|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Propagandacıların son savletleriyle etrafa yaymaya çalıştıkları "Irak'ta dönüş yok" iddialarına kulak asmak yerine şu soruya beraberce cevap arayalım: "Amerikan ve İngiliz halkları, bugün sahip oldukları bilgilerle donanmış bulunsalar ve şimdi ortaya çıkan tabloyu öngörebilselerdi, Washington'daki savaş lobisi, Irak planını hayata geçirebilir miydi?" Amerikalılar ve İngilizler, Saddam'ın elinde 'kitle imha silâhları' bulunmadığını ve savaş öncesi iddia edildiği tarzda Irak'ın bir 'açık ve mevcut tehlike' teşkil etmediğini biliyorlar bugün. Savaş sonrası ortaya çıkan tablo da gözlerinin önünde: Irak halkı, Amerikan ve İngiliz askerlerini 'kurtarıcı' diye bağrına basmadı; önceleri hafif tertip uç veren ve 'terör' diye tanımlanabilecek tepkiler, hızla artan bir tempoyla, bir 'ulusal direniş' manzarası vermeye başladı. "Acaba?" tereddüdüne mahal yok: Amerikan ve İngiliz halkları, önlerinde duran tabloya bakıp bugünkü bilgileriyle, "Irak'tan bir an önce çekilelim" talebini dile getiriyorlar. Hem de, tablonun bütünü gözlerinden saklandığı ve bütün açıklığıyla bilgiler ancak gelişmeleri yakından izleyenlerin dağarcığında bulunduğu halde... İki ülke halkları, daha çok sağduyularıyla, yönetimlerine çıkış yolu aramaları mesajını veriyorlar... Newsweek dergisinin bugün yayımlanacak sayısında yer alan kamuoyu yoklaması Irak'ta bir batağa saplanıldığı kanaatinin Amerikan halkında yerleşmeye başladığına ışık tutuyor. Araştırmanın en çarpıcı siyasî sonucu, kayıtlı seçmenlerin çoğunun (yüzde 49) George W. Bush'un yeniden seçilmesini istemedikleridir; seçmenlerin ancak yüzde 44'ü Bush'un yeniden seçilmesinden yana. Bu oranlar, savaştan hemen sonra (nisan ayında), yüzde 38 ve 52 olarak Bush'un lehineydi. İngiltere'de İşçi Partisi hükümetinin durumu daha da vahim. Newsweek yoklamasıyla aynı günlerde kotarılmış ICM/The Telegraph araştırması, İngiliz seçmenlerinin üçte ikisinin Irak konusunda hükümet tarafından yanıltıldıklarına inandığını açığa vurdu. İşçi Partisi'ne oy veren seçmenlerin yüzde 52'si, Başbakan Tony Blair'e güven duymadıklarını söylemekten kaçınmamış... Birbiri ardına yayımlanan bu kamuoyu yoklamaları, yazının en başında seslendirdiğimiz, "Bilseler ve öngörebilselerdi, Amerikalılar ve İngilizler, Irak'a askerî harekâta geçit verirler miydi?" sorumuza da cevap teşkil ediyor. Unutmayalım, Bush ve Blair'in propaganda makinalarının sağladığı moral iklimde, iki ülke halkları, Irak'a savaşa müthiş bir destek vermişlerdi. Siyasilerin yalan dolanları ortaya çıktıkça, operasyonun faturası gündelik hayatı etkilemeye başlayıp beşerî kayıp haberleri gündeme oturdukça, insanların Irak'a dönük değerlendirmeleri de köklü biçimde değişiyor. Irak'a savaşı, deklare ettiği gerekçelerin ötesinde kendi 'gizli gündemi' için başlatan 'lobi', Amerika ve İngiltere'de uç veren toplumsal muhalefeti yatıştırmanın bir yolu olarak Türkiye'nin kapısında... İstedikleri, ABD ve İngiltere'nin yükümlülüklerini asgariye indirmeyi sağlayacak bir yöntem olarak Türk askerini Irak'a yollamak... Washington ve Londra üzerindeki kamuoyu baskısı yoğunlaştıkça, 'savaş lobisi'nin Ankara üzerindeki "Irak'a asker gönder" baskısı da artıyor. Bu noktada durup şu değerlendirmeyi yapmamız şart: Amerikan ve İngiliz halklarının ancak şimdi gösterebildikleri uyanıklığı, Türk halkı, büyük çoğunluğuyla savaşa karşı çıkarak en başından sergilemişti; TBMM'nin ikinci tezkereyi kabul etmemesine yansıyan sağduyu o uyanıklığın sonucuydu. O sağduyunun dayandığı savaş öncesine ait tezlerin sağlamlığı bugün daha da açık biçimde görülebiliyor. Türkiye, yalanla-dolanla açılmış, Saddam'ın gitmesi sevindirse bile 'gizli gündem' sahipleri dışında kimseye pek yaramayan savaşın yol açtığı 'kargaşa' ortamında yer almayı bugün istiyor mu bakalım? Irak'taki kargaşanın bir an önce bitmesini elbette arzu ediyoruz, ama bu şimdilerde Türkiye'ye dayatılan yöntemle olamaz. Olamayacağı son gelişmelerle meydanda zaten. Birileri aklımızı peynir ekmekle yediğimizi sanıyor galiba?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |