T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Fransa'ya düşen 11 Eylül serpintisi

Bu defa sürpriz haber Fransa'dan geldi: Seçmen, Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerinde, Jacques Chirac'ın (yüzde 19.67) karşısında Jean-Marie Le Pen'in (yüzde 17.2) yarışmasına karar verdi. Sonuç, Sosyalist başbakan Lionel Jospin (yüzde 16.7) için bir fiyasko; o da politikayı bırakacağını açıkladı zaten. Ulusal Cephe lideri Le Pen'in aldığı oylar yüzünden Fransa'nın şoka girdiği bildiriliyor.

Lionel Jospin'in başarısızlığında, savunduğu fikirlerin anlamını yitirmesi yatmıyor sadece; sosyalist seçmeni başka arayışlara sevk eden özel şartlar da Jospin oylarının hayal kıracak düzeyde kalmasında rol oynadı. Çok az oy alabilen diğer adaylar bilinen ve ciddi isimler değildi; ne dediğini lâfını sakınmadan söyleyen Le Pen'in onların arasından sıyrılmasını, bu sebeple, 'şok' olarak karşılamamak gerekiyor.

Avrupa'da milliyetçiliğin bir süredir yükseliş burcuna girdiği biliniyor. Görünen sebep yabancılara duyulan tepki olsa da 11 Eylül sonrasında yaşananların da Le Pen'in ekmeğine yağ sürdüğü söylenebilir. Başkalarına ters düşme pahasına kaydedelim: Fransa'da boy veren anti-Semitik ortamda, yabancı düşmanlarıyla birlikte yabancılar bile Le Pen'e destek vermiş olabilir. 11 Eylül ve Filistin'de yaşananlar, dünyadaki siyasi dengeleri altüst etti. Le Pen'in başarısı 11 Eylül savrulmasıyla yakından ilişkili.

Fransız sisteminde devlet başkanı önemli yetkilerle donatılmış bulunuyor. Bu sebeple, ikili yarışta, Le Pen karşısındaki aday şanslı; ancak bu yine de bir temel gerçeği değiştirmiyor: Chirac da 'sağcı' bir politikacı ve "Le Pen olmasın da" diyecek Fransız seçmeni oylarını bir başka 'sağcı' aday için kullanmak zorunda. İlk tur sonucu Le Pen için zafer olduğundan daha fazla 'sol' için bir hezimet...

Esas sürpriz olarak değerlendirmemiz gereken, seçmen iradesine duyulan aşırı tepki. Le Pen'in ikinci tura kaldığının anlaşılmasıyla birlikte, Fransız medyası, belli-başlı politikacılar, siyasi yorumcular, toplumu alarma geçirmeyi amaçlayan değerlendirmeler yapmaya başladılar. Bıraksanız, daha önce değişik yöntemlerle (bu arada yargı da kullanılarak) önü kesilmeye çalışılmış Le Pen'in ikinci turda yarışmasını engelleyecekler...

Avrupa'da milliyetçilik global gelişmelere paralel olarak yükseliyor. Klasik yerel politikacıların dünya sistemine boyun eğer görüntüleri, gelişmelerden rahatsızlık duyanları 'yerelliği' vurgulayan alternatifler yanına sürüklüyor. Le Pen'e "Irkçı" demek kolay, ancak kendisine oy veren milyonlarca insanın onda 'ırkçı' olmaktan öte değerler bulduklarını mutlaka hesaba katmak gerek. Fransız seçmeni, solu zihninden silince, 'merkez sağ'ın karşısına alternatif olarak 'milliyetçi sağı' çıkartmayı yeğledi.

Bu başarı Le Pen'i Elysee Sarayı'na, partisini iktidara taşıyacak değil; Chirac'lı bir dört yıl daha geçirecek Fransızlar. Ulusal Cephe'nin Le Pen'in şahsında yakaladığı başarı, Fransa'daki sağ ve sol partileri, kendi öz değerlerine sahip çıkmaya sevk edecektir. Yaşananı 'şok' haline dönüştüren, mevcut siyasi yapının bu 'sürpriz' gelişmeden olağanüstü etkileneceği gerçeğidir.

Bu gelişme Türkiye'deki politikacıların da ilgisini hak ediyor. Avusturya'da Jörg Haider'i iktidara taşıyan gelişmenin izdüşümü son seçimlerden MHP'nin ikinci parti olarak çıkması biçiminde yansımıştı Türkiye'ye; Fransa'da yaşanan, o eğilimin etkisini Avrupa'da sürdürdüğünü ortaya koyuyor.

Bir diğer sonuç da, yerleşik düzenin Le Pen ve partisine verdiği dışlayıcı tepkinin kendisini bizde de hissettirmesidir. TBMM'nin ön plana çıktığı, 'milli egemenlik' kavramının ağızlardan düşmediği bir günde, bir siyasi parti ve liderinin, bizde veya başka ülkelerde, fikirleri sebebiyle önünün kesilmek istenmesi biraz ters düşüyor, ama bu, günümüzün gerçeği... Le Pen'in ve siyasi rakiplerinin bundan sonraki davranışlarının Türkiye tarafından yakından izlenmesi gerekiyor. Le Pen ve partisinin karşı olduğu söylenen 'yabancılar' arasında yüzbinlerce Türk'ün de bulunduğunu unutmayalım.

11 Eylül dünyayı ateşledi; serpintileri yeni yeni fark ediliyor...


23 Nisan 2002
Salı
 
FEHMİ KORU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED