|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bizim coğrafya gerçekten değişik... Sağı da solu da eğip büküp kendimize benzetiyoruz. "Biz" derken yalnızca Türkiye ve Türkleri kast etmiyorum, Kıbrıs'ta yaşayan Türkler de Rumlar da bizden pek farklı değil... 'Sağ' sağdır, 'sol' da sol, değil mi? Hayır, değil. Türkiye'deki sol ile Kıbrıs'taki Türk solu birbirinden çok farklı; buna karşılık Kıbrıs'taki Rum solu ile Türkiye'deki sol arasında fikir akrabalığı var. Bunu da, seçimlere bir hafta kala ne olup bittiğini görmek için geldiğim Kıbrıs'ta şaşkınlıkla öğrendim... Kıbrıs'ta muhalefet genellikle sol partilerden oluşuyor, iktidarda da sağ partiler var... 'Sosyal demokrat' iki lider Mehmet Ali Talat (CTP) ile Mustafa Akıncı (BDH) kendilerini Türkiye'deki CHP'den çok Ak Parti'ye yakın buluyorlar; buna karşılık, iktidardaki sağcı UBP ile DP'ye destek vermek üzere Kıbrıs'a hangi liderler gelmiş dersiniz? Evet bildiniz: Deniz Baykal, Doğu Perinçek ve Mehmet Ağar... Yakında da, İzzettin Doğan, UBP ile DP'ye destek çıkartması yapacakmış... Bu sebeple, Kıbrıs'ta seçimlerin 'âdil ve dürüst' yapılacağı sözünü vermiş olan Ak Parti'nin, iktidardaki UBP'yi desteklemek üzere Erol Olçak'ı Kıbrıs'a göndermesi muhalefeti çok şaşırtmış... Erol Olçak Tayyip Erdoğan'ın seçim kampanyalarını düzenleyen uzman; iktidara taşıyan son seçime de, Ak Parti, onun yürüttüğü kampanyayla girmişti. Olçak, yardımcı kadrosuyla birlikte burada... Seçimler bıçak sırtında; iktidarla muhalefet nefes nefese bir mücadele veriyor... Bana sorarsanız, muhalefetin başarısı en fazla Ak Parti iktidarının işine yarayacak.. Bu sebeple, kendilerini başarıya yakın gören Kıbrıs muhalefeti, ne kadar zorlarsak zorlayalım, AKP aleyhinde konuşmuyor... "Seçim sonrası ortaya çıkacak tablo barışı zorlayacak; altına imza atılacak belgede Türkiye'deki iktidar için de yer var; birlikte hareket edeceğiz" cümlesini neredeyse her liderden duydum... Türkiye her seçimde Kıbrıslı'nın tercihini etkilemek için devreye girmiş. Her yıl verilen maddi destek, seçim sırasında bir misli artırılmış her seferinde... Bu defa, bu tür bir destek yok... Derviş Eroğlu'nun başında bulunduğu hükümet "Türkiye arkamızda" mesajını veriyor, ama arzu ettiği kadar para yardımı alamadığı için de o kadar mutlu değil... Çözüm ve AB Partisi'nin lideri Ali Erel, "Yine de seçime müdahale var" görüşünde. İki seçim arasında seçmen sayısında 24 bin artış olmuş; bunu fazla buluyor. "Devlet olanakları dağıtılıyor" dedi. Kredi açılıyormuş; 1503 kişi geçici işçi kadrosuna alınmış... Devlet televizyonu BRT'de ve Türkiye'deki Metal-İş Sendikası tarafından finanse edilen Avrasya-Tv'de iktidar yanlısı yayınlar yapılıyormuş... Kıbrıs'ta görevli bazı bürokratlardan da şikâyet var... RTÜK devreye girip Türk televizyonlarının yayınlarına dsiplin getirmiş; bu da muhalefetin söz hakkını kısıtlıyor... Siyasî gözlemcilerin korktuğu, seçimlere hile karıştırılması; buna dair kötü senaryolar yazılıyor... Ancak, deneyimli bir muhalefet lideri, "Bizde sandığa hile karışmaz" dedi. Yabancı denetçiler olmayacakmış, ama seçim sandıklarında parti müşâhitleri görev alacağı için, onlar göz açtırmazmış... Etyen Mahçupyan, bütün gün dinlediklerimizden sonra, "Her bireyinin partici olduğu değişik bir toplum bu" tespitini yaptı... Muhalefet gördüğü ilgiden memnun. UBP lideri ve Başbakan Derviş Eroğlu ise, Rauf Denktaş'ın desteği ile Türkiye'ye güveniyor. CTP lideri M. Ali Talat, "Sandıktan güç birliği çıkacak" iddiasında. BDH lideri Mustafa Akıncı'yı da iktidarın değişeceği umudunda buldum. Bir politikacı, "Buradaki sonuçları etkileyecek tek unsur, Türkiye'nin doğrudan seçime müdahalesi" dedi bana... Yoklamalara göre, buradaki nüfusun üçte birini teşkil eden Türkiye'den gelme seçmenlerin yarıya yakını Ak Parti çizgisindeymiş çünkü... Burada her köşede birisi kamuoyu yoklaması gösteriyor; gazetelerde de seçim yasakları başlayana kadar hergün yeni bir araştırma sonucuna yer veriliyormuş... Ancak birinin sağlıklı bulduğu araştırmayı diğer partiler kuşkuyla karşılıyorlar. "Ama" diyecek olsanız, "Onu yapan ileride gösterdiği partinin sempatizanı" diyorlar... Ancak bütün anketlerde, iktidarla muhalefetin birbirine çok yakın gittiği anlaşılıyor. Biri, kulağıma, "ABD büyükelçiliğinin yaptırdığı ankette muhalefetin yüzde 42 alacağı çıkmış, ama halkın yüzde 20'si hâlâ kararsız görünüyormuş" diye fısıldadı. Anket bir ay önce yapılmış... Her ülkede her seçim önemlidir, ama Kıbrıs'ta seçmenler bir iktidardan çok daha fazlasını belirleyecekleri için haftaya pazar günü yapılacak olan gerçekten bir 'kader seçimi'... Zaten bu yüzden iktidarın yaptıklarını kimse tartışmıyor, tartışma derhal 'Annan Planı' üzerine çekiliyor... Oysa, iktidarın esas hesap vermesi gereken, Kıbrıs'ı yerli Türkü ve Türkiye'den gideniyle mutlu ve müreffeh bir ülke haline getirememesi... Eğer akıllıca adımlar atılmış olsaydı, Türkiye ve Kıbrıs Türkü, bugün, AB üyeliği yüzünden Annan Planı kıskacına alınamaz, ele güne gülünç olduğumuz tartışmalara taraf haline gelinmezdi... Türkiye'de kendini sağ bilen de solcu olduğunu söyleyen de onları desteklediği için iktidar rahat; yanılmış olabilirim elbette ama, Kıbrıslıları, o rahatı bozmaya kararlı gördüm...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |