AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R
'Osmanlı vizyonu' mu, Amerikan yalakalığı mı?

Tezkere mangası bu kez sıkı çalışıyor. Irak'a asker göndermeyi neredeyse bir "vatan borcu" olarak görenlere göre, "geniş vizyonlu" olmalıymışız. Osmanlı'nın varisi olarak bölgemize gözkulak olmalıymışız, "büyük devlet" olmak bunu gerektiriyormuş...

Elbette bütün bunlar güzel şeyler, hatta çok da yakışıklı hayaller. Peki nerede o büyük devlet? Madem 'büyük devlet'tiniz, işgal güçleri hinterlandınızdaki Irak'ı yerlebir ederken neredeydiniz?

Doğrusu merak ediyorum, acaba 'Osmanlı varisi' olmak, büyük devlet vizyonuna talip olmak, Iraklı çocukların işgalciler tarafından katledilişine seyirci kalmayı mı gerektiriyordu? Eğer 'büyük devlet'ten anladığınız Amerika'nın kuyruğuna takılmaksa, o zaman itirazımız var.

Nitekim, "vizyon" işini biraz eşelediğimizde altından yeni bir "Osmanlı vizyonu" değil, yeni Amerikan mangaları ortaya çıkıyor. Biraz daha perdeyi araladığımızda tezkerecilerin kerameti anlaşılıyor ve o pırıltılı "vizyon safsataları" tam bir paranoyaya dönüşüyor. Bu öylesine 'hastalıklı' bir ruh hali ki, hiç sıkılmadan şu cümlelerle topluma numara çekmeye çalışıyorlar: "Artık bu bölgenin hakimi Amerika, kendimizi belalardan korumak, ekonomik ve siyasi olarak ayakta kalabilmek için ona tâbi olmak zorundayız."

İşte, yeni tezkerecilerin geniş vizyonlu "büyük Türkiye" hayali... Bu ateşli Amerikan taraftarları öylesine maharetliler ki, Bush'un "savaş çetesi" ile aynı safta olmayanlara "üçüncü dünyacı" etiketini hemen yapıştırıveriyorlar.

"Üçüncü dünyacı" olmaktan kurtulmanın, ya da "çağdaş" olmanın alameti farikası, Amerika'nın bir yerlerini yalamak oluyor herhalde...

"Tezkere mangası"nın anlamadığı, ya da anlamak istemediği gerçek şu, Türkiye Irak'a asker gönderirse, "resmen" işgalcilerin ortağı olacaktır, bunun lamı-cimi yok. İşte bu yeni görüntü, Türkiye'nin "ikinci tezkere"nin reddiyle kazandığı itibarı yerlebir edecek ve AB hayallerini karartacaktır.

Oysa bugün Türkiye, gerek demokratik dünyada, gerekse İslam dünyasında müthiş bir prestij kazanmış durumda.

İşin dramatik tarafı, AK Parti iktidarı özellikle Avrupa Birliği yolunda büyük mücadelelerle elde ettiği kazanımları, sırf Amerika ile "arayı düzeltmek" adına feda etmeye can atıyor olmasıdır.

Bu durum belki bütün parti, hatta Başbakan Erdoğan için geçerli değil ama, özellikle Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün asker gönderme konusunda bu kadar istekli olması anlaşılır gibi değil.

Peki ama neden?

Lütfen birileri, işgalcileri bataktan kurtarmanın Türkiye'ye ne gibi bir saygınlık kazandıracağını, nasıl bir dünya ile bütünleştireceğini bize izah etsin. Bakın Amerikan halkı bile 'batağa saplandık' diye feryad ediyor. Newsweek dergisinin yaptığı kamuoyu yoklamasına göre, Amerikan halkının yüzde 70'i, "Irak'taki ABD işgal ordusunun batağa saplandık" görüşünde.

Ve yine Newsweek'e göre Amerikan halkının yüzde 48'i ABD ordusunun hemen Irak'tan çekilmesini istiyor. Şu garabete bakar mısınız, Amerikan halkı Bus'un iflah olmaz savaş çılgınlığı yüzünden girdikleri ateşten kaçmaya çalışıyor, biz ise saçma sapan korkularımız yüzünden kendimizi "Bush'un ateşi"ne atmak için can atıyoruz.


25 Ağustos 2003
Pazartesi
 
MEHMET OCAKTAN


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED