|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
ANAR (Ankara Sosyal Araştırmalar Merkezi)'ın dün gündeme getirdiğimiz Mayıs ayı gündem araştırmasının partilerin oy dağılımı dışında da ilginç bulgular içeriyor. Kuşkusuz Avrupa Birliği bunlardan önde geleni... Bu konudaki rakamlar, görüntü ve kutuplaşma pek değişmiyor. Toplumun yüzde 67'si AB üyeliğinden yana. AB üyeliğine karşı çıkanların oranı yüzde 24. Partiler temelinde bakıldığında, AKP'lilerin yüzde 74'ü, CHP'lilerin yüzde 78'i, ANAP'lıların yüzde 82'si, DYP'lilerin yüzde 66'sı ve kararsız seçmenin yüzde 69'u AB üyeliğini savunuyor. AB üyeliğine en düşük düzeyde taraftar olanlar, MHP'de yüzde 48, SP'de yüzde 41 ve GP'de yüzde 63 Avrupa Birliği konusundaki diğer bulguları araştırma raporunu birlikte okuyarak takip edelim: "Yazılı ve görsel medyada AB'ye uyum yasaları ile ilgili olarak TSK'nın çeşitli çekinceleri olduğu yönünde yayınlar yapılmış, bu yayınlar da TSK yetkilileri tarafından farklı zeminlerde ve biçimlerde yorumlanmıştır. TSK açıklamaları, TSK'nın AB üyeliğine taraftar olduğunu her fırsatta dile getirmektedir; ancak çeşitli çekincelerini de belirtmektedir. Yapılan açıklama ve yorumların kamuoyunda nasıl algılandığı ve değerlendirildiğini tespit etmek amacıyla çeşitli sorular formüle edilmiştir. Görüşülen kişilere, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin AB üyeliğine taraftar olup olmadığı konusunda ne düşündükleri sorulmuştur. Buna göre TSK'nın AB üyeliğinden yana olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 43, üyeliğe karşı olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 28'dir. Bu konuda fikir belirtmeyenlerin oranı ise yüzde 29 civarındadır. AKP'lilerin yüzde 44'ü, CHP'lilerin yüzde 45'i ve kararsız seçmenin yüzde 44'ü TSK'nın AB üyeliğinden yana olduğunu düşünmektedir..." Bulguların belki de en önemlisi, raporda şöyle dile getiriliyor: "Bugünkü şartlar altında, TSK'nın darbe yaparak ülke yönetimine el koyması halinde, bu durumu nasıl karşılayacağı sorulduğunda, toplumun yüzde 11'i bunu olumlu, yüzde 76'sı ise olumsuz karşılayacağını belirtmektedir. Bu konuda görüş bildirmeyenlerin oranı yüzde 13'tür. TSK'nın darbe yaparak ülke yönetimine el koymasını olumlu bulanların oranı AKP'lilerde yüzde 8, CHP'lilerde yüzde 12, MHP'lilerde yüzde 19 ve GP'lilerde yüzde 17'dir. Cinsiyet, yaş, eğitim ve sosyo ekonomik statü bakımından askeri darbeye yaklaşımda çarpıcı bir farklılaşma dikkati çekmemektedir..." Bu tablo net olarak kamuoyunun askeri girişimler ve tahrikler konusunda her tür destekten uzak durduğunu, tepki göstereceğini ifade etmekte, bu girişimlerin zeminini ortadan kaldırmaktadır. Bu görüntü, AB çerçevesinde atılacak sivilleşme ve demokratikleşme adımları için son derece hayatidir. Hükümetin asıl başarısı da bu durumun farkında olması, değişim zamanlamasını bu çerçevede son derece akıllıca ve doğru kullanmasıdır. Nitekim Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, MGK gibi kritik meseleleri içeren 7. Uyum Paketi'nin TBMM tatile girmeden, yani Ağustos ayından önce çıkarılacağını açıklıyordu. Bu irade ve bu zamanlama önemlidir. Daha da öte umut vericidir.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |