AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Yıl sonuna doğru kamu borçları

Kamu kesimi borcu, Türkiye'de uzun bir müddettir iktisadi tartışmaların temelini oluşturuyor. Kamu açıklarının borçlanma yoluyla kapatılması, zaman içinde bu borçlanmanın bizatihi kendisinin bir kara delik olarak ortaya çıkmasına sebep oldu. Eskiden kamu açıkları enflasyona sebep oluyordu. Şimdi ise bu zararının yanında, borçlanmanın finansal ve mali piyasaları sıkıştırması vakıası eklendi. Risksiz kamu kağıtlarına olan talep, piyasalardaki tüm kredi ve likidite imkanlarını emerek bu fonların normalde gitmesi gereken yerlere gitmesini engelliyor, bu piyasaların etkinliğini bozuyor.

2003'ün bu son gününde, kapanışını yaşadığımız bu yılın dün ödemeler dengesi ile başladığımız değerlendirmesini yaparken mümkün olduğunca sayılardan uzak durmaya çalışacağım. Bu sebeple daha ziyade oranları dikkate alacağım.

2002 yılı sonu itibariyle toplam 150 milyar dolara ulaşan toplam konsolide bütçe borcunun, Kasım sonu itibariyle 187 milyarı aştığı geçenlerde Hazine tarafından açıklandı. Aralık ayı içinde iç ve dış borç servisi için yapılacak olan toplam 10,7 katrilyonluk itfa bulunuyor. Bunun 3,1 katrilyonu başta faiz dışı fazla ile finanse edilecek. Kalan kısım için ise yeni borçlanmaya gidilecek. Bu durumda yıl sonu toplam borç stokunun 2 milyar dolar azalacağı düşünülebilir. Bu durumda 2002 yılında toplam kamu borcunun milli hasılaya oranı % 89 civarında iken, bu oran 2003 sonu itibariyle (% 5'lik büyüme ve % 20'lik enflasyon hedefleri ile uyumlu olarak) % 80'in altına düşmüş olacak. Bu müspet bir gelişme.

Bu yıl içindeki bir başka gelişme de, borç stokunun yapısı. Her şeyden önce dış borçların toplam kamu borcu içindeki oranı % 38'den % 33'e gerilemiş. Dahası, dış borcun % 40'a yakın bir kısmının dolar bazında olduğu ve doların da diğer döviz cinsleri karşısında da gerilediği düşünülürse, bu gelişmelerin dış borcun döndürülmesine yönelik ciddi bir kolaylık sağladığı ortadadır. 2003 yılında ağırlık, TL üzerinden borçlanmaya verilmiş. 2002'de % 58 olan döviz ve dövize endeksli borcun toplam borca oranı, Kasım sonu itibariyle % 48'e gerilemiş. Toplam döviz ve dövize endeksli borcun % 32'si yurtiçinden borçlanılmış. Hazinenin iç piyasaya olan 98 katrilyonluk borcun içinde döviz cinsinden ve dövize endeksli borcun oranı % 40'lardan % 25'e gerilemiş durumda. Hazine, dövizin gerilediği bu yılı iyi değerlendirmiş ve kamu borcunun kur riskini azaltmayı başarabilmiştir.

2002 yılında bu tip değişken faizli iç borcun toplam iç borca oranı % 64 civarında idi. Kasım ayı sonunda bu oranın % 56'ya gerilediğini görmekteyiz. Ancak değişken faizli borcun önemli bir kısmı, kamunun kamuya olan borcu. Bu çerçevede, kamunun iç piyasaya yönelik borcunun değişken kısmı da % 30'lardan % 25'lere gerilemiş durumda. Bu çerçevede, kamu borcunun faiz dalgalanmaları karşısındaki riski de büyük ölçüde hafifletilmiş durumda.

Son olarak, borç stokunun vade yapısını da değerlendirmek gerekir. 2002 yılında iç borcun nakit satılan kısmının ortalama vadesi 13 ay civarında idi ve bunun % 41'ini ortalama vadesi 4 ay olan bonolar oluşturuyordu. 2003 Kasım sonu itibariyle bir yıldan kısa vadeli bonoların toplam nakit satılan borç senetleri içindeki payı % 22'ye gerilemiş olmasına rağmen tahvillerin de özellikle 1 ila 2 yıl arasında yoğunlaşması sebebiyle nakit satılan iç borç stokunun vadesi büyük ölçüde aynı kalmış. Buna bir de nakit dışı borçların vadesinin yaklaşması etkisini eklediğiniz zaman, toplam borç stokunun vadesinin 32 aydan 25 aya gerilediği görülmektedir. Yeni borçlanmaların daha uzun vadeye yayılıyor olması, önümüzdeki yıllarda yaşanabilecek sıkıntıları bertaraf edecek gibi gözükmüyor. Dış borçlarımızın ödemelerinin de 2005 ve 2006 yıllarında yoğunlaştığını göz önüne alırsak, bu durum 2004 için olmasa da ondan sonraki iki yıl için endişe verici olarak addedilmelidir.

Özetle, her ne kadar Hazine eskisine nispetle piyasalardan daha kolay, daha ucuz ve daha uzun vadede borçlanıyor ve borç stokunun döviz ve faiz riskine karşı direnci artıyor olsa da, borç stokunun mevcut yapısı hâlâ ciddi bir problem olarak önümüzde durmaktadır. 2005'ten itibaren bu durumun bir krize yol açmaması için bugünden gerekli tedbirler alınmalı ve borç idaresinde ve borçların yeniden yapılandırılması hususunda daha kararlı adımlar atılmalıdır.


31 Aralık 2003
Çarşamba
 
MELİKŞAH UTKU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED