|
|
|
|
Fenerbahçe camiası bu hafta gözleriyle Trabzon maçını izledi ama kulağı kirişte yani radyoda idi. G.Saray maçından haber bekleniyordu. Haber beklenildiği (umulduğu) gibi çıkmadı. Ne denilmiş? "Eğer ibret alınsaydı tarih tekerrür mü ederdi" denilmiş. Demek ki G.Saray tarihten bir ibret dersi çıkardı; A.Gücü'ne bu yıl şans tanımadı. Şimdi arkadaş, bu maçta iki pozisyon var; izin verirseniz bir kereye mahsus haddimi aşarak bunları yorumlayayım. 1. Emre'nin tekmesi: İstisnasız bütün yorumcular bunun kırmızı kart gerektirdiğini söylediler. Dakika 62. Ne oluyor; kart verilse G.Saray on kişi kalıyor. Şüphesiz verilen kartlar kadar verilmeyen kartlar da önemlidir. Beşiktaş geçen hafta Ali Eren'in gördüğü kırmızı kartı neredeyse sonun başlangıcı saydı. Ve bu kart üzerine ne kadar konuşuldu biliyorsunuz. 2. Penaltı: Bu penaltı için yapılan değerlendirmeler %70-80 yanlış bir karar olduğu doğrultusunda idi. Demek ki ne olmuş? G.Saray önemli iki hakem hatası yüzünden maçı almış. Evet böylesi yorumların faydası yok. Ama insan içindeki düğümü çözmek istiyor; bir taraftar olarak ferahlamak istiyor. Bu yıl hakem camiası üzerine çok konuşuldu, haddinden fazla konuşuldu. Kulüpler, yöneticiler, futbolcular, eski hakemler, eski futbolcular, medya mensupları meseleyi öyle bir noktaya taşıdılar ki; bir yanda maçlar [yani perde önü], öte yanda Federasyon ile MHK'ye karşı yürütülen mücadele [yani perde arkası] çerçevesinde çifte kavrulmuş bir sezon yaşadık. Doğrusu şaibe kavramının bu kadar ayyuka çıkması her şeyin tadını kaçırdı. Ne üçüncü yıldız, ne şampiyonluk artık gönül hoşluğu ile karşılanamayacak. Halbuki, bunun yerine [Tam da Milli Takım'ın Dünya Kupası'na katıldığı bir zamanda] ülkede yükselen futbol kalitesinden, yeni parlayan yıldızlardan, unutulmaz maçlardan bahsedebilirdik. Bu sezonun ilginç olan bir öteki yanı da finale kadar, son maçlara kadar hiçbir şeyin netlik kazanmamış oluşudur. Elbette ki bu durum yarışa bir heyecan katıyor. Her ne kadar, şu anda, G.Saray neredeyse %90 şampiyon olmuş kabul ediliyorsa da; futbolun mahiyeti icabı son düdük çalınmadan neticeyi ilan etmek imkânsız. Önümüzdeki hafta F.Bahçe camiası yine gözleri maçta, kulakları radyoda, ikiye bölünmüş bir dikkat; ve herhalde iki misli heyecan ile yine bir karşılaşma izleyecek. Umarız bu defa hakem hataları (dedikoduları) yerine futbolun güzelliğinden bahsederiz; gerginlikler, suçlamalar, düşmanca tutumlar son bulur. Tebessümle tekrar edelim: Spor; sevgi-barış-kardeşlik, değil mi
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |