniversitelere bir yazı gönderdi. 01. 04. 2002 tarihli yazıda şunlar yer alıyordu: "Musevi vatandaşlarımızın dini bayramlarına ait tarihler aşağıda belirtilmiştir. Öğrencileriniz ve personeliniz içerisindeki Musevi vatandaşlarımızın talep etmeleri halinde bu tarihlerde izinli sayılmaları için gerekli kolaylığın gösterilmesini rica ederim." İmza: Kemal Gürüz. Yazının altında Pesah (Hamursuz), Roş-Aşana (Yılbaşı), Yom Kippur (Oruç) ve Sukot bayramlarının tarihleri yer alıyor. Yazı gereği için rektörlüklere, bilgi için de Türkiye Hahambaşılığı'na gönderilmiş.

Kim demiş YÖK inanç özgürlüğüne saygı duymaz diye? İnanın Musevi vatandaşlarımız isterlerse üniversiteye giderken kippalarını bile takabilirler. İsterseniz Hahambaşılık sorsun bir dilekçeyle... Doğrusu buna itirazımız da olmaz ama "ben de isterem" deme hakkımız niye yok diye sorarız kendi kendimize...


6 Nisan 2002
Cumartesi
 
AHMET TAŞGETİREN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED