T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

K Ü L T Ü R

Kaybedilen oğulun acısıyla

Eski aktör yeni yönetmen Todd Field'in, çocukları öldürülen bir anne-babanın acılarını aktardığı ilk filmi "In The Bedroom", insan davranışlarının matematiksel bir düzenle gelişmeyip umulmadık sapmalara uğrayabileceğini anlatıyor.

Katıldığı pekçok festivalden ödülle dönen ve beş dalda Oscar'a aday gösterilen "İn The Bedroom / Yatak Odasında" gösterime girdi. Andre Dubus'un bir öyküsünden uyarlanan filmi, Stanley Kubrick'in "Eyes Wide Shut"ında izlediğimiz Todd Field yönetiyor.

Pekçok uluslararası festivalde eleştirmenlerin beğenisini toplayan İn The Bedroom, özellikle filmin kadın oyuncusu Sissy Spacek'in performansıyla dikkat çekmişti. Spacek "Beklenmedik hareketlerde bulunan ve değişen, güzel işlenmiş karakterler ve iyi bir senaryo" dese de, 130 dakika boyunca izleyiciyi şaşırtacak bir sahneyle bile karşılaşmıyorsunuz. Filmin favorisi Spacek olsa da, Tom Wilkinson ondan daha iyi bir performans sergiliyor.

İnsan ruhunun derinliklerinde

Karmaşık olay kurgusu yerine insan ruhunun karmaşıklığına değinen Todd Field, sevgi, aşk, aile, kıskançlık, öldürme dürtüsü, evlilik, annelik içgüdüsü gibi insanoğluna arkadaşlık eden en eski duygular skalası niteliğinde bir film ortaya çıkarmış. Ekonomik açıdan belli bir sosyal refaha ulaşsa bile, ruhsal açıdan yara aldığında insanoğlunun ne denli tehlikeli olabileceğini anlatan film, arkadaşlık, anne-çocuk sevgisi, aile, eşler arasındaki ilişki kadar suç psikolojisinin temellerini irdeliyor.

Gürültü patırtı olmadan gelişen filmin senaryosu, seyircinin filmdeki herşeyi sindire sindire izlemesine neden olduğu için, izleyici, üzerinde şok etkisi uyandıracak bir öğeye rastlamıyor.

Sarsıcı ama şaşırtıcı değil

Mimarlık okuyan Frank (Nick Stahl) doğduğu kasabaya yaz tatili için geldiğinde, kasabada yaşayan iki çocuklu, dul Natalie'ye (Marisa Tomei) âşık olur. Önceleri bunun geçici bir heves olduğunu düşünen Matt (Tom Wilkinson) ve Ruth (Sissy Spacek) çifti arasında, oğullarının genç, güzel ve dul Natalie'ye takılması yüzünden zaman zaman gerilim yaşanır. İlişkiye sıcak bakan Matt'in aksine Ruth, oğlunun iki çocuk sahibi bir kadınla ilişki yaşamasına hiç sıcak bakmaz.

Doktor bir babanın ve New York'lu bir müzik öğretmeninin çocuğu olarak dünyaya gelen Frank, Natalie'yle daha çok birlikte olmak için okuluna bir yıl ara vermeye karar kılar. Ancak Matt ve Ruth'un mutlu evliliği, Frank'in Natalie'nin kişilik problemleri olan eski kocası Richard tarafından öldürülmesiyle sarsılmaya başlar.

Kasabanın en zengin ailelerinden birine mensup olan Richard'ın kefaletle hapisten çıkartılması ve işlediği cinayetin mahkeme tarafından kaza olarak nitelendirilmesi, Ruth ve Matt'in hayatlarında onulmaz yaralar açar. Bu olayın ardından sakin, anlayışlı ve çevresinde gelişen olaylara temkinli yaklaşan Matt, soğukkanlı bir katil olabilecek bir dönüşüm geçirir.

Psikolojik gerilim sevenlere..

"İn The Bedroom" sanat çevrelerinde ilgiyle karşılanabilecek ama sinema izleyicisinin damağında çok fazla tad bırakmayacak bir film. Filmde sahneler arasındaki geçişlerin karartma yöntemiyle yapılması ve bu tür geçişlerin sıklığı ise izleyicinin sıkılmasına neden oluyor. Psikolojik gerilim filmi izlemek isteyenlerin kaçırmaması gereken bir yapım.

 
Mercan Dede yine yollarda
Genç neyzen Mercan Dede, festivallerin ardından bu kez hem Türkiye, hem de bazı Avrupa kentlerini kapsayan uzun bir turneyle karşımıza çıkmaya hazırlanıyor.
25. kuruluş yılında 'Klasikler' albümü
Kültür Bakanlığı İstanbul Devlet Klasik Türk Müziği Korosu, 25. kuruluş yılı nedeni iki CD ve iki kasetten oluşan "Klasikler" adlı albümün tanıtımı amacı ile özel konser veriyor. Yarın saat 11.30'da Atatürk Kültür Merkezi Konser salonunda verilecek konseri Ender Ergün yönetiyor. Her pazar günü AKM'de konser veren Devlet Korosu, yarınki konserinde Klasikler albümünün sunumunun ardından A.Meragî, Itrî, Hafız Post, Üçüncü Selîm, Dede Efendi, Sadullah Ağa, Hacı Arif Bey ve Şevkî Bey'in bestelerinden oluşan bir konser verecek.
Varyag geçti diye Çince'ye rağbet arttı
Yaklaşık 4 ay kadar önce Boğazlar'dan geçiş yapan Varyag platformu, "Bir lisan bir insan, iki lisan iki insan" diyenlerin sayısını artıracak. Nasıl mı? Şöyle: Varyag'ın geçiş izni şartlarından biri olan 2,5 milyon turistin ülkemizi ziyaret edecek olması, Çince'ye olan ilgiyi artırdı. Özellikle turizm sektöründe çalışanların ve Çince öğrenmek isteyenlerin talepleri nedeniyle Çin Kültür Merkezi, Deniz Dershaneleri ile işbirliğine girerek 13 Nisan'da Çince kurslarına başlıyor.
6 Nisan 2002
Cumartesi
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED