|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
RÖPORTAJ: FAHRİ SARRAFOĞLU
Bölgede yapılan üretim ve istihdamla ilgili bilgiler alabilir miyiz? Üretimin rakamsal olarak karşılığı 1 milyar dolardır. Ege Bölgesinde 250.000 kişi hazır giyim sektöründe çalışmaktadır. Ayrıca hazır giyim ile birlikte çalışan kumaşçı, nakışçı, boyahaneler, baskıcı, yemek fabrikaları, gümrükçüler ve nakliyeciler gibi birçok yan sektörle birlikte, bölgenin en büyük sanayi dalıdır. Hazır giyim sektörünün ana sıkıntılarını nelerdir? Biz de en çok diğer üretim kolları gibi ücretler üzerinde uygulanan dünyadaki en yüksek oranlı yüzde 43 sosyal güvenlik ve gelir vergisi yüklerinden şikayetçiyiz. Bunun dışında dengesiz ve istikrarsız uygulanan döviz kuru politikaları ve kurlarla ilgisi olmayan hammadde fiyat artışları de sektörde büyük yük oluşturmaya başladı. Bir de yüksek faizli finansman maliyetlerini önümüzdeki büyük engellerden sayabiliriz. Tekstil ve hazı giyim ihracatında ilk akla gelen ülke neden AB ülkeleri? Hazır giyim ihracatının özellikle AB pazarında yoğunlaşmasının nedenleri, pazara yakın olmak, alıcı ve satıcı arasındaki iletişimin hızlı ve kolay olması, Türk hazır giyim alt yapısı ve teknolojisinin AB isteklerine uygun makine parklarından oluşması ve bu ülkelerden gelen yoğun fason üretim isteğidir. Türk hazır giyim İhracatı yaklaşık 11 milyar dolar seviyesinde olup bu ihracatın yüzde 70'i AB ülkelerine ve yüzde 25'lik bölümü de Amerika kıtasına yapılmaktadır. Bu oranlar Ege içinde benzer özellikler taşımaktadır. Amerika pazarına yapılan ihracat da AB'ye yapılan ihracat oranlarında artmaktadır. ABD ile kotaları bir türlü dolduramıyoruz ve neden AB ülkeleri kadar mal ihraç edemiyoruz? ABD pazarına yapılan ihracatın AB seviyesinde olmamasının en büyük nedeni aramızdaki coğrafi mesafe ve bu ülkeye yakın olan diger ihracatçı ülkelerin ciddi fiyat rekabetidir. Peki Afrika ve İslam ülkelerine yönük ihracatımız mevcut mu? Biraz az. Burada Ortadoğu ve Afrika'ya yapılan ihracatımızın yok denecek kadar az olmasının 2 nedeni var: Birinci neden bu ülkelerdeki kişi başına düşen gelirin oldukça düşük olması, ikinci neden ise yetersiz ve tanımlanması zor olan taleptir. Ne alacağı konusunda karar veremeyen alıcının tercihi markadır, Türkiye'de ise markalaşma yeni başlamıştır. Tüm sektörün korkulu rüyası haline gelen Çin'le ilgili neler söylebilirsiniz? Çin tüm dünya sanayicileri için bir korkulu rüyadır. Şu anda Çin'deki yatırımcı Amerikalı, Avrupalı ve Uzakdoğulu'dur. Kullanılan teknoloji en üst düzeyde ve işçilik ise dünyanın en ucuz işçiliğidir. Bu özellikler olarak bizlerin aynı şartlarda rekabet etmesi söz konusu değildir. Egeli ihracatçılar bu şartların değiştiği hızlı sevkiyatın ve modanın gerektiği pazarlara mal satmayı sürdürecektir. Markalaşmak da önemli bir çözüm olacaktır. O zaman Türkiye'nin önünde markalaşamamak gibi bir de engel var değil mi? Markalaşma her toplum için bir evrimdir ve süreç gerektirir yani her toplumda, markalaşma olacaktır, önemli olan bu markanın koyulacağı ürünün altyapısının hazır olmasıdır. Türkiye'de marka bilinci başlamış ve hergün büyüyen bir trend içinde yürümektedir. Markalaşma, ürün ile ilgili yatırımların büyük bir parçasıdır, zaman ve ciddi sermaye gerektirir.
'Türkiye dışarıdan daha büyük görünüyor' Kullandığımız makine ve üretim teknolojisi bakımından diğer ülkelere göre yerimiz nerdedir?
Türkiye'nin hazır giyimdeki teknolojik alt yapısı lider konumdadır. Türkiye yapmış olduğu üretim ile dünyanın 3 büyük hazır giyim üreticisinden biridir. Sektörün teknolojisi kısmen ülkemizde üretilmekte ise de, önemli olan bizde üretilenden çok, alıcılarımızın istedikleri malların üretilmesidir. Bu teknolojileri Türkiye'deki sanayiciler beklemeden satın alırlar ve bu makinalardan ürettiklerini rahatça pazarda satarlar. Hazır giyim konusunda Türkiye gerek teknoloji, gerek üretim konusunda bir dünya devidir. Türkiye'nin konumu dışarıdan daha büyük görünür.
|
|
|
|
|
|
|