|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Onu, tanımıyorlar. O'nu önemsemiyorlar. O'nu sevmiyorlar. Sadece, kendilerini seviyorlar. Bu topraklara ait değerleri, bu topraklara ait 'insan'ı sevmiyorlar. Sadece, 'temlik' edebileceklerini düşündükleri şeyi seviyorlar. Bu yüzden, elleri, sözgelimi, yoksulun sofrasına uzanabiliyor. Yoksulun sofrasındaki ekmeği almak için, bazen devleti, devlet gücünü, bazen bankaları, bazen 'yalan'ı, bazen 'ideoloji'yi kullanıyorlar. Bir çıkar için, bin ocağı söndürmek, onların vicdanını sarsmıyor. Bunları, yeniden yaşamak istemiyoruz. Yıllarca, 'kısır' bir yönetim anlayışına mahkum edildik. Hükümet, kendi iradesiyle millet için doğru dürüst bir yasa bile çıkaramadı. Kendilerinden 'yukarıda' olduğunu hissettikleri iradenin -iradelerin- talepleri doğrultusunda, gece gündüz çalıştılar. Sayısız IMF yasası çıkardılar, sayısız 'tavsiye'ye uydular. Kendileri, bir 'irade' olamadıkları için, sadece 'kriz' ürettiler. Ülke ekonomisini, tarihinin en kötü dönemine soktular. Bunları da yeniden yaşamak istemiyoruz. Hukuku, utandırdılar. Hukuk, kendi diliyle acısını söyledi, dinlemediler. Kimi zaman siyaset için, kimi zaman anti-siyaset için, kimi zaman çıkar için, görevi, adaleti adilce dağıtmak olan müesseseyi suistimal etmeye çalıştılar. Bunu da yeniden yaşamak istemiyoruz.
Kritik süreç: Irak'a asker gönderme kararı
Şu anda, kritik bir noktadayız. Önümüzde, bütün bu alanlarda atılan pozitif adımların sonuçlarını değiştirebilecek bir karar aşaması var. Evet, Irak. Türkiye'nin Irak'a asker göndermesi. Gönderelim mi, göndermeyelim mi sorusundan önce sorulması gereken soruları sormak zorundayız. Biz, oraya kim olarak gideceğiz? İşgalin bir parçası, ya da devamı olarak mı? İşgalcinin karşı karşıya bulunduğu 'risk'ten pay almak için mi? Kalkan olmak için mi? Irak'ta, gitgide daha 'örgütlü' hale gelen direniş, tahlil edilebiliyor mu? Iraklılar'ın gerçek talepleri üzerinde kafa yoruluyor mu? Iraklılar'a ne vereceğiz? Ne verebiliriz? Eğer oradaki insanlar için 'kötü bir hatıra' olmak istemiyorsak, bu soruların, açık, anlaşılır cevapları olmalı. Biz, Yeni Şafak olarak, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da, madalyonun sadece bir yüzünü değil, iki yüzünü göstermeye devam edeceğiz. Yeni Şafak okurları, yine, gerçeğe başkalarından daha yakın olacak.
Yeni Şafak okurları için, yine en iyisi
Bilgi. Yaşamak için ona çok muhtacız. Hayatı anlamlandırmak, dünü, bugünü ve yarını anlamak, varolmak için, ona muhtacız. Yeni Şafak'ın 'kültür hizmetleri' bilgi ihtiyacına cevap vermeyi hedefliyor. Bilgi, belli bir alanla sınırlı değil. Tarihten biyolojiye, felsefeden kimyaya, sosyolojiden dini ilimlere ve başka sayısız alana kadar, adeta sınırsız bir 'evren'. Biz, bu kez 'dil'i seçtik. Yeni dönemde, okulların açılışını gözönünde bulundurduk. Ama, okulla sınırlı olmayan, bütün öğrenim düzeylerindeki okurlarımızın yararlanabileceği çok kullanışlı bir İngilizce-Türkçe/Türkçe-İngilizce sözlük hazırladık. Önümüzdeki perşembe günü kuponlarını yayımlamaya başlayacağımız 'Lifetime English' benzer sözlükler içinde en kapsamlı, en kullanışlı olanı. Yine, Yeni Şafak kalitesiyle. Bugünlerde, gazete yönetimimiz ve yurdun dört bir yanındaki bütün temsilciliklerimiz, kampanyamızda size ulaşmak için seferber. Okurlarımızın, Yeni Şafak'ın bu çabasına olumlu karşılık vereceğinden şüphemiz yok. İsteyen okurlarımız, temsilcilerimize ulaşarak ya da gazetemizden, kampanyamızla ilgili daha ayrıntılı bilgi edinebilir.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat| Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |