|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ekonomiden sorumlu devlet bakanı Kemal Derviş'in, "Teklifimi kabul etmezseniz giderim" anlamına gelen sözleri MHP'nin tepkisini çekti; kameralar önünde "Giderim demek devlet adamlığı ile bağdaşmaz" diyen MHP lideri Devlet Bahçeli'nin, kapalı kapılar ardında, muhatabına, "Dediğinizin gereğini yapsanız daha doğru davranmış olursunuz" dediği duyuldu. Yargıtay Cumhuriyet başsavcısının eleştirilerine mâruz kalmış Anayasa Mahkemesi'nin başkanı Mustafa Bumin de, meslektaşları önünde, "Beni tutan yok, çeker giderim" demiş... Bir değişik açıklama ise AK Parti lideri Tayyip Erdoğan'dan; önüne yeniden engel çıkarılan Erdoğan'ın, kitlelere dönüp, "Ben giderim, yeni bir Tayyip Erdoğan gelir" dediğini kendi kulağımla duydum... Ne oluyor? Olan şu: Türkiye'de yürürlükte olan sistemin menteşeleri sallanmaya başladı; duyduklarımız bu durumun artık gizlenemez hale geldiğinin işareti. Yetkilerle sorumlulukların birbirine karıştığı, iktidarın paylaşıldığı ve hukukun siyasallaştığı bir ortamda "Giderim ha" restleşmelerinin daha sık duyulması doğaldır. Siyasetin çözüm ürettiği, işbölümünün rasyonel olduğu, iktidarları halkın çıkardığı ve desteklediği bildik demokrasilerde, her makam, liyakatin ön planda tutulduğu bir seçme sürecinin sonucu doldurulur. Siyasi makam sahipleri arkalarında halk desteği bulunduğu bilinciyle hareket ederler; bürokratlar ise koltuklarına lâyık olduklarından baskılara kendilerini kapalı tutabilirler. Bizde ise, epey bir süreden beri, siyaset de bürokrasi de güçlerini alışılmadık ilişkilerden alıyorlar. Kemal Derviş'in durumuna bakalım. Gelişmelerin alacağı biçimi önceden tahmin edebilecek deneyime sahip Bülent Ecevit, gelmesinden kısa süre sonra, Derviş'i DSP'ye dâvet etmişti; ama hâlâ partisiz bir bakan o. Ekonominin sorumluluğunu onun üstlenmesi siyasetin kendi şartları içerisinde krizlerle baş edememesinden. Washington'dan, Dünya Bankası'ndan geldi ve gelişinde o dönem IMF'nin 'ikinci adamı' konumundaki Stanley Fischer'in büyük rol oynadığı biliniyor. "Giderim" dediğinde koltuğunu boşaltacağını kast etmiyor Derviş; IMF'nin Türk ekonomisine verdiği desteğin sona ereceğini de ima ediyor. Bugüne kadar kendisiyle takışan siyasilerin artık bakan sıfatı taşımadıkları bile, onu 'devlet adamı' olmamakla suçlayan Devlet Bahçeli'nin elini zayıflatıyor. MHP lideri "Gidin" dedi demesine, ama Derviş'in çıkması için bastırdığı bankacılık yasasının Meclis'ten geçmesini de engellemedi. Benzer bir tahlil Anayasa Mahkemesi başkanının çıkışı dolayısıyla da yapılabilir. Yürürlükteki sistemin en önemli kurumlarından biri Anayasa Mahkemesi; üyeleri karmaşık bir süreç sonucu kayd-ı hayat şartıyla seçiliyor. Mahkeme anayasal sistemi koruyor, başkanı da mahkemeyi temsil etmekle görevli. Yargıtay Cumhuriyet savcısının yetkileri arasında Anayasa Mahkemesi'ne dâvâ açmak var, ancak mahkemenin işleyiş tarzı onu ilgilendirmiyor. Oysa başsavcılar, epeydir, kendilerini çok daha geniş bir yetkiyle donanmış kabul ediyor ve anayasal düzenin sınırlarını çizme iddiasını seslendiriyorlar. Şunu düşünelim: Mustafa Bumin, "Beni burada tutan yok, çeker giderim" deme ihtiyacını neden hissetti acaba? Başsavcının "HADEP ve AK Parti hakkında kararı geciktiriyorsunuz" çıkışından rahatsızlık duydu Anayasa Mahkemesi başkanı; ancak her iki konuda da başsavcının beklediği gibi davrandı. Bu da bizi Tayyip Erdoğan'ın sözüne götürüyor. Kemal Derviş'in tepkilere rağmen koltuğunu koruması ve ekonomide son sözü söylemesi siyasette iktidarı halk desteğinin belirlemediği dönemlerde mümkün olabilir. Öyle oluyor işte. Yargıtay başsavcısının Anayasa Mahkemesi'nin üzerinde büyük ağırlık taşıması da yetkiler ile sorumlulukların birbirine karıştığı ortamların sonucudur. Böyle dönemler ve ortamlardaysa, bir siyaset adamının siyasi hayat içerisinde kalmasını halktan gördüğü teveccüh belirlemez; belirlemiyor da... Türkiye, bir süreden beri, hemen her alanda yanlışlıklara sahne oluyor. Böyle giderse, ne kadar görkemli makamları işgal ederlerse etsinler, kimsenin durumundan mutlu olmadığı bir ülkeye döneceğiz... Yoksa, döndük mü?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |