|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Nedense aklıma hep o Soğuk Savaş'tan belleklerde kalan fıkralar geliyor bugünlerde.. "Demir Perde" fıkraları.. Rus İvan, "Stekhanov" metodu ile çalışılan bir fabrikada, üretim yarışmasına katılmış.. En fazla üretim yapan işçi, ödül olarak dünya seyahatine çıkabilecekmiş.. İvan ödülü kazanıp, seyahate başlamış.. Önce, Demir Perde ülkelerinin başkentleri varmış gezi programında.. İvan da her gittiği kentten, fabrikadaki yoldaşlarına kart gönderiyormuş.. İlk kart Prag'dan gelmiş.. "Özgür Prag'dan sevgilerle" yazılıymış kartta.. Sonra, "Özgür Budapeşte'den sevgilerle", arkasından "Özgür Varşova'dan sevgilerle" yazılı kartlar gelmiş yoldaşlara.. Son kart ise Paris'ten gönderilmiş.. "Paris'ten sevgilerle.. Özgür İvan" yazıyormuş kartta.. Şimdi bu soğuk savaş, tarih oldu.. Küba gibi, Kuzey Kore gibi komünist ülkeler hâlâ var.. Çin Halk Cumhuriyeti de, siyaseten komünist, ekonomide kapitalist.. Ama özgürlüğün olmadığı ve bazan despot diktatörlerin, bazan totaliter rejimlerin hükmettiği ülkeler, hâlâ fazlasıyla var.. Bu bakımdan, eski Demir Perde fıkraları hâlâ anlam taşıyabilir. Bilirsiniz. Sovyet nüfuz bölgesine giren ülkelerin, Avrupa Birliği'ne karşı oluşturdukları, bir Komünist Ortak Pazarı (COMECON) vardı.. Her ülkenin aldığı karar, bu COMECON'un sekreterliği tarafından onaylanırdı.. O dönemde bir gün, Çekoslovakya "Deniz Ticaret Bakanlığı" kurmuş.. Hemen COMECON sekreteri, Çekoslovakya'yı uyarmış.. -Çekoslovakya'da deniz yok.. Deniz Ticaret Bakanlığı kuramazsınız, demiş.. Çekoslovak yönetimi de, şu cevabı vermiş.. -Bulgaristan'da da Kültür Bakanlığı var, Sovyetler'de de Adalet Bakanlığı var ama.. Bu Demir Perde ülkelerinin hepsinin adının başında bir "Demokratik" sözcüğü bulunurdu.. Hepsinde seçim yapılırdı.. Ve seçimlerden istenmeyen sonuçlar asla çıkmazdı.. Galiba Küba'daki bir "özgür genel seçim"de, Pedro adındaki emekçi, oy kullanmak için sandık başına gitmiş.. Kendisine, içinde oy pusulası bulunan kapalı bir zarf vermişler.. Pedro zarfı açıp, oy pusulasına bakmak istemiş.. Hemen sandık heyetinin başkanı uyarmış Pedro'yu.. -Bu gizli bir oylamadır.. Kime oy verdiğini, yarın sonuçlar açıklanınca öğrenebilirsin.. Zarfı açmadan atacaksın sandığa.. Şimdi hâlâ, seçimi ancak istenilen sonuçlar çıktığı zaman kabul eden rejimler yok mu dünyada sanki? 1999 öncesinde Doğu Berlin komünist, Batı Berlin kapitalistken, bir Doğulu, bir Batılı köpek, "Duvar"ın dibinde, Batı tarafında karşılaşmışlar.. Doğulu köpek, anlatmış.. –Bizde herkes devlet memuru.. Ben de öyleyim.. Maaşımı kemik olarak alıyorum.. Çok rahat bir sosyal konutum var.. Veterinerler her gün hizmetimizde.. Batılı köpek şaşkın, sormuş.. -Peki madem bu kadar rahatsın.. Neden böyle bazan Batı Berlin'e kaçıp, geliyorsun.. Doğulu köpek gülmüş.. -Canım arada bir havlamak istiyor.. Bizim orada havlamak yasak.. Gelip burada havlıyorum, demiş..
ŞAKA
Afiyet olsun!..
Ecevit, son Af Yasası için şöyle dedi dün.. –Bu Af Yasası'nı ben de, Rahşan Ecevit de içimize sindiremedik.. Derken, bu yasayı, Cumhurbaşkanı Sezer'in veto ettiği haberi geldi.. Şimdi Bülent ve Rahşan Ecevit'e, sadece RTÜK Yasası'nı hazmetmek işi kalıyor.. Çünkü Sezer, geçen yıl RTÜK'ü hazmedemeyip, veto etmişti..
TEBESSÜMLER DİYARI
Askerler de gülmeyi sever!..
Bu pazar, yaz mevsiminin başladığı işaretlerini vermekte.. Güneşin ışıkları altında, mavi gökler kadar açık bir hafta sonu olacak, belli.. Fıkralara devam edelim.. Örneğin dünyanın her ülkesinde, "askerler de güler." İşte bir İngiliz fıkrası.. Donanmaya yeni teslim edilen "SS.Eldridge" destroyerinin güvertesinde, mürettebat toplanmıştır.. Geminin komutanı, ilk konuşmasını yapmaktadır.. -Subaylar, askerler.. Bu pırıl pırıl gemi, benim değil.. Subayların da değil.. Bu gemi sizlerin, hepinizin gemisi.. Mürettebatın arasından muzip bir ses yükselir.. -Madem bu gemi bizim.. O zaman hemen satalım bunu!.. Bu da bir İtalyan fıkrası.. Paraşütle atlama talimlerine başlayacak olan Luici, çavuşa sorar.. -Komutanım.. Ya paraşütle atlayınca, daha önce atlamış olan başka bir paraşütçünün tepesine inersem ne olacak?.. Çavuş soruyu cevaplar.. -Luici.. Altına dikkatle bakıp, paraşütün yönünü belirleyeceksin.. Luici şaşkın, bağırır.. -Komutanım.. Paraşütle atlayınca, gözlerimi açık mı tutacağımı söylemek istiyorsunuz yani?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |