AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R

Milli Takıma ne oldu?

Milli Takım'ın son Avrupa macerası başarısızlıkla sonuçlanınca futbol otoriteleri aniden "Türk futbolu düşüşe geçti" hükmünü verdiler.

Bunlardan bir kısmı kabahati başından beri Şenol Hoca'ya yükledikleri için son düş kırıklığını da ona fatura ettiler.

Elbette ki şunca zamandır Milli Takım'ın başında bulunan Şenol Hoca'nın bu kötü sonuçta epeyce dahli vardır.

Şöyle ki:

Galatasaray'ın "rüya takım" kadrosu Avrupa'da başıradan başarıya koştukça -haliyle- Milli Takım da neredeyse Galatasaraylı futbolculardan oluşan bir iskelet kadro kurmuştu. (Alpay-Rüştü vb. gibi bir kaç istisna dışında)

Bu kadro hem Milli Takım'da hem de Galatasaray'da oynayacağı kadar oynadı -yani açıkçası görevini yaptı- netice itibarı ile eşyanın ve hayatın şaşmaz ölçüsü dahilinde yıpranak yaşlandı. Ayrıca as futbolcular hayallerini süsleyen Avrupa macerasını yaşadılar. Kimi gitiği gibi döndü, tutunamadı. Kimi bir süre kaldı, kimileri hâlâ oynuyorlar.

Şurası muhakak ki; bu futbolcular birkaç yıl içinde artık futbolu bırakacak noktaya gelecekler (Hatta Tugay bu son maçlarda Milli Takım'dan affını istediğini, ancak kritik karşılaşmalırın bitmesini beklediğini itiraf etti).

Eskilerin tabiri ile istiab haddi, yani doymuşluk, Milli Takım'dan önce Galatasaray'da kendisini bütün çıplaklığı ile göstermişti.

Fatih Terim takımı yenilemek gelecek on yılın Galatasaray kadrosunu kurmak için harekete geçti. Lakin kulübün imkânları içinde bulunan mali kriz, Türkiye'nin devleti ve milleti ile çektiği sıkıntılar Fatih Hoca'nın istediği transferleri yapmasını engelledi. Bir kaç kez vasat ve vasat altı elemanların alındığı transfer hamleleri oldu. Eh, ucuz etin yahnisi bu kadar olur misali bu hamleler boşa çıktı. Hem Fatih Hoca, hem Galatasaray zor duruma düştü.

Bir takımı yenilemek hayli zaman, masraf ve emek ister.

Galatasaray'da bunlar olur iken ne yazık ki aynı yapısal sorunlar Milli Takımı da kemirdi.

Oysa geçen süre içinde Milli Takım'da tedrici bir gençleştirme operasyonu yapılmalıydı. Bu yapılmadığı için Galatarasay'ın çöküşüne paralel olarak Milli Takım da kötü neticeye ulaştı. Bu sonuç asla "Türk futbolundaki büyük düşüş" şeklinde yorumlanamaz. Eğer öyle olsa idi önce Denizli'nin, ardından Gençlerbirliği ve Gaziantep'in Avrupa'da kazandıkları başıralar peşpeşe ve aralıksız gelemezdi.

Ortada Federasyon'un, Şenol Hoca'nın ve diğer yetkililerin basiretsizliği, ileriye dönük önlemlerin zamanında alınmamasından doğan bir plansızlık faciası var.

Şu gün için Galatasaray'ın yepyeni bir takım hüviyetini kazanması nasıl zor bir iş ise; Milli Takım'ın kendini yenilemesi de o nisbette zordur.

Umutlu olunan nokta Anadolu Takımlarının genç ve enerjik hocaları ile Avrupa'da rüzgar gibi esmeleridir.

Bu rüzgar usta işi organizasyonlar sonucu Milli Takım'ın bünyesini de besleyebilir. Şimdi kararlılık ve gayret zamanıdır.

Atılacak neşter zamanında atılmalıdır.


2 Aralık 2003
Salı
 
MUSTAFA KUTLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED