|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ALİ MURAT GÜVEN
Volkswagen'in bütün üst düzey yöneticileri ile fabrikada çalışan binlerce işçinin katılımıyla yapılan törende, montajı tamamlanan 21 milyon 529 bin 464 üretim numaralı sedan tipi son klasik Vosvos, şanslı alıcısına ulaştırılmak üzere alkışlar arasında nakliye aracına gönderildi. Tıpkı Türkiye'nin Bursa'sı gibi otomotiv sektörüyle yatıp kalkan bir kent olan Puebla'da üretimi sonlandırma kararı insanlara adetâ bir yas ortamı yaşatırken, fabrikanın en kıdemli işçisi olan Antonio Cholula Olvera'nın törendeki sözleri de herkesi ağlattı. Ömrünün 40 yılını "Tosbağa"ya vermiş olan deneyimli VW çalışanı "Kalbim yaralı" diyordu, "Bizler, üçüncü dünyanın yoksul halkları, otomobil alabilme hayâlini onun sayesinde gerçeğe dönüştürdük. Güzel, ekonomik ve gariban dostu bir arabaydı; bu yönüyle sonsuza kadar da rakipsiz kalacak!"
Fiyat rekabetine direnemedi
Özellikle Latin Amerika ülkelerinde son otuz yıldır otomobil piyasasının gözbebeği durumunda olan klasik Volkswagen, diğer global üreticilerin çağdaş donanımlarla bezenmiş ekonomik modelleri karşısında uzunca bir süredir yaşam savaşı veriyordu. 1990'ların başlarına kadar fiyattaki rakipsizliğiyle binlerce Latin ailesini otomobil sahibi yapan "Tosbağa", başta Meksika olmak üzere bir çok bölge ülkesinde "polis görev aracı" ve "ticarî taksi" olarak resmî kabul görmüştü. Devlet kurumları ve özel ulaşım sektörünün verdiği bu "onay" da aracın satış grafiğini yıllarca yüksek tutan iki önemli faktör oldu. Ancak, 'Vosvos' özellikle ithalatın başlamasıyla birlikte yabancı markalar karşısındaki bu avantajlı pozisyonunu son on yılda adım adım yitirdi. Puebla'daki tesis, yapılan tüm tasarruflara karşın, ekstra hiçbir aksesuarı bulunmayan standart bir "Tosbağa"yı 6 bin 800 Amerikan Dolarına malederken, Ford ve Chevy gibi üreticiler ise pazarda hemen hemen aynı fiyatlara dört kapılı, air-condition sistemli ve motor gürültüsü çok daha düşük modellerle boy göstermekteydiler. Satışların ciddi bir biçimde düşmesine karşılık bölge halkının tepkilerinden korkan şirket bu duruma uzunca bir süre direndi, fakat geçtiğimiz aylarda aldığı sonlandırma kararıyla ekonominin acı gerçeklerine boyun eğmek zorunda kaldı. 1993'de yıllık 100 bin adet olan üretimin 2002'de 23 bine gerilemesi de bu kararın en ciddi dayanaklarından birini oluşturuyor. Klasik modelin üretimi, anavatanı olan Almanya'da 1978 yılında sonlandırılmıştı. Buna karşılık dünyadaki diğer önemli üretim noktalarını oluşturan Brezilya (1953) ve Güney Afrika Cumhuriyeti (1966) tesisleri ise daha uzun yıllar üretimlerini sürdürdüler. Modelin en büyük ve son kalesi olan Meksika (1964) ise geçen haftaki resmî jübileye dek tam 1 milyon 700 bin klasik 'Vosvos' üretti.Volkswagen-Puebla tesisleri bir miktar işçi çıkartarak grubun diğer modellerini üretmeyi sürdürecek. Bunlar arasında özellikle 1997 yılında piyasaya sürülen "New Beetle," hem nostalji tutkunlarının hem de çağdaş teknolojilerden yararlanmak isteyenlerin beklentilerini sentezleyen bir model olarak piyasada şimdiden güçlü bir konuma erişmiş durumda. Ancak şu bir gerçek ki artık "ekonomik VW" devri tamamen kapandı. Yeni "Beetle" güzel olmasına güzel, hızlı olmasına hızlı; ancak 25 bin doları bulan anahtar teslim fiyatıyla Meksikalı ustabaşı Olvera'nın ve dünyadaki diğer dar gelirli ailelerin çok uzağında durduğu da kesin!
"Porsche'nin babası" tarafından tasarlanmıştı
Ferdinand Porsche, hayatının hiçbir döneminde gerçek bir Nazi sempatizanı olmamasına karşın, 1945'de, savaşın bitimiyle birlikte o da diğer pek çok Alman bilgini gibi gözaltına alındı ve Fransa'da cezaevine konuldu. Ancak, savaş suçlarıyla herhangi bir ilişkisinin olmadığının anlaşılmasıyla birlikte 1947'de serbest bırakıldı ve 1949'da da anavatanına geri döndü. "Tosbağa", tüm zamanların en büyük otomobil tasarımcısı olarak kabul edilen bu süper zeki adam için meslek hayatının zirve noktası olacak bir proje değil, yalnızca Hitler'in sırtına yüklediği bir "ek iş" olarak ortaya çıkmıştı. Ancak o geleneksel Alman titizliğiyle bunu da büyük bir mühendislik başarısına dönüştürmesini bildi. Porsche'nin asıl büyük düşü ise sonraki yıllarda otomobil âleminin taçsız kralına dönüşecek olan özgün bir spor otomobili hayata geçirmekti. 1940'ların sonunda ilk Porsche otomobillerini çizdi, ancak ne ilk önemli çıkışını yaptığı Tosbağa'nın, ne de hayâllerini süsleyen bu yeni aracın uluslararası otomotiv piyasasında kazandığı büyük başarıyı göremeden, 30 Ocak 1951'de hayata gözlerini yumdu. "Tosbağa" o tarihten sonra dünya karayollarına bir çığ gibi yayılırken, efsanevî Porsche otomobillerinin seri üretimi de onun ölümünün ardından tıpkı kendisi gibi otomotiv tasarımcısı olan oğlu tarafından başarıyla gerçekleştirilecekti.
Filmlerde "başrol" oynayan tek otomobil
Vosvos bunun yanı sıra Ingmar Bergman'ın "Çilekler Zamanı" (1957), Woody Allen'in "Uykucu" (1973) ve Stanley Kubrick'in "Otomatik Portakal" (1971) gibi sinema tarihine geçen yapıtlarında da öykünün önde gelen kahramanlarından biri olarak boy göstermişti.
|
|
|
|
|
|
|