T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

P O L İ T İ K A

'Başka hukuk yolu yok'

Erdoğan ve Gürtuna hakkında verilen soruşturma iznini kaldıran Danıştay, "Karar kesindir. Başkaca bir hukuk yolu yoktur" dedi.

AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna hakkında TCK'nin 313. maddesinden verilen soruşturma iznini kaldıran Danıştay 2. Dairesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun "kararın yeniden değerlendirilmesi" isteminin reddine yönelik verdiği kararın gerekçesini tamamladı. Danıştay 2. Dairesi'nin 4 sayfadan oluşan gerekçeli kararı ve soruşturma konusu dosya, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi.

Başsavcı neler istedi?

Kanadoğlu, "Erdoğan ve Gürtuna'ya atılan suç DGM kapsamında olduğu için izne gerek bulunmadığını", bu nedenle Danıştay'ın verdiği soruşturma izninin kaldırılması kararının "yok hükmünde" olduğunu iddia etmişti. Kanadoğlu, zimmet, rüşvet ve artırma ve eksiltmeye hile karıştırmak suçlarından ise doğrudan soruşturma yapılabileceğini bu suçlardan soruşturma iznine gerek olmadığı görüşüyle dosyayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na göndermişti.

İddialar geçersiz

Başsavcı Kanadoğlu'nun itirazlarını değerlendiren Danıştay 2. Dairesi'nin gerekçeli kararında ise 4723 sayılı kanun ile TCK'nin 313. maddesinin DGM'lerin görev alanından çıkartılmasının sadece büyükşehir belediye başkanları dışındaki personel için geçerli olduğu kaydedildi. Gerekçede büyükşehir belediye başkanları hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 313. maddesine yönelik suçların DGM kapsamında iken de soruşturma iznine tâbi olduğu belirtildi.

Kanadoğlu'nun, "Danıştay, itiraz konularını sadece biçim yönünden inceleyebilir, esasına giremez" iddialarının da değerlendirildiği kararda, "... itirazen önlerine gelen dosyalar şayet sadece biçim yönünden incelenseydi bu inceleme anlamsız, önemsiz, itiraz edenin hak ve menfaatlerini koruyan bir prosedür durumunda kalırdı. Şu halde itirazen yapılan incelemede işin esastan da incelenmesi gereklidir" denildi.

Gerekçeli kararda, Danıştay 2. Dairesi'nin, ileri sürülen işlem ve eylemlerin gerçek olup olmadığı, Türk Ceza Kanunu'na göre suç teşkil edip etmediği, suç teşkil ediyorsa hangi maddeleri ihlal edip etmediği, soruşturmayı gerektirecek şekilde oluşup oluşmadığı, bu konuda kanıt bulunup bulunmadığının da karara bağlanmasının zorunlu olduğu kaydedildi. Kararda, Başsavcı Kanadoğlu'nun, "itirazların sadece biçim yönünden inceleneceği işin esasına bakılmayacağı yolundaki iddiasının da yerinde olmadığı belirtildi.

Erteleme verilebilir

Kararda, Danıştay 2. Dairesi'nin 4616 sayılı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun gereğince erteleme kararı vermesinin de mümkün olduğu belirtildi. Cumhuriyet savcıları tarafından hazırlık soruşturması yapılabilmesinin, Danıştay 2. Dairesi'nin bu yönde karar vermesine bağlı olduğu kaydedilen gerekçeli kararda, "4616 sayılı yasanın, haklarında henüz takibata geçilmemiş suçlarda da ertelemeyi öngördüğü bu ertelemenin zorunlu olarak Danıştay 2. Dairesi'nce yapılacağı vurgulandı.

Yok hükmünde sayılamaz

Kararda görev ve yetkisi Anayasa ve yasalarla tanımlanmış ve belirlenmiş olan İkinci Daire'nin bu yetkiye dayanarak verdiği kararların 'yok hükmünde' sayılmasının mümkün olmadığı" belirtildi.

Ayrıca, işin esasına yönelik istemi 4483 sayılı yasa uyarınca itiraz üzerine verilen kararların kesin olduğu vurgulanarak, bu kararlara karşı başkaca itiraz veya kanun yolu bulunmadığı, bu nedenle Başsavcı Kanadoğlu'nun esasa yönelik istemlerinin incelenmeksizin reddedildiği de kaydedildi.



6 Nisan 2002
Cumartesi
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED