|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Artık şehirde hayat kalmadı! Hem kendinden, hem de kendimizden soğuttu bizi şehir; gündelik telâşlarımızdan, alış-verişimizden, yürüyüşümüzden, oturuşumuz ve kalkışımızdan, çay içişimiz ve simit yiyişimizden, masalarımızdan, sandalyelerimizden, camlardan bakışımızdan, el sallayışımız ve vedâ edişimizden, yorgun-argın eve dönüşlerimizden, odalarımızdan, yatağa yatışımız ve kalkışımızdan… soğuttu! Şehirde hayat kalmadı! Bir an önce dağlara çıkalım! * * * Bizi anlamadı, anlamıyor şehir; belki de anlamazlıktan geliyor.. İçtikçe daha çok susatıyor sanki, içimizi yakıp kavuruyor.. Harfleri, kelimeleri, cümleleri ve bütün bunlara verdiğimiz anlamları iğdiş ediyor bu şehir, tıpkı hayatımızı ettiği gibi.. Kalbimizi sıkıştırıyor.. Rûhumuzu kurutuyor.. Toprağımızı ve tuzumuzu karartıyor; iklimi bozuyor.. Suyumuzu elimizden alıyor.. Tarih ve medeniyetimizle aramızı açıyor.. İnsanları ve onların rüyâlarını kendi abus çehresine benzetiyor.. Çocukları kirletip, hayâllerine narh koyuyor.. Bu şehirde yaşanmaz artık! Dağlara sığınalım! * * * Dağ umut..
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |