|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Herkes bizde birilerini 'komplocu' olmakla suçluyor; oysa esas komplocudan geçilmeyen ülke Amerika... İstanbul'daki saldırılar sonrasında Amerikan medyasında çıkan değerlendirmeler, onlar üzerine oturan yorumlar, nice yerli komplocuya şapka çıkartacak renklilikte... Az kalsın Birleşik Arap Emirlikleri'ne birlikte gidecektik... O sırada ikimiz de aynı ABD üniversitesindeydik. Laurie Mylorie zorunlu derslerini vermiş, tez öncesi çalışmalar yapıyordu; ben ise muazzam bir ders yükünün altındaydım. Birleşik Arap Emirlikleri Üniversitesi yeni başlattığı 'yabancılar için Arapça' programı kapsamında bizim bölüm öğrencilerine bir aylık yoğun kurs vereceğini ilân etmişti. Bölümden başvuran iki kişiye burs çıktı: Laurie Mylroie ve bana... Vize de aldığım halde, "Deli misin?" diye soran bölüm başkanı haklı olarak engellediği için ben gidemedim... Laurie gitmeden önce yaşadığı tereddüde mahal olmadığını, Musevi olmasının dostluk kurduğu Araplar üzerinde 'olumlu' bir etki yaptığını döndüğünde gülerek anlatmıştı. "Şaşırdım" dersem, doğru söylememiş olurum... Beraber gidemediğimiz BAE bursu arkadaşım Laurie Mylroie şimdilerde çok faal. American Enterpise Institute (AEI) adına açıklamalar yapıyor, makaleler yazıyor, kitaplar çıkartıyor... Kolay inanmayabilirsiniz, ama lüften gerçek olduğuna itimat ediniz: Irak'a savaş açmayı kafasına koymuş George W. Bush ve ekibi üzerinde en etkili kişi, evet doğru bildiniz, bizim Laurie... Bush ve kadrosunun savaş öncesi kullandığı Saddam Hüseyin'in elinde kitle imha silâhları bulunduğu, el-Kaide örgütüne maddi ve mânevi destek sağladığı iddialarını besleyen akademik görüşler ona ait... 11 Eylül sonrası ABD'de 'şarbon' paniği yaşanmıştı ya, "Onu yapan da Saddam" teziyle ortaya atılan da bizim ahbaptı... Amerikan halkının yüzde 70'ten fazlası, "11 Eylül'de Saddam'ın parmağı var" diye inanıyor; bir o kadarı da şarbon paniğini çıkartanın emirlerini Saddam'dan alan Iraklı bilimadamları olduğu görüşünde. Her iki konunun halkın zihninde yer etmesinde en büyük payın sahibi Laurie Mylroie. Daha da önemlisi, bir ara AEI'nin en önemli isimlerinden olan Dick Cheney ile bir kitabının reklâmını yapan Paul Wolfowitz'in zihin dünyalarının onun tarafından yoğrulması... İstanbul'da gerçekleşen saldırılardan sonra, Laurie Mylroie, kendisinden beklediğim türden bir çıkış yaptı ve herkesin "El-Kaide'nin işi; Türkiye içindeki taşeronlarına yaptırdı" tespitini beğenmeyerek, "Türk hükümetini bu yanlış bayrakla aldatamayacaklar" dedi. 'Yanlış bayrak' dediği, Neve Şalom Sinagogu önünde bulunan pasaport. Laurie Mylroie, National Review dergisinde çıkan "El-Kaide yaptı: Bir daha düşün" başlıklı makalesinde, "Nasıl şarbon Saddam'ın eseriyse, nasıl 11 Eylül onun desteğiyle gerçekleştiyse" diyor ve şu kestirme sonuca varıyor: "İstanbul'daki eylemler de Saddam'ın ajanlarının işi..." Nasıl, beğendiniz mi? Sıradan bir 'komplocu' değil sözünü ettiğim. ABDnin en iyi üniversitelerinden biri olan Harvard'tan doktoralı, AEI gibi Bush'un kamuoyuna görüş açıklamak için mekân olarak seçtiği düşünce üreten bir kuruluşta çalışan, Washington Post, New York Times ve Wall Street Journal dahil önemli gazetelerde çıkan makaleleriyle ve çok satsın diye yazdığı kitaplarıyla gelişmelere yorum getiren biri o... 11 Eylül sonrasında ABC televizyonu ile Newsweek dergisi kendisinden 'danışman' olarak yararlandı. Zaman zaman kötü tesadüflerin gadrine uğradığı da oluyor Mylroie'nin. Bu yaz yeni bir kitap çıkardı: "Bush vs. The Beltway: How the CIA and the State Department Tried to Stop the War on Terror" adlı kitapta, Colin Powell'ın başında bulunduğu Amerikan dışişleri bakanlığı ile CIA'nin, Irak'a savaş açmak isteyen Beyaz Saray'ı yanıltmak için çaba gösterdikleri tezi işleniyor. Teze temel teşkil eden ise, Saddam'ın Irak'ı dişine kadar kitle imha silâhlarıyla donattığı... CIA ve dışişleri, tez ne zaman gündeme gelse, Bush'a, "İddia pek güçlü değil" uyarısında bulunmuşlar... Savaş az kalsın olmuyormuş... O buna da "Komplo" demiştir mutlaka, ama ne çare: Laurie Mylroie'nin son kitabının çıktığı günlerde, ABD, özel görevlendirilmiş bir heyetin vardığı "Irak'ta kitle imha silâhı yokmuş" raporuyla çalkalandı. Binden fazla uzmanın içeriden de destek alarak aramalarına rağmen bulamadıkları, Mylroie'nin savaşa gerekçe olarak kullanıp durduğu, CIA ve Powell'ı suçlamak için hakkında kitap yazdığı silâhlar... Tahmin edebileceğiniz üzere, kitap, okurlardan fazla ilgi görmedi, çıkan değerlendirme yazıları da Laurie Mylroie'nin lehine değildi. Biraz da eski ahbaplığımızın hatrına, "Kıza kötü oldu, bir daha kendisine gelemez" diye düşünürken, o, İstanbul'daki saldırılar için bile tez geliştirmekten geri durmadı. Her komplocuda ısrarcı bir hava vardır; Laurie Mylroie de, "Gerçekler benim dediğim gibi, ama suçladığım kurumların (CIA ve dışişleri) sorumluları yanlışlarını itiraf etmeye yanaşmıyorlar" iddiasında. Bush'un devreye girip konuyu açıklığa kavuşturmasını istiyor... Biz burada 'komplo' teorilerinin üstünü açmaya çalışırken, benim eski ahbap yeni teoriler üretmeye devam ediyor... Garip bir dünya bu gerçekten... O dünyayı biraz daha açmak gerekiyor...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |