T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Bir tartışma üzerine

Biri, "Aptallıklar olimpiyatı yapılsın, bu kadın da yarışsın" diye yazdı... Bir diğeri, Amerikan argo sözlüğünde mevcut bütün aşağılayıcı sıfatları onun için kullandı... Bir başkasına göre, o, "İçimizdeki düşman"; aynı yazar, "Başka düşmana ne gerek, onun yaptığının teröristlerin becerdiğinden farkı yok" demeyi ihmal etmedi... Bir radyoda kendisiyle yapılan mülâkatta, yeri gelince, "Bush Yönetiminin 11 Eylül saldırılarını önceden bilip bilmediği araştırılmalı" dediği için, Georgia'lı Temsilciler Meclisi üyesi Cynthia McKinney'in koltuğunu boşaltmasını isteyen meslektaşları bile çıktı...

McKinney tam beş dönem katıldığı seçim çevresinde oyların yaklaşık üçte ikisini alarak Kongre'ye seçilmeyi başarmış hem kadın hem de zenci bir politikacı. Demokrat Parti'den. Üzerine bu denli şimşekleri çekmesi de, bugüne kadar savunduğu konular sebebiyle ülke çapında sevenleri bulunması... McKinney ile mülâkatı, Kaliforniya/Berkeley'de kurulu bir radyo yapmıştı. Söyledikleri kendisini aşağılayan bir tonla Washington Post gazetesine yansıyınca (12 Nisan 2002), McKinney, birdenbire en fazla tartışılan politikacı haline dönüşüverdi. Beyaz Saray sözcüsü Ari Fleisher, McKinney'in sözlerini 'komplo teorisi' sınıfına sokmakta gecikmedi...

Burada bir noktaya dikkat çekmekte yarar var: McKinney'in bütün istediği bir araştırma yapılması: "Ben, 'Yönetim 11 Eylül'ü önceden biliyordu' demiyorum; bütün yaptığım 'Binlerce insanın hayatına mâl olan terör eylemleriyle ilgili etrafta dolaşan söylentiler araştırılsın' demekten ibaret." Bir dediği de, 11 Eylül sonrasında meydana gelen gelişmelerin işaret ettiği bir başka gerçek: "11 Eylül'den en kârlı çıkanlar Başkan Bush'un yanında yer alan Carlyle Grubu ile irtibatlı kişiler..." Bu iki cümle bu kadar küfrü hak edecek hangi sırları içinde saklıyor, bilmiyorum...

New York Sağlık Bölümü, önceki gün, Dünya Ticaret Merkezi'nde ölenlerin sayısını 2825 olarak açıkladı. Ölenlerin çoğu 34-39 yaşları arasındaki insanlarmış. Ölen erkek sayısı kadın sayısının üç katıymış. Ölenler arasında sürekli yabancı ülkelerde yaşayanların sayısı sadece 25 imiş. Başka ülkelerde doğup DTM'nde hayatını kaybedenler de varmış; 115 değişik ülkeden insanlar ölenlerin beşte birini teşkil ediyormuş...

Biliyorum, bir çoğunuz, "Hangi ülkeden kaç kişi?" diye merak ediyorsunuz... Bu merakınızın sebebini de biliyorum. Bu bilgileri aldığım New York Times'ta verilen diğer ayrıntıları aktarayım: İngilizler 53 kişiyle ilk sırada; 34 kişiyle Hindistan doğumlular ikinci sırada. Dominik, Jamaika, Trinidad, Tobago, Kolombiya, Guyana ve Ekvador gibi ülkelerde doğup da saldırılarda ölenlerin sayısı Rusya ve İtalya gibi onlardan çok kalabalık nüfuslu ülkelerin kayıplarından fazla... Evet, İsrail'den kaç kişinin saldırılarda can verdiğine dair herhangi bir bilgi yok NYT haberinde. İkisi çarpan uçakların yolcusu olmak üzere dört İsrailli'nin menfur saldırılarda öldüğü duyurulmuştu; benim 27 Eylül 2001 tarihinde buraya aktardığım bu bilgi doğru. Bilgiyi aldığım kaynak, "60 da İsrailli kayıp" diyordu; o 60 İsrailli'nin çeşitli sebeplerle gözaltına alındığı sonradan öğrenildi.

Geçenlerde (3 Nisan 2002), Yalçın Doğan, Cumhuriyet'te, "Dünya Ticaret Merkezi'nde işe gelmeyen 4000 bin İsrailli" söylentisini yeniden gündeme soktu. Bu, konudaki söylentiler, hatırlayacaksınız, Jerusalem Post gazetesinin, 12 Eylül günü verdiği, "İkiz kulelerde yaklaşık 4000 İsrailli çalışıyor; terör bizi de vurdu" haberine dayanıyor. Tabii, gerçek ölü sayısı ilk gün verilen İsrailli çalışan rakamının epey altında kaldı. İnsanların kafasını karıştıran da, Jerusalem Post'un verdiği rakamla (4000) gerçek (4) arasındaki büyük uçurum...

McKinney'in bir siyasi rakibinin dediği gibi, Kongre çatısı altında her türlü saçma söz sarf edilebiliyor. Bush'a hem hemşehrilik hem de partidaşlık bakımından yakın Temsilciler Meclisi üyesi Tom DeLay sözgelimi, Pearland/Texas'ta bir kilisede konulurken, "Çocuklarınızı Baylor Üniversitesi'ne de, A&M Üniversitesi'ne de göndermeyin; Hıristiyan okullarına gönderin" demişti... Her iki üniversitenin 'muhafazakâr değerlere' ve 'Hıristiyanlık ilkelerine' sadâkati bilindiği halde...

Geçen ay, yine Bush'un partisinden Oklahomalı Senatör James Inhofe, Senato'da yaptığı konuşmada, Batı Şeria'ya sahiplenmesinin İsrail'in hakkı olduğunu söylemişti. ABD içinden İsrail politikalarına karşı çıkanları da "11 Eylül'ün müsebbibi" olmakla suçlayarak... 'Koyu Hıristiyan' Cumhuriyetçi senatörün geçen ay yaptığı bu konuşma, İsrail'in Batı Şeria'ya başlattığı saldırıları körüklemiş bile olabilir.

Tom DeLay'e, James Inhofe'ye garip ve bir o kadar da tehlikeli konuşmaları yüzünden itiraz eden çıkmadığı halde, McKinney, bir radyo konuşmasında "Bush yönetiminin 11 Eylül'ü önceden bildiği yolunda söylentiler araştırılsın" dediği için neredeyse çarmıha gerilecek... McKinney'in seçim bölgesindeki bir gazete, İnternet sitesinde, "Bu görüşleri benimsiyor musunuz?" diye soran bir anket düzenledi; amaç beş kez çok yüksek oy alarak kazanan Temsilciler Meclisi üyesini rezil etmek olmalı ki, gelen olumlu cevaplar üzerine anketi sürdürmekten vazgeçti gazete...

Ne zor, en entrikacı bir dünya oldu dünyamız...


23 Nisan 2002
Salı
 
TAHA KIVANÇ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED