|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
FESTİVAL BAŞLIYOR
Film Festivali takip etmek hayli yorucu ve pahalı bir uğraş. Sinema sevgisinin, merakının yanısıra festival günlerine hasredilmiş güçlü bir bütçeyi, bünyeyi ve zamanı da gerektirir festivaller. Onbeş gün boyunca o sinemadan bu sinemaya koşuşturmaya hazır olanlar için start bu akşam resmen veriliyor. Festival bu akşam Beyoğlu Emek Sineması'nda, isimleri törende açıklanacak olan Türk Sineması'nın üç değerli sanatçısına 'Sinema Onur Ödülü' ile ünlü İspanyol yönetmen Carlos Saura'ya 'Yaşam Boyu Başarı Ödülü' verilmesi ve Altın Lale ödüllü Fransız yönetmen Claude Miller'in 'Betty Fisher ve Diğer Öyküler' adlı filminin gösterimiyle başlayacak. Festival boyunca sinemaseverlere, sinema tarihinde görkemli yerlere sahip ustaların unutulmaz filmleri ve yaşları genç olmasına rağmen 'usta' sıfatını hakeden yönetmenlerin filmlerinin yanısıra geçtiğimiz yıl içinde belli başlı uluslararası festivallerde gösterilerek övgü ve ödül almış, başarısını kanıtlamış yeni yapıtları da içeren 180'i aşan zengin bir film seçkisi sunulacak. Festival gösterimlerinin bilet fiyatları ise, bütün bir yıl boyunca krizin canından bezdirdiği Türk insanı için hayli yüksek aslında. Festival biletleri tam 7 milyon; sadece haftaiçi günleri 13:30 ve 16:00 seanslarında, öğrenci ile 65 yaş ve üstü izleyiciler için 5 milyon TL. Sabah 10:30 seanslarının biletleri ise herkese indirimli olarak sadece 4 milyon TL'den satılacak. 180'i aşkın filmin 19 başlık altında gösterileceği festivalin Ulusal Yarışma bölümünde bu yıl 11 Türk filmi yarışacak. Başkanlığını yönetmen Erden Kıral'ın yapacağı Yarışma Jürisi'nde Mehmet Aslantuğ, Prof. Dr. Naci Güçhan ve Yelda Kaymakçı Reynaud ve Montreal Film Festivali Direktörü DaniËle Cauchard bulunuyor. Jürinin değerlendirmesi sonucunda, Yılın En İyi Türk Filmi ile Yılın En İyi Yönetmeni'ne 25'er milyar TL'lik para ödülleri verilecek. Bu ödüllerden başka, Ulusal Yarışma Jürisi'nin seçeceği En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Kadın Oyuncu'ya onursal nitelikte birer ödül verilecek. Ayrıca, Uluslararası Film Eleştirmenleri Birliği Jürisi'nce seçilecek Türk filminin yönetmenine, bir sonraki filminin yapımında kullanılmak üzere 30.000 dolarlık bir para ödülü de verilecek. (Detaylı bilgi için: www.istfest.org) 180 FİLMLİK ZENGİN BİR SEÇKİ Festivalde 180 film şu başlıklarla gösterime sunulacak: Uluslararası yarışma (12 film), Sanatlar ve Sinema (8 film), Sinema Sinemaya Bakıyor (5 film), Edebiyattan Beyazperdeye (8 film), Nazım Hikmet 100 yaşında (4 Film), İKSV 30 yaşında: Beyazperdede Müzik (4 film), Özel Gösteri: (1 Film-Film Kameralı Adam), Anısına: Vittorio De Sica (8 film), Ustalara Saygı (26 film) - Tunç Başaran (Türkiye) - Stephen Frears (İngiltere) - Shohei Imamura (Japonya) - Nanni Moretti (İtalya), Bir Kült Figür: Christopher Lee (4 film), Beyazperdede Bir İlah: Alain Delon, Genç Bir Yönetmen Mercek Altında: Alejandro Amenabar (2 film), Dünya Sinemasının Genç Yıldızları (18 film), Dünya Festivallerinden (29 film), Çağımızın Aynası Sinema: İnsan Hakları (18 film), Canlandırma Sinemasından: Belçika, Bir Ülke-Bir Sinema: Almanya (9 film), Türk Sineması 2001-2002 (12 film) Ulusal Yarışma bölümünde 11 yerli yapım yarışacak: Maruf / Serdar Akar; Şellale / Semir Aslanyürek; İtiraf / Zeki Demirkubuz; Yazgı / Zeki Demirkubuz; Bana Şans Dile / Çağan Irmak; Büyük Adam Küçük Aşk / Handan İpekçi; Fotoğraf / Kazım Öz; O da Beni Seviyor / Barış Pirhasan; Hiçbiryerde / Tayfun Pirselimoğlu; Ayna / Hakan Şahin; 9 / Ümit Ünal; Deli Yürek - Bumerang Cehennemi / Osman Sınav (yarışma dışı) Ünlü İspanyol İstanbul'da Bu gece yapılacak açılış gecesinde Festival komitesi tarafından "Yaşam Boyu Başarı Ödülü" verilecek olan İspanyol sinemasının yaşayan en büyük ustalarından Carlos Saura, yarın da The Marmara Oteli'nde "Saura Sineması Üzerine Konuşuyor" konulu toplantıya katılacak. 1991 yılında Saura adına bir toplu gösteri düzenleyen ve geride kalan yıllar boyunca ünlü yönetmenin toplam 15 filmine programlarında yer veren İstanbul Film Festivali, en son olarak "Tango" adlı yapıtını, 1999'da Festival'in açılış filmi olarak göstermişti. Filmlerinde genel olarak İspanyol kültürünün temel taşlarına eğilen Saura, 1959'da çektiği "sokak Serserileri"nde Madrid'in kenar mahallelerindeki yoksulların yaşamına toplumcu bir gözle yaklaşarak bir tür İspanyol Yeni Gerçekçiliği yaratmaya çalıştı. Ardından gerçekleştirdiği Av, Kuzin Angelica, Besle Kargayı gibi filmleriyle Berlin ve Cannes film festivallerinde çeşitli ödüller kazandı. Ayrıca 1979 tarihli filmi Annemiz 100 Yaşında aynı yıl Oscar'a aday gösterildi. Saura, 1981'de de Çabuk, Çabuk"la yine Berlin'den Altın Ayı Ödülü'yle döndü. Birkaç sezon önce sinemalarda gösterilen ve ünlü ressamı konu alan Goya adlı filmi ise, Montreal Film Festivali'nde Sanatsal Başarı ödülünün sahibi oldu. Saura'ya dünya çapında şöhret getiren filmler, tam anlamıyla İspanyol dans biçimlerine adadığı filmler oldu: Kanlı Düğün, Carmen, Büyülü Aşk. Vittorio De Sica 'Anısına' Sinema tarihine önce oyuncu, sonra yönetmen olarak damgasını vuran Vittorio De Sica, İstanbul Film Festivali'nde özel bir bölümle anılıyor. Usta yönetmen, unutulmaz filmi Bisiklet Hırsızları da dahil olmak üzere sekiz filmlik bir seçkiyle bu yılki festivalin 'Anısına' bölümüne konuk oluyor. Programda yer alan filmlerin bir kısmı Türkiye'de ilk kez seyirci karşısına çıkacak. Tiyatro ve sinema oyuncusu olarak da başarılı bir kariyere sahip olan, 1940'lı yıllarda ise kamera arkasına geçen De Sica, yarım yüzyıla yayılan sanat yaşamında kimisi başyapıt düzeyinde bir çok filme yönetmen olarak imza attı. Kazandığı paraları kotardığı filmlere yatıran De Sica'nın, II. Dünya Savaşı yıllarında senaryo yazarı Cesare Zavattini ile çalışmaya başlaması, sinemasını kökten değiştirdi ve bu verimli ortaklıktan dönemin ruhunu yansıtan kalıcı yapıtlar ortaya çıktı. İkili, filmlerinde İtalyan toplumunun, özellikle alt ve orta sınıfların yaşamından karanlık kesitler yansıtarak İtalyan Yeni Gerçekçilik akımının temelini attılar. Bu filmlerden beşi festival programında yer alıyor: Çocuklar Bize Bakıyor, Bisiklet Hırsızları, Milano'da Mucize, Umberto D., Termini İstasyonu, Yuvasızlar, İki Kadın, Dün, Bugün, Yarın. Fransız jön Alain Delon 21. Uluslararası İstanbul Film Festivali, geçen yıl büyük ilgi gören Marcello Mastroianni toplu gösterisiyle başlatmış olduğu efsanevi oyunculara adanan yeni bölümünü, bu yıl Fransız sinemasının unutulmaz jönü Alain Delon'a ayırdı. Festival'de sanatçının 1960'lardan 1990'lara uzanan zengin sinema kariyerinden seçilmiş 9 film gösterilecek. Oyuncunun hemen her dönemine uzanan söz konusu seçki, aynı zamanda Rene Clement'dan Henri Verneuil'e, Bertrand Blier'den Jean Pierre Melville'e Fransız sinemasının usta yönetmenlerini de biraraya getiriyor. Delon'a ayrılan bölümde, Kızgın Güne, Vurgun, Kiralık Katil, Sen Benimsin, Üç Adam Ölecek, Kaderi Arayan Adam, Ayrı Odalar, Kazanova'nın Dönüşü ile aktörün kendi yönettiği Bir Aynasızın Postu İçin adlı filmler yer alıyor. Ve bizden bir usta: Tunç Başaran 21. Uluslararası İstanbul Film Festivali, bu yılki programının Ustalara Saygı bölümünde yine bir Türk yönetmeni ağırlıyor. Tunç Başaran'ın yerli ve yabancı festivallerde çeşitli ödüller kazanmış beş önemli filmi Festival programında. Tunç Başaran'ın zamanında her biri ilgi odağı olmuş beş filmi bu yılki festivalin yerli filmler kefesinde ağırlıklı bir yer tutuyor: Biri ve Diğerleri, Uçurtmayı Vurmasınlar, Piano Piano Bacaksız, Sen de Gitme Triandifilis ve Kaçıklık Diploması. Muzip muhalif Nanni Moretti
Festivalin bu yıl Ustalara Saygı bölümünde ağırladığı isimlerden biri İtalyan sinemasının yaramaz çocuğu Nanni Moretti. Son olarak kendisine Cannes'da Altın Palmiye'yi kazandıran "Oğul Odası" adlı filmiyle dünya çapında yankı uyandıran yönetmenin politika ile mizahı kendine has bir biçimde harmanladığı, saygın festivallerde ödüller almış altı önemli filmi Festival programında. Nanni Moretti, "Oğul Odası'nda, eski filmlerinden farklı olarak dramatik yanı ağır basan bir öykü anlatıyordu. İstanbul Film Festivali, yönetmenin dünya çapında tanınmasını sağlayan, hiciv ve politika yüklü eski filmlerini sinemaseverlere sunarak zincirin eksik halkalarını tamamlıyor. 1995 yılında yine Festival kapsamında gösterilen Kızıl Güvercin ve Sevgili Günlüğüm başta olmak üzere, Moretti'nin Altın Düşler, Bianca, Ayin Bitti, Nisan adlı yapıtları Ustalara Saygı bölümünde seyirci karşısına çıkacak.
|
|
|
|
|
|
|
|