AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R
Şart mı radyocu olmak?

Başbakan Erdoğan bugün bir basın toplantısı yapacaaak... Bayındırlık Bakanı Ergezen, yolsuzluk dosyalarını açıkladııı... Ergezen bugüne kadar 710 milyon dolar fazla ödeme yapıldığını söylediii...

Hava durumuna gelinceee... Bütün yurtta sıcaklıklar artacaaak... Yağış beklenmiyooor... İstanbul 30 dereceee... Ankara 32 dereceee...

Ne oluyor?

Haberleri dinliyoruz.

İtibarlı bir radyonun, muteber bir spikeri, haber sunuyor.

Daha doğrusu sunduğunu sanıyor.

Yanlış vurgular, gereksiz uzatmalarla.

Yazık.

Olan dilimize oluyor. Kekreleşiyor.

Cümlenin sonuna hangi kelime gelirse gelsin, son hecesi adeta ısrarla ve inatla uzatılıyor.

Kanat ile kanaat aynı şey olabilir o sunucuya göre. Yeter ki cümlenin sonuna gelsin.

Herhangi biri, bu tür yanlışlıklar yapabilir, çok göze batmaz ama, sesinden başka bir malzemesi olmayan radyo spikeri yapmamalı. Şart mıdır radyocu olmak?

Git pazarcı ol, mübaşir ol, soğuk demircilik yap, ılık demircilik yap!

Ya da dilini düzelt!

ÇOCUKLAR KORNA İSTER

Zavallı çocuklar diye söze başlasam, haksızlık mı etmiş olurum, bilemiyorum.

Oyun oynayacak alan bulamadıkları için, sokak aralarında top koşturan çocuklara gıpta edilecek değil elbet.

Eskiden her mahallede boş arsalar, geniş bahçeler vardı.

Erik ağaçları, dut ağaçları, incirler kale yapılırdı top oynanırken.

O bahçeler ufaldı, ağaçlar gitti, arsalar büyük binalarla kaplandı.

Şimdi sokak arasında top oynayan çocuklar iki taş ile kale teşkil ediyorlar. Yahut iki arabanın arası kale kabul ediliyor.

Arabalar geçerken de oyunlarını durdurmak zorunda kalıyorlar ve tabii, dakika başı bir araba geçiyor en az işlek olan sokakta bile.

Her geçen arabaya usançla baktıklarına eminim.

Her seferinde nereden çıktı bu araba demiyorlar belki ama hal ve hareketleriyle bunu belli ediyorlar.

Çoğunlukla da yaklaşan arabaları umursamaz bir tavırla göz ucuyla süzüp, kendilerine korna çalınmasını bekliyorlar.

Bu davranışın, "Madem sokağımızdan geçiyorsun, hiç değilse bizi de adam yerine koy ve kenara çekilmemizi istiyorsan, en azından bir korna çal" anlamına geldiğini düşünüyorum.

Binalar plansız, düzensiz şekilde mantar gibi dikilirken, aralarda parklar ve oyun alanları unutulduğundan, ihmal edildiğinden, sokakta oynayan çocuklar, bir korna ölçeğinde olsun, ciddiye alınmak istiyorlar.

Üzerlerine doğru yaklaşan araçları gördüğü halde, kenara çekilmeyen çocukları gördüğünüzde, bu sözleri hatırlayın. Ve kısa bir "düt" ile aradaki iletişimi sağlayın. Fazla "ü" kullanmanıza hiç gerek yok.

KEYİFLİ BİR REKLAM

Arada bir beğenmediğimiz reklamları eleştiriyoruz.

Beğendiklerimiz de var tabii ki.

Şu günlerde sıkça rastlanan bir kola reklamı mesela.

Tek kelime bile edilmeden hayatın ritmini yansıtan reklama rastlamışsınızdır. İstiklal Caddesi'nde bir delikanlı sırtında gitarıyla, günlük hayatın içinden yükselen seslere kulak kesiliyor.

Berber dükkanında makasın ritmi, ayakkabı boyacısının fırçayla çıkardığı sesler, bisiklet tekerini el pompasıyla şişiren çocuk, yolda yürüyen kadının topuk sesleri, masa örtüsü yayan garsonlar, ip atlayan kızlar, topla şov yapan bir ufaklık (saatlerce seyredilebilecek kıvamda), dans edenler, kasayla taşınan kola şişelerinin şıngırtısı, çekiç sesleri, sıvacıların, kokoreççinin, mısırcının, kısacası hayatımızdaki detayların sesleri peşpeşe sıralanıp bir kola şişesine bağlanıyor.

Her ne kadar Amerika'nın siyah suyuna tepkiliysem de, bu reklamı düşünenleri büyük bir memnuniyetle tebrik etmek zorundayım.

SİMÜLASYON

Ankara'da bir sürücü kursunda simülatör uygulamasına geçilmiş. Ne kadar güzel. Yaygınlaşması şart.

Hatta yönetici adayları için de bir simülatör hazırlanabilir. Memleketi yönetmeye talip olanların (belediye başkanı, milletvekili, bakan, başbakan, cumhurbaşkanı) da göreve gelmeden önce bir müddet simülasyon uygulamasına katılması faydalı olur.

PAPA'NIN İSTEĞİ

Papa, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmemesi için istekte bulunmuş.
Bu kaçıncı Jan Pol?

GÖZDE MESLEK

Gazetecilik, Almanlar'ın gözde mesleği imiş.
Bizde de gazetecilik hem gözde, hem kulakta.


7 Haziran 2003
Cumartesi
 
MEHMET ŞEKER


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED