AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Dev bir ayna: Kıbrıs...

Çözüm yanlısı muhalefet bloğunun seçimleri kazanma ihtimali yüksek. Bu durumda CTP'nin lideri Talat'ın başbakan olması, meclisin onayı sonrası görüşmeci ilan edilmesi pek mümkün...

Aslında demokrasiye inanılıyorsa olması gereken de bu...

Ama değişim bu denli sıkıntısız gerçekleşecek mi?

Denktaş niyetlerini ve izleyeceği yolu şimdiden açıkça ilan ediyor. "İnanmadığım kişiye seçim kazansa da görev vermem" diyebiliyor. "Görev versem bile görüşmecinin değişmesi için cumhurbaşkanlığı seçimi gerekir" açıklamaları yapıyor.

Salt bu sözler, bu niyet bile "Kıbrıs'ın Türk derin devletinin ne denli arka bahçesi haline geldiğini, bu arka bahçede oyunun kurallarının Türkiye'ye oranla ne denli yılan, sıradan, bire bir olduğunu" gösteriyor.

Bu kuralların amiyane formülü şu:

"Seçim, sandık, fikir benim istediğim gibi olmazsa anlam taşımaz... İnsan unsuru ancak benim politikalarımı desteklerse bir unsur haline gelir..."

Bu anlayış çözümü kendi sonu gördüğü kadar, değişimi, üstelik 140 bin kişilik bir oy kitlesinin tercihleriyle ve bu tercihlerin yaratacağı ivmeyle başlayacak bir değişimi fikir olarak bile hazmedemiyor.

Kıbrıs meselesinin ideolojik kimi kamplarda fırtınalar estirmesinin nedeni de bu.

Bu rüzgarlar ve rüzgarı estirenlerin kimlikleri Kıbrıs'ın neden Kıbrıs'ın ötesinde "bölünme paranoyası ve içe kapanma politikası"nı ifade eden bir anlam taşıdığının da göstergesi...

Bugün Türkiye'nin bu politika etrafında toplanan, bu politikadan beslenen, son iki yılda "Genç Subaylar krizi"nden "YÖK krizi"ne ve "bayram-tesettür krizleri"ne tüm güç gösterilerinin ardında bulunan kesimler Kıbrıs konusunda da bir araya gelmiş bulunuyorlar.

Sivil-asker bürokrat eşliğinde dünün sağı ve dünün solu, "ulusalcı kamp" tabir ettikleri platformdan şahin politikalarına, çözümsüzlüğe, Denktaş'ın atabileceği kimi "gayri meşru adımlar"a şimdiden destek veriyorlar.

Türk Solu dergisinde beş bini aşan imzacıyla şu günlerde yayınlanan bir metinde şunları söylüyorlar:

"Uzunca süredir KKTC devletine ve onun tarihi ve yasal lideri Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'a karşı sürdürülen, özellikle Avrupa Birliği'nin ve onun güdümündeki işbirlikçi güçlerin yürüttüğü karalama ve yıpratma kampanyasının gerçek amacı Kıbrıs Türkü'nü devletsiz ve lidersiz bırakmaktır.

Devletsiz ve lidersiz bırakılan Türk milleti, yeniden 1974 öncesi katliamlarla karşılaşacaktır.

Gerçekleşmeyecek bir AB sevdası uğruna, kazanılmış haklarımızdan vazgeçmek Türk milleti için bir intihar olacaktır.

Bu acı sonuçları bir kez daha yaşamak istemeyen Türk milleti, yavruvatan Kıbrıs'ın, yavruvatandaki KKTC devletinin, Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın arkasındadır.

14 Aralık'taki seçimlerde oynanmak istenen oyuna karşı başta Kıbrıs Türkleri olmak üzere tüm Türk milletini uyarıyor, seçimlerde de seçimlerden sonra da Kıbrıs'ta Milli Davamızın, KKTC'nin ve Rauf Denktaş'ın arkasında olacağımızı ilan ediyoruz...."

AB'yi karşı kamp ilan eden, AB üyeliğini intihar olarak gören, seçim sonrası girişimlere destek vereceğini beyan eden bu metnin imzacıları bulanık bir resmi iyice netleştiriyor.

Aralarında doğal olarak, Yekta Güngör Özden, Vural Savaş, Bülent Ecevit, Mümtaz Soysal var...

Aralarında doğal olarak Hasan Fehmi Güneş, Ahmet Güryüz Ketenci, Onur Öymen, Erdoğan Kaplan, Atilla Başoğlu, Sami Tandoğdu, Gökhan Durgun gibi CHP milletvekilleri var...

Aralarında doğal olarak, listeyi kabartan albaylar, tümgeneraller bir yana bırakılacak olursa, mevcut emekli orgeneral, korgenerallerin önemli bir bölümü var.

Bunlar arasında (E) Orgeneral Tuncer Kılınç (MGK Eski Genel Sekreteri), (E) Orgeneral Edip Başer (İkinci Ordu Eski Komutanı), (E) Orgeneral Doğu Aktulga (Ege Ordusu Eski Komutanı), (E) Orgeneral Necati Özgen (Harp Akademileri Eski Kom.), (E) Hv. Orgeneral Salih Nahit Özgür (MGK Eski Genel Sekreteri), (E) Orgeneral Hikmet Bayar (Kara Kuvvetleri Eski Kom.), (E) Oramiral Bülent Alpkaya (Deniz Kuvvetleri Eski Kom.), (E) Orgeneral Çetin Doğan (1. Ordu Eski Kom.), (E) Orgeneral İbrahim Türkgenci (Harp Akademileri Eski Kom.), (E) Hv. Orgeneral Arif Toroslu (MGK Eski Genel Sekreteri), (E) Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu (MGK Eski Genel Sekreteri), (E) Orgeneral Hikmet Köksal (Kara Kuvvetleri Eski Komutanı) bildik ve askeri kurumun zihniyetini yansıtan isimler var...

Evet, Kıbrıs sadece Kıbrıs'ın değil her anlamda Türkiye'nin de düğümü.

Türkiye'de bugün yaşanan kamplaşmaları, kavgaları, oyunları, siyasi iktidara yönelik kuşatmayı yansıtan bir ayna...

Kavşak yaklaşıyor...


13 Aralık 2003
Cumartesi
 
ALİ BAYRAMOĞLU
ALİ BAYRAMOĞLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED