AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R
Bu kadarı da fazla oluyor ama...

Merak etmiyor değildim doğrusu... Gazetelerde ve televizyon ekranında temsili "Bandırma Vapuru"na yerleştirilen Atatürk ve silah arkadaşlarının bu yakışıksız heykellerinin kimin elinden çıktığını merak etmiyor değildim...

İşte Atatürk'ün "balmumu heykeli"nin fotoğrafı yine önümde. Hemen arkasında da heykelcimiz oturuyor...

Karşımızda duran şeyin adının heykel filan olmadığı apaçık. Böylesiyle hiç karşılaşmadığımız bir Atatürk, üzerine üniforma geçirilmiş olarak bir iskemleye oturmuş ve boş bakışlarını önündeki masaya dikmiş...

Öyle gülünç, ziyarete gelen öğrencileri öylesine "kıkırdatacak" bir manzara ki, görenlerin Atatürk'e özel kanunların olaya bir an önce el koymasını istememesi neredeyse imkansız!

Ne acı bir durum... Atatürk adının Anayasa'dan başlayarak her yere sokuşturulması yetmezmiş gibi bir de bedeninin hiçbir sanat değeri taşımayan balmumundan kalıplara sokulması...

Aklı başında bir toplum kahramanlarını böyle mi hatırlar, böyle mi anar?

Bütün bunlar ülkemize artık iyiden iyiye yerleşmiş bayağı "hastalıklı" bir ruh halinin sonuçları... Dünyanın bugün geldiği yeri dikkete alacak olursak, bu manzara bir zamanlar Stalin'e ilişkin olarak üretilen "kişiye tapınma" evresini de geride bırakan bir şey...

Hayır, bu toplumun değer verdiği hiçbir kimse ve tabii başta Atatürk bu türden bir hatırlanma ve yadedilme tarzını hak etmiyor... Bu bir haksızlık... Çünkü bu manzara haddinden fazla "ilkel", "medeni bir toplum"a hiç mi hiç yakışmıyor... Bu manzara ile "animizm" arasındaki mesafe nedereyse sıfırlanmış...

Sen tut balmumundan yapılmış üç beş "heykel" karikatürünün adını "Atatürk ve arkadaşları" koy, sonra da bakanından öğrencisine bu ülkenin (ve 21. yüzyılın) vatandaşlarını bu gülünç manzaranın ziyaretçi kuyruğuna diz...

Hiç şüpheniz olmasın; bu tür bir hayat tarzının herhangi bir toplumu "mutlu" ve "akılcı-yetişkin" kılması mümkün değildir....

Türkiye bu "müsamere"den bir an önce kurtulmalı, tarihse tarih, sanatsa sanat her neye ilgi duyacaksa bir an önce evrensel ölçüleri tutturmalıdır.

Samsun'da bir benzeri yapılan "Bandırma Vapuru"nda ziyarete açılan söz konusu "heykeller"in yaratıcısı olan Adil Çelik'in 4 yıldır üzerinde çalıştığı bir başka proje daha varmış. "Hangi şehrimize uygun olduğu kararlaştırılır ve bu konuda kendisine yetki verilirse" proje hemen hayata geçirilebilirmiş. Bu yeni projenin hedefi şöyle: "Yürüyen Atatürk heykeli"(!)

Bırakın projenin gerçekleşmiş halini görmeyi, adını duyunca bile insan fena oluyor! "Yürüyen heykel"? Yahu böyle bir şey kimin aklına gelir; "heykel" dediğimiz şey zaten yürüyemediği için heykel değil mi?!

Heykelci projesini o derece ayrıntısıyla anlatmış ki, hepsini aktarmaya kalksak köşeyi iki gün kendisine ayırmamız gerekir. Dolayısıyla ben size bu projeyi ancak ana hatlarıyla tanıtabilirim: Atatürk (heykeli) 10. Yıl Marşı eşliğinde "robot adımlarından uzak" bayağı bir adam gibi yürüyerek Türkiye haritasına yaklaşıp Samsun'un üzerine ayağını basar gibi yapar... (Heykelci, Atatürk ayağını "haritaya tam olarak basmayacak" çünkü böylece "Türk Bayrağı'na Atatürk'ün bile basmayacağı mesajı verilecek"(!) diyor.) Sonra Samsun'un bulunduğu yerde bir ışık topu oluşur. Ortalık hemen aydınlanır ve (yine heykelciye göre) "Ülkenin bölünmez bütünlüğü" fikri ortaya çıkar. Böylece "Karanlık bulutların çöktüğü Türkiye Cumhuriyeti" Samsun'dan başlayarak kızarmaya başlar....

Gerçekleştiğinde dünyayı üzerine güldüreceği muhakkak olan bu projeden epeyce uzun söz ettim, çünkü ülkenin içinde bulunduğu ruh hali gözönüne alındığında sanki "gerçekleşebilir" gibi görünüyor. Yani şimdiden siz okurlarıma haber veriyor ve bir bakıma uyarıyorum: Yakında bir "yürüyen heykel" ile karşılaşırsanız telaşa kapılmayın ve aklınıza mukayyet olun, çünkü bütün bu gördükleriniz bir "rüya"dan ibarettir... Ve unutmayın tabii ki: Bir gün sabah olacaktır....


21 Haziran 2003
Cumartesi
 
KÜRŞAT BUMİN


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED