|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Adnan Menderes başkanlığındaki Demokrat Parti iktidarının, icraatları ve Meclis'te halkın istediği kanunları kabul etmesi bazı çevreleri oldukça rahatsız ediyordu. 1960'lı yıllara gelindiği zaman DP'ye karşı bir kampanya başlatılıyordu. 27 Mayıs 1960 tarihine gelindiği gün ise milli iradenin tecelli ettiği Meclis'in kapısına kilit vuruldu.
Bugün 82. yılını geride bırakan Türkiye Büyük Milet Meclisi'ne, geçen zaman içinde ihtilaller ve darbeler damgasını vurdu. Bu dönemlerde, zorunlu olarak Meclis çalışmaları askıya alındı, demokrasi kesintiye uğradı. Demokrasiyi kesintiye uğratan müdahalelerin izlerini silmek, kolay olmadı. Türkiye, bugün hala 12 Eylül darbesinin ürünü olan bir Anayasa ile yönetiliyor ve bu anayasanın değişitirilmesinin zorunlu olduğu, başta Yargıtay Başkanı Sami Selçuk olmak üzere birçok konu uzmanı tarafından çeşitli platformlarda dile getiriliyor. Müdahalelerin siyasi olduğu kadar ekonomik sonuçları da ağır oldu. Türkiye, henüz "28 Şubat post-modern darbesi"nin, siyasi ve ekonomik sonuçlarından kurtulabilmiş değil. Bundan tam 82 yıl önce Meclis'in ilk açılışını yapanların hedefi "Muasır medeniyeti" yakalamaktı... BİR CUMA NAMAZI SONRASI 23 Nisan 1920 tarihinde Hacı Bayram-ı Veli Camii'nde kılınan cuma namazının ardından Mustafa Kemal'in başında bulunduğu ve Anadolu illerinden gelen temsilcilerden oluşan heyet Meclis'in ilk açılışını yapıyordu. Meclis'in ilk toplantısına Anadolu illerinden seçilip gelen 115 temsilci katıldı. Parlamento geleneklerine göre, en yaşlı üye olan Sinop Milletvekili Şerif Bey (1845), Başkanlık kürsüsüne çıktı ve yaptığı konuşmada, "Bu Yüksek Meclisin en yaşlı üyesi sıfatıyla ve Allah'ın yardımıyla milletimizin iç ve dış tam bağımsızlık içinde alın yazısının sorumluluğunu doğrudan doğruya yüklenip, kendi kendisini yönetmeye başladığını bütün dünyaya ilan ederek, Büyük Millet Meclisi'ni açıyorum" ifadelerine yer verdi. Meclis'in ilk toplantısında isim olarak 'Büyük Millet Meclisi' isminin verilmesi kararlaştırıldı. 3 Aralık 1920'de Ermenistan Cumhuriyeti ile imzalanan Gümrü Barış Andlaşması, TBMM'nin yaptığı ilk uluslararası andlaşma olarak tarihteki yerini alıyordu. 19 Kasım 1920'de ilk Anayasa'nın görüşmeleri başlarken 20 Ocak 1921 günü yapılan oylamayla ilk Anayasa kabul ediliyordu. 1921 Anayasası 23 maddeden oluşan oldukça kısa bir metindi. İlk dokuz maddesi devletin dayandığı temel ilkeleri sayıyordu. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu, yasama ve yürütme yetkilerinin milletin tek ve gerçek temsilcisi olan TBMM'de toplandığı esasları, halka dayalı devlet ve güçler birliği ilkelerini ifade ediyordu. ÇOK PARTİLİ DÖNEM 23 Nisan 1920 yılında Meclis'in açılmasının ardından 14 Mayıs 1950 yılında yapılan seçimlere kadar Meclis'te sadece tek bir parti yer alıyordu. Cumhuriyet Halk Partisi'nin tek parti olarak yer aldığı Meclis'e yeni partilerin katılmasına yönelik yapılan girişimler ise başarısız kalıyordu. CHP'nin yanında 18 Temmuz 1945'de "Millî Kalkınma Partisi" kurulan ilk parti oluyordu. 7 Ocak 1946'da "Demokrat Parti" kuruluyordu. 14 Mayıs 1950'de yapılan seçim sonucunda, 487 milletvekilliğinin 397'sini kazanan DP, 24 yıl kesintisiz iktidarda kalan CHP iktidarına son vererek iktidara geldi. Demokrat Parti'nin Meclis'te çoğunluk sağlamasının ardından Meclis'te Demokrat Parti ve Adnan Menderes dönemi başlıyordu. Tek parti döneminde Türkçe okunmaya başlanan ezan yeniden Arapça aslında okunmasına dair kanun kabul ediliyordu. Adnan Menderes başkanlığında Demokrat Parti iktidarının icraatları ve Meclis'te halkın istediği kanunları kabul etmesi bazı çevreleri oldukça rahatsız ediyordu. Özellikle CHP Genel Başkanı İsmet İnönü'nün tahrikleri neticesinde 1960'lı yıllara gelindiği zaman DP'ye karşı bir kampanya başlatılıyordu. 27 Mayıs 1960 tarihine gelindiği gün ise milli iradenin tecelli ettiği Meclis'in kapısına kilit vuruluyordu. Milli Birlik Komitesi adı altında biraya gelen subaylar yönetime el koyarken, Meclis te kapatılıyordu. Meclis'e ve halka karşı yapılan bu ilk darbenin ardından Türkiye'de muhtıra ve darbeler dönemi başlıyordu. ÇİFT MECLİS SİSTEMİ 1961 Anayasa'sı ile birlikte Meclis'in konumu ve yetkilerinde önemli değişikliklere gidiliyordu. Milli iradeyi kullanma yetkisinin Meclis'te olmasına rağmen 1961 Anayasa'sı ile Meclis'in bu yetkinin yürütme organı Bakanlar Kurulu ile yargı yetkisini kullanan yargı organları arasında paylaştırılıyordu. 1961 Anayasası ile birlikte TBMM'nin yapısında önemli değişikliğe gidilerek 'Millet Meclisi' ve 'Cumhuriyet Senatosu' olmak üzere 'Çift Meclis'li yapıya geçiliyordu. Senato, 12 Eylül 1980 harekatından sonra TBMM'nin feshedilmesiyle ortadan kalktı. 27 Mayıs darbesinin ardından ilk seçimler ise 15 Ekim 1961 tarihinde yapılıyordu. Bu seçimlerin ardından hiçbir parti tek başına hükümet kuracak çoğunuluğu sağlayamadığı için CHP ile AP arasında kurulan koalisyon hükümeti 20 Ekim 1961 tarihinde yapılan oylama neticesinde güvenoyu alarak göreve başlıyordu. BU SEFER MUHTIRA 1965 seçimlerinde ise Adalet Partisi zaferle çıkıyordu. Süleyman Demirel 1965 seçimlerinin ardından hükümeti kurmakla görevlendirilirken görevini 27 Ekim 1965 tarihinde yapılan oylama neticesinde Birinci Demirel hükümeti güvenoyu alıyordu. Bu tarihten itibaren Demirel hükümetleri dönemi başlıyordu. Ancak 12 Mart 1971 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlarının imzası ile yayınlanan ve Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanlığı ve hükümete verilen 'muhtıra' ile 'demokrasi' yine kesintiye uğruyordu. 12 Eylül 1980 tarihine gelindiği zaman ise Türk Silahlı Kuvvetleri yeniden 'sivil irade'ye son veriyor ve Meclis'in kapısına kilit vuruluyordu. ÖZAL DÖNEMİ BAŞLIYOR 12 Eylül askeri darbesinin ardından bütün siyasi partiler kapatılırken, siyasi partilerin yöneticileri de tutuklanarak askeri mahkemelerde yargılanmaya başladı. 1961 Anayasa'nın yerine yeni bir Anayasa hazırlanması için 'Kurucu Meclis' oluşturuldu. 7 Kasım 1982 günü halkoyuna sunulan 1982 Anayasa'sı kabul edilerek yürürlüğe giriyordu. 1982 Anayasa'sı ile birlikte TBMM'nin yapısında 1961 Anayasa'sı ile getirilen 'Çift Meclis' sisteminden vazgeçilerek tek meclisli sisteme dönlüyordu. Darbenin ardından ilk genel seçimlerin ise 6 Kasım 1983 tarihinde yapılması öngörülürken bu seçimlere sadece Anavatan Partisi, Milliyetçi Demokrasi Partisi ve Halkçı Parti'nin katılmasına izin veriliyordu. 6 Kasım 1983 seçimlerinde Turgut Özal'ın başında bulunduğu ANAP, büyük bir zafer kazanırken Meclis'te ezici çoğunluk sağlıyordu. Turgut Özal, Meclis'teki sandalye çoğunluğuna da güvenerek yasaları Meclis'ten geçirme konusunda hiçbir engel ile karşılaşmıyordu POST-MODERN DARBE Hacı Bayram-ı Veli Camii'nde 23 Nisan 1920 tarihinde kılınan cuma namazı sonrasında ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi dualarla açıldı. Necmettin Erbakan başkanlığındaki Refahyol hükümetinin belli çevreleri rahatsız eden icraatlarının ardından 28 Şubat post-modern darbesi geliyordu. Milli Güvenlik Kurulu bazı yasaların çıkartılması konusunda Meclis'e dayatmada bulunuyordu. Refahyol hükümeti milletvekili transfer pazarlarını yeniden açılmasının ardından kan kaybediyordu. Erbakan'ın görevinin koalisyon ortağı Çiller'e geçmesi için istifa etmesinin ardından Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel Meclis iradesine aykırı olarak hükümet kurma görevini Mesut Yılmaz'a veriyordu. 1999 yılında yapılan seçimlerin ardından ise Meclis'te Ecevit'in başkanlığında DSP-MHP ve ANAP koalisyon hükümeti kuruluyordu. MECLİS ELEKTRİKLE AYDINLATILIYOR 23 Nisan 1920 yılında açılan Meclis dört yıl süreyle gaz lambası ile aydınlatıldı. 1924 yılında verilen bir teklifle Meclis'in elektrik ile aydınlatılması gündeme getirildi. Diyarbekir Mebusu Fevzi Bey ve arkadaşları 2.1.1340 tarihinde "Meclis elektrik tenviratının Meclis tahsisatı ile tesis olunacak bir menbadan temini hususunu şimdi reye vaz'ını ve Meclis Alice kabul buyrulduğu takdirde muhterem idare heyetince serian muamelesinin ikmalini arzeyleriz" teklifini verdi. 15. 12. 1340 tarihinde Meclis Genel Kurulu'nda yapılan görüşmede ise Meclis'in elektrikle aydınlatılması teklifi kabul edildi. Kanun ile Meclis'in aydınlatılması için iki motor ve teferruatının pazarlık usulüyle satın alınması öngörülüyordu. MECLİS'İN İLK BİNASI
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nun bugün kullandığı binası 3. binadır. TBMM'nin ilk toplantısını yaptığı Ulus'taki binanın yapımına 1915 yılında mimar Hasip Bey tarafından başlanıldığı belirtiliyor. İlk Meclis binası, 22X43 metre boyutlarında, bodrum üzerine tek katlı, bir büyükçe toplantı salonu ile küçüklü büyüklü 9 odalı taş yapıdır. Dış cepheler, kemerler, geniş saçaklar ve iki balkonla zenginlik ve derinlik kazandırılmıştır. Kurtuluş Savaşı ile ilgili önemli kararlarını alındığı, Cumhuriyet'in ilan edildiği ilk bina 18 Ekim 1924 tarihine, kadar kullanılmıştır. Bu tarihi bina bugün "Kurtuluş Savaşı Müzesi" olarak kullanılmaktadır.
|
|
|
|
|
|
|