|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
11 Eylül sonrasında insanlığın üzerine adeta bir karabasan gibi çöken öylesine bir "küresel dehşet" dünyası kuruluyor ki, ne özgürlüklerden ne de insan haklarından sözetmek artık mümkün olmayacak. İnsanlığın yüzyıllar boyunca verdiği zorlu mücadeleler sonucu elde ettiği demokratik kazanımların tümü heba olup gitti ne yazık ki... Böyle dramatik bir girişle "kravatlı Bin Ladin" başlığının ne alakası var diyeceksiniz, haklısınız. Görünürde gerçekten bir alakası yok. Ama öyle anlar olur ki, okuduğunuz bir yazının satır aralarında, izlediğiniz bir görüntünün karelerinde dolaşırken içinizde sanki birden şimşekler çakar ve "işte bu" diye haykırmak istersiniz. İşte bu başlık da, NPQ dergsinin son sayısında Nathan Gardels'in, "medeniyetler çatışması" masalının mucidi Samuel Hantington'la yaptığı söyleşiyi okurken öylesine satırların arasına karışıverdi... Hantington'u okurken, işte dedim "bu adam, Ladin'in kravatlı olanı..." Ladin işin başında Amerika için yola çıkıp, daha sonra kim adına ve niçin yaptığını bilmediğimiz ama hiçbir zaman da onaylamadığımız "tehlikeli" bir oyun oynadı ve kaybetti. Geçtiğimiz on yıl içinde Orta Asya ve Kafkaslardaki "satranç tahtası"nda "mat" olan, Avrupa ile derinlerde süren mücadelesinde kan kaybeden Amerika için acilen bir Usame Bin Ladin'e ihtiyaç vardı ve aranan kan çabuk bulundu. Gerçi, Ladin zaten Amerika'nın yarattığı "sanal" bir Frankenştayndı ve çok da işe yaradı. Huntington da tıpkı Ladin gibi ama biraz entelektüel bir "hokkabazlıkla" tehlikeli bir senaryo yazmaya çalışıyor. Kuşkusuz Huntinton Ladin kadar zeki değil ama kravat taktığı için Ladin'e göre daha avantajlı. Örneğin, konuşmasına Haçlı seferlerini olumsuzlayan cümlelerle başlayıp, Avrupa'ya modern bir "Haçlı çatısı" altında toplanma çağrısı yapmayı çok iyi beceriyor. Huntington, İsrail'in Filistin'de yaptığı katliamları sadece seyreden Amerika ve Batılı ülkelerin tavırlarını çok "hoşgörülü(!)" buluyor olmalı ki, "Şu anda İslam, tek tanrılı dinler arasında en az hoşgörülü uygarlık olma özelliğine sahip" diyebiliyor. Siz söyleyin Allah aşkına, Huntington denen bu entelektüel "hokkabaz"ın Usame Bin Ladin'den ne farkı var? Kravatlı Bin Ladin Huntington'un muhteşem senaryoları sadece bu kadar değil elbette. O, Haçlı mirasından devraldığı "genetik kodları"nda neşvü neva bulan "gizli intikam" ateşiyle, Batı dünyasını, kendi dışındaki Müslüman dünyaya ve diğer medeniyetlere karşı birleşmeye çağırıyor: "ABD ve Avrupa'nın Batılı güçleri; iktisadi, siyasi ve askeri güçlerini daha fazla birleştirmeli, politikalarını daha uyumlu bir hale getirmeliler. Böylece, diğer uygarlıklar onlarla aramızdaki farkları istismar edemezler." Sanırsınız ki bu Huntington, Ladin'in fotokopi edilip çoğaltılmış hali. Çünkü Ladin'e göre de dünya, aynen Huntington'da olduğu gibi "siyah" ve "beyaz"dan ibarettir. Dünyanın rengarenk güzelliği ile daha bir anlam kazandığını anlamayan, farklı dinler, farklı ırklar ve farklı kültürlerin zenginliğine gönlünde yer bulamayan bu anlayışın dünyamıza tek armağanı "ateş" ve "kan" oldu... Takdir edersiniz ki, siyah-beyaz dışındaki renklerle başı hoş olmayan Huntington'un "Haçlı çatısı" altında önerdiği küreselleşme de "karanlık" bir küreselleşme olacaktır. Dolayısıyla, "Huntington küreselleşmesi"ne göre Batı medeniyetini oluşturan güçler birleşrmeli ve diğer medeniyetlere nefes bile aldırmamalıdırlar!.. Yani, "hepimiz birbirimize bağlıyız" değil, "hepimiz Haçlı medeniyetine bağlıyız..." Huntington amca kusura bakmasın ama, bunun adına "küresel emperyalizim" denir. Nitekim, şimdilerde Amerika'nın dünyaya dayatmaya çalıştığı "küreselleşme" buram buram emperyalizm kokuyor... Eğer, doğru bir "küreselleşme" hakların ve özgürlüklerin garanti altına alındığı bir dünyayı içeriyorsa, böyle bir dünyada Huntington'un "medeniyetler çatışması masalı"na yer olamaz. Ama görünen o ki, "Bush doktrini"nin değirmenine su taşıyan "entelektüel hokkabazlar"ın küresel hayalleri henüz "Haçlı zihniyeti"nin ötesine geçebilmiş değil...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |