AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

E K O N O M İ
İngiltere'ye antika Horhor'dan gidiyor

214 dükkandan oluşan Türkiye'nin en büyük antika çarşısı Horhor Antikacılar Çarşısı. 1981 kule dipindeki eskici pazarının yanmasından sonra buraya geldi. Her konuda antika konusunda parça rastlamak mümkündür eski ile yeni arasında bir köprü oluşturuyor. Geçmişe yolculuğun İstanbul'daki kapısı, Aksaray'daki Horhor Antikacılar Çarşısı. 1981'de ilkokul olarak inşaa edilen binaya, aynı yıl Kuledibi Bit Pazarı'ndaki antikacılar yerleştirilmiş. Horhor açıldığı tarihten bu yana antika ve nostalji tutkunlarını ağırlıyor. Binanın ikisi zeminde olmak üzere toplam yedi katı var. Ünlü antika çarşısının müdavimleri arasında devlet adamları, sanatçılar, turistler, mimarlar bulunuyor. Horhor Antikacılar Çarşısı Yönetim Kurulu Başkanı Metin Özkaya ile çarşıyı ve antika kültürü üzerine konuştuk

Neden bit pazarı isterseniz burdan başlayalım?

Neden bit pazarı güzel bir soru. Aslında ben buranın gerçekten BİT PAZARI olmasını istiyorum. Bit pazarı herşeyin bittiği anlamına geliyor. Bittikten sonra eşyaların satıldığı yer anlamına geliyor. Anitkalar geçmişin tanıkları. Bunlar bittiği için, miras paylaşıldığı için herşey bittiği için bit pazarına yani bitmiş pazarlara geliyorlar..

Değer olarak çarşının değeri ne kadardır?

Şu ana kadar ne yangın için ne de hırsızlık sigortası için değer tespiti yapılması mümkün değil. Çünkü paha biçilemeyecek kadar değerli eşyalarımız var. Sadece bir piyanonun değeri 300-400 milyar lira olduğunu ya da bir el yazması Kuran-ı Kerimin milyon dolarlarla ifade edildiğini düşünürsek sigorta şirketlerine de hak veririz.

Antikacılık bir meslek mi yoksa hobi mi?

Bu işi ticari olarak yapanlar genellikle yatak-yorgan işi yapıp kapısına sonradan antikacı yazdıranlar çoğunlukta. Bu işi işi bilerek yapanlar yüzde 10 a giriyor.

Burası eşki eşya ile antika arasında bir köprü. Antika başka eski eşya başkadır. Antika belirli dönemi temsil eden, sanat eseri taşıyan, yüzyılı aşmış eserler antikadır.

200 yıllık olsa dahi, sanat eseri yoksa antika değeri yoktur.. TOMMAK mesele altın, civa karışımı olduğu için bunu yapan ustalar ölmüştür... Şu anda bunu yapan yok..onun için sanat eseridir.. Bu gerçek antikadır.. Saraylarda çalışan ustalar yok.. O eserleri yapan ustalar yok..

Peki şu anda kültürümüze sahip çıkılıyor mu? En azından yeni nesil buna sahip çıkıyor mu?

Evet işin en güzel ve sevindirici tarafı bu. Yeni nesil kültürüne sahip çıkıyor. Bizim tarihimiz ne ABD var Ne de ingilterede. Antikası olmayan ülkeler bile var. Çok zengin bir ülkenin mirascıyız ama kabloları kestiğimiz için geçmişle irtibatı koparmışız.. Cumhuriyetten sonra kültürel konularda dil konusunda bağlantı kurulamıyor. İngilterede müzayedeler bizim eşyalarımızla yapılıyor.

AKP Hükümeti'nin çalışması var galiba?

Evet Kültür Bakanımız bu konuda hassas bizleri umutlandırdı. Gerek tanıtım olsun, gerek ise yurtdışına kaçırılan eski eşyaların ülkemize yeniden kazandırılması olsun ciddi çalışmalar var bizleri sevindiriyor. Yeni hükümet bu işe önem veriyor. Saraylarda artık daha dikkatli davranıyorlar. Horhor bit pazarının tanıtılması için gerekli çalışmalar apılıyor, sanat galerileri var. Türkiye de sanat prim yapmıyor.

Peki antika veya eski eşyalara sahip olanlara önerileriniz nelerdir?

İnsanlar ellerindeki eşyalara dikkat etsinler. Yanlış bir tamirde tarihi eserlere zarar verebiliyor. Kimse elindeki eşyı atmasın yıllarca elindeki eşyalarının kiymetini bilmeyenlerin yüzünden çok sayıda antika eşya çöplükte çıkıyor.

Hatta kapıcımıza verdik diyorlar. Eline tarihi eser geçen herkes hemen müzeye götürsün değerini tespit ettirsin eskisi gibi değil kaçak tarihi eser işlemi görmezler. İstedikleri yere satabilirler. Çalıntı olmasın yeter.

Sezen Aksu ve Rahmi Koç çarşıya uğruyor

Çarşıya ünlüler geliyor mu?

Zaman zaman çok ünlü simaları burda görmek mümkün Sezen Aksu, Rahmi Koç gibi. İnsanların ellerindeki eşyaları değerlendirebilecekleri, tamir edebilecekleri bir yer burası. Eski yazılar, tommakları ucuza bulmak mümkün.

Ayşegül Nadir aldandı

Kaçakcılıktan birazda bahsetsek?

Artık kaçakcılık eskisi gibi yok.. Paranın hırsına kapılıp da kesinlikte ortaya çıkmayacakmış gibi kaçak eşya alanlar maalesef aldandı.. Bunlardan biri de Ayşegül Nadirdir. Bu antika camiasında bir kulis vardır. Saraydan çıkartılan eşyalar, kaçırılan eşyalar vb gibi hepsinin kimin nerde ne zaman aldığı bellidir. Aynı kuliste döner dolaşır İngiltereye gider alıcı bizim alıcıdır. Kesinlikle 10 sene de olsa ortaya çıkar.

Antikacıların çoğu mesleklerini sonradan seçmişler; turizmci, avukat ya da öğretmen. Horhor'da baktığınız ürünlerin çoğu tarihi eser. Tabii bu durum fiyatlara da yansıyor. Parfüm şişesi 150 dolardan başlayıp bin dolara kadar yükselebiliyor. Dükkan sahipleri ürünleri dolarla satıyorlar. Ustası, tarihi ve işçiliği objenin fiyatını artırıyor. Geleneksel Türk sanatının nadide örnekleri karaborsada.

Horhor esnafı memlekette yaşanan antika kıtlığına çözüm bulmuş. Fransa, İtalya, İngiltere ve Hollanda'ya yönelmiş. Horhor'da sekiz dükkanı bulunan Ahmet Zahit Tanrıverdi'ye göre yurtdışından alınan eserler, Avrupalı müşteriyi cezbediyor. Tanrıverdi: Osmanlıya yönelik bir merak özlem var bunların eşyalarıı var. Osmanlı klütürüne dönüyoruz.. Şu anda yeni yetişen gençlerden ümitliyiz" dedi.

  • FAHRİ SARRAFOĞLU / İSTANBUL



  • 29 Kasım 2003
    Cumartesi
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Karikatür | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED