AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Ömer Dinçer…

Ankara'da "Başbakanlık Müsteşarlığı"nın başında alışılmadık biri var. Bir müsteşar ilk kez "gücünü derin ilişkilerinden, meşruiyetini bu derin ilişkiler çerçevesinden, arşiv tekelini elinde tutmasından almıyor." Görevini mevcut yapıyı dengeleri koruyarak ve kollayarak koordine etmek olarak tanımlamıyor.

Tersine, yeni müsteşar düşünen, bilgili, çalıştığı sahayı reforme etme içgüdüsüyle hareket eden, hukuka saygılı, fikrinde ve işinde yansız biri. Görev alanını, devlet içi uzlaşmayı ve yenilenmeyi sağlayan "aktif ve yapıcı" bir model etrafında yeniden şekillendirme peşinde koşuyor.

Ömer Dinçer'i 1980 yılından beri tanırım…

Daha sonra Marmara Üniversitesi'ne dönüşen İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisi'ne hemen aynı yıllarda asistan olmuştuk. 20 yıl boyunca ben Siyasal Bilimler, o İşletme Fakültesi'nde çalıştık. Farklı görüşlere sahip olduk, ama zaman temas, diyalog ve dostluk içinde geçti.

Görüşlerine katılsanız da katılmasanız da Ömer Dinçer ismi sadece bende değil, onu tanıyan, onunla çalışmış herkesde saygı uyandırır, ciddiyet akla getirir…

Dinçer'in kalitesi, kişiliği, yönetim bilimleri konusundaki ismi ve uzmanlığı, akademik yetenekleri, cesareti, sorumluluk duygusu benim açımdan, onu tanıyanlar açısından hiçbir gerekçeyle ve hiçbir şekilde tartışılamaz…

Tayyip Erdoğan döneminde İstanbul Belediyesi'nin rasyonel işleyiş şemasının ve koordinasyonunun isimsiz mimarı olan Ömer Dinçer'i Başbakanlık Müsteşarı yapmak, AKP hükümetinin en doğru, en yerinde işlerinden birisi oldu.

Aslında "devlet katı" da farklı düşünmedi. Bu tür atamalarda hassas olan Cumhurbaşkanı bile Dinçer'in atama kararnamesini 24 saat geçmeden onayladı.

Nitekim Başbakanlık Müsteşarlığı'nın çalışma tarzı ve tanımına daha ilk günden yenilik ve rasyonellik getirti Ömer Dinçer.

Hazırlattığı ve elden geçirdiği Rekabet Kurulu Yasası, MGK yönetmeliği, Yerel Yönetimler Yasası, şimdilerde heyacanla tartışılan Kamu Yönetimi Yasa Tasarısı, Ömer Dinçer'in görevini nasıl tanımladığının açık göstergeleridir…

Bu tasarıları hazırlarken, ilgili tüm kuruluşlarla kurduğu diyalog ve geliştirdiği "katılımcı yöntem", çatışmalara meydan vermeksizin hızlı ve akılcı yol alınmasının, konsensüs oluşturmasının yeni zeminini oluşturdu.

Nitekim Dinçer 1995'te yaptığı bir konuşma nedeniyle bir haftadır alabildiğine top ateşine tutulur, hükümeti yıpratmanın yeni vesilesi haline getirilirken, hazırladığı Kamu Yönetimi Yasa Tasarısı, köklü bir reform adımı olarak saldırıların yapıldığı gazetelerde tartışılıyor, övgüler alıyor.

Bu garip durum, en basit bakışla, Ömer Dinçer'e yapılan eleştirilerin ne denli yüzeyden, düşünülmeden, araştırılmadan yapıldığının göstergesidir. Ama daha önemlisi, eleştiriyi yapanların siyasi bağlantıları ve ideolojik takıntılarından kaynaklanan "garip ve tahrip edici çelişkileri"nin dışa vurumudur.

Ömer Dinçer, statükoyu muhafaza etmekle, değişime direnmekle malûl bir geleneğin tepe noktasında, statükoyu sistemin meşru araçları ve aktörleriyle değiştirmeye çalışıyor. Onu eleştirenlerin pek arzular göründükleri MGK yönetmeliğinin şeffaf ve hukuka uygun olması gibi sonuçlar 'Ömer Dinçerler'in çabalarıyla ve mücadeleleriyle alınıyor.

Yıllardır bu statükodan şikayet edenler, bugün salt andıçlar çerçevesinde ya da rejim krizinden beslenmek içgüdüsüyle veya toplumsuz siyaset, kimlikliz insan gözlüğüyle ona meydan okurken, aslında kendilerine meydan okuyorlar…

Yineleyelim: Ömer Dinçer bugün, hükümet direktifleri etrafında devlet içi uzlaşmayı sağlayan "aktif ve yapıcı müsteşarlık" modelini temsil etmektedir. Bu model rasyonel ve demokratik değişim için onsuz olmaz bir koşuludur.

Dinçer'in 1995'te yaptığı konuşmaya gelince…

Bilgi Hikmet'teki makaleyi okudum. Tek cümleyle, bu yazıya karşılık eleştiriler gerçekten ucuz… Yeni yılda 'Ömerler'in sayısının artmasını dileyerek, bunun tartışmasını yeni yıla bırakalım…


31 Aralık 2003
Çarşamba
 
ALİ BAYRAMOĞLU
ALİ BAYRAMOĞLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED