T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
'Örümcek baskını' ve dayanışma

"Adalet, mülkün temelidir" sözü, kamu kurumlarının duvarlarına yazılı sözler arasında en güzelidir.

Adalet'in içinde, her şeyini kaybeden toplumları bile yeniden kurabilecek bir güç, bir cevher vardır. Adalet, devletlerin toplumlarına sunabileceği/verebileceği en büyük, en yüksek değerdir.

Anayasa'daki 'Hukuk Devleti' kavramı, 'adalet'i ifade eder.

Elbette ki hukuk, yasalardan ibaret değildir.

Bir yasa, hukuka aykırı olabilir.

Eğer yasalar, zaman içinde 'hukuk' istikametinde tekamül ediyorsa, o ülkenin sonunda varacağı yer hukuk devletidir.

Ne yazık ki, bizim ülkemizde, Türkiyemiz'de, özellikle son yıllarda, 'Adalet' ve 'Hukuk' en çok hırpalanan, en çok yıpratılan değerler oldu.

Adalet ve hukuk, ekonomi alanında, siyasette, vergide, yargı sisteminde, eğitimde, trafikte, hayatın bütün alanlarında daha açık, toplumu daha çok yaralayıcı bir biçimde, tartışmalı hale getirildi.

Batırılan bankalar, kurtarılan bankalar, 'torpilli' bankalar, ardarda parti kapatmalar, siyaset yasakları, eğitimde kadın-erkek eşitsizliği, öğrencilerin kıyafetleri nedeniyle maruz kaldıkları eşitsizlikler, mahkemeleri, adalet sistemini, yargı süreçlerini konu alan adalet ve hukuk ihlalleri, Türkiye'de hiç bir ferdin ve hiç bir kurumun 'yoktur' diyemediği işkenceler... Bunların hepsi, yakın dönemde, özellikle 28 şubat sonrasında yoğunlaşan hukuk ve adalet sorunlarının göstergesidir.

'Hukuk' nasıl tartaklandı...

Yeni Şafak'ın, Örümcek Operasyonu'nun siyasi bağlantısı hakkında bilgiler ihtiva eden yayınından sonrra maruz kaldığı polis baskını da, hukukun hırpalandığı, hatta sokak ortasında, bizim gazetenin önünde, merdivenlerinde, koridorlarında, itildiği, tartaklandığı, ibretli bir 'vak'a'dır.

Gazetemize baskın yapan ekip, mahkemeden izin almamıştır. Gazetemiz yönetiminin ısrarı üzerine, izin almaya teşebbüs etmiştir. Ancak, ne yazık ki, ilk hamlesinde, kendi konusunu takip etmediğini göstermiştir. Ekip şefinin telefonla aradığı DGM savcısı, aranan şahıslarla ilgili dava dosyasının, yapılan yasa değişikliği ile, DGM'lerden alındığını söylemiştir. Arama izni, saatler sonra temin edilebilmiştir.

Aramanın, sabah saatlerinde, bilinmeyen bir erkek sesi tarafından, telefonla yapılan bir ihbara binaen yapıldığı ileri sürülmüştür. Bu erkek sesi, belki de tarihin en etkileyici, en ikna edici erkek seslerinden biridir!

Baskından sonra, telefonlarıyla, mesajlarıyla, açıklamalarıyla, ziyaretleriyle, sayısız Yeni Şafak okuru, sivil kuruluş temsilcisi, Yeni Şafak'ın yanında olduklarını bildirdiler. Aralarında değerli gazete yöneticilerinin de bulunduğu bir çok basın mensubu, Yeni Şafak'a sözleriyle, yazılarıyla destek verdi.

Bu ilgi, bu sevgi ve bu dostluk, hukuk adına, adalet adına üzüntü veren baskının ardından, sadece Yeni Şafak için değil, hepimiz için, büyük bir kazanç oldu. Bütün ilgiler, bütün dostluklar, bütün kardeşlikler için, gönüller dolusu teşekkür ediyoruz.

Bu vesileyle, Yeni Şafak'ın, yolsuzlukla mücadele konusunda bugüne kadar sürdürdüğü aktif yayın politikasından, baskılar ve tacizler ne kadar artarsa artsın, asla sapmayacağını tekrar ilan ediyoruz.

Yeni Şafak'ın iddiası

Yolsuzlukla mücadele, bazıları için, bir 'hayat tarzı'dır. Yolsuzlukla mücadeleyi hayat tarzı olarak seçen insanlardan biri de Tevfik Diker'dir. Tevfik Diker'in, ekonomi sayfamızda başlayan 'Yolsuzlukla Mücadele' köşesi, Yeni Şafak'ın, yolsuzların uykusunu kaçıracak yeni bir atılımı olarak yorumlanmalıdır.

Ve Ali Bayramoğlu... Türk okuru, Ali Bayramoğlu'nu 'seviye'siyle, haklar ve özgürlükler konusundaki dikkatiyle, hassasiyetiyle, güçlü siyasi analizleriyle tanıyor. İçtenlikle, neyin doğru olduğuna inanıyorsanız onu söylemenin zor ve pahalı olduğu dönemlerden birini yaşıyoruz. Bayramoğlu, bu zorluğu yaşayan, ama buna rağmen, 'seviye'sini, 'çizgi'sini koruyan bir yazar.

Ali Bayramoğlu, bugüne kadar, Yeni Şafak okurunun çok uzağında değildi. Bugün Yeni Şafak'ın içinde...

İddiamızı sürdürüyoruz: Yeni Şafak, haberleriyle, yazarlarıyla, Türkiye'de ve dünyada, gerçekte neler olduğunu okumak ve anlamak isteyenlerin birinci gazetesi.


14 Ocak 2002
Pazartesi
 
EDİTÖR'DEN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED