|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
İsrail'in Filistinlilere yönelik saldırgan politikalarına başkaldırdıkları için ordudan atılan 27 İsrailli pilot, bir mektupla tavırlarına açıklık getirmişler. İngiliz The Guardian gazetesinden naklen bizim gazetelerde de yer alan haber gerçekten çok önemli. Söz konusu pilotlar İsrail'in Filistinlere karşı yürüttüğü "devlet terörü" karşısında takındıkları tavrı öyle güzel temellendirmişler ki, doğrusu bu kadar olur... Bu 27 pilottan birisi olan Yüzbaşı Alon R., bakın ne diyor: "Düşman tanklarını yok etmek için tasarlanmış F-15 ve helikopterlerle dünyanın en yoğun yerleşim alanlarından birinde araçlara ve evlere saldırmak yasal mıdır? Terörizm yüzünden, yüzümüzdeki kendi kanımızdan gözlerimiz körleşti." Haberde yer alan bilgilere göre, İsrailli pilotların "Yok arkadaş, biz bu işte yokuz!" demelerine neden olan en belirleyici olay, geçen yıl Hamas liderlerinden Salah Şehade'nin evine atılan ve çoğu çocuk 14 kişinin olmesine neden olan bir tonluk bombaymış. Pilotlardan birisi bunu "kasıtlı bir cinayet" olarak tanımlamış. Bir başkası ise, "devlet terörü" olarak. Yüzbaşı Alon R., "Şehade olayı bizim için son uyarıydı. İnançlarımı yeniden gözden geçirdim. 14 masum insanı öldürmüştük ve bunlardan dokuzu çocuktu. Komutanım o gece rahat uyuduğunu ve askerlerinin de böyle yapması gerektiği şeklinde bir demeç verdi. Bunu masum bir hata olarak görmeyi reddettik" diyor. Mektubu imzalayanlar Yarbay Avner Raanan'ın açıklaması da çok düşündürücü: "Son üç yıla baktığımızda, bize yönelik bir intihar saldırısı olduğunda, İsrail, sivillerin öldüğü büyük operasyonlar yaptı. Ve bu masum gözlere intikam gibi geliyor. Ancak bizim böyle davranmamamız lazım. Biz mafya değiliz." Evet görüyorsunuz, nasıl önemli bir gelişmeyle karşı karşıyayız... "Biz mafya değiliz" diye açıklama yapıp ordudan atılmayı göze alarak Filistinlilere bomba yağdırmayı reddeden bu ahlaklı insanlar birer "pasifist" filan değiller; tam tersine onlar meslek olarak askerliği seçmişler. Demek ki, meslek olarak askerliği seçmiş olanların bile sıra "terör"e gelince aşmamaları gereken sınırlar vardır. Yani özetle, insan haklarına ilişkin evrensel ilkelerin her kurumda olduğu gibi "asker ocağı"nda hatırlanması da mümkündür. İsrail'den gelen bu haberler ilk bakışta çok da şaşırtıcı doğrusu... İsrail gibi pratikte "savaş hali"ni yaşayan bir ülkede bu tür bir girişimin ortaya çıkabilmesi (burada, İsrail ordusundaki bu türden "itaatsizlik" girişimlerinin söz konusu olan 27 pilot ile sınırlı olmadığını da hatırlayalım) çok şaşırtıcı değil mi? Buradan hareketle bir kez daha anlaşılan o ki, İsrail, Filistinlilere karşı "zülum siyaseti" uygulayan bir ülkeden ibaret değildir. Aslında ilk bakışta şaşırtıcı gelen bu gerçek çok da akılcı bir temele oturuyor: "Anti-semitizm"den çok çekmiş bir halkın dünyada bu konuda nihayet son 50 yıldır haklı olarak kazandığı "mazlum" imajının Ariel Şaron'un saldırgan politikaları sonucu yıpratılmasına, bu politikalara heba edilmesine tabii ki aklı başında İsrailliler de karşı çıkıyor... Bu açıdan Yahudilere bugünkü İsrail yönetiminden daha fazla kim kötülük edebilir? İsrail halkına yönelik terörizm tabii ki kınanacak. Ama bu terör eylemlerine İsrail'in yine terörle cevap vermesi de aynı ölçüde kınanacak... Yarbay Avner Raanan, doğru söylemiş: "Ve bu masum gözlere intikam gibi geliyor." İsrail ordusunda görevli bu subayların ordularının uygulamalarına karşı koydukları bu tavır çok önemli. Dünyada işlerin düzelmesi için umudumuzu hepten bu türden gelişmelere bağlamamızın doğru olmadığını bilsek de, önemli bir gelişme... Darısı diğerlerinin başına... .
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |