|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
İstanbul'da iftaiyecilerin en büyük şikayeti; gelen asılsız ihbarlar, yanlış adresler ve girilemeyen dar sokaklar
İtfaiyecilik bugün en riskli meslek gruplarından biri. Ama onların umurunda bile değil.. Kimi zaman müdahale için gittikleri olaylarda dayak yiyor, kimi zaman ise hayır dualarıyla yolcu ediliyorlar. En büyük problemleri; dar sokaklarda çıkan yangınlar, verilen yanlış adresler ve asılsız ihbarlar. Sabah saatlerinde evlerde çıkan yangınları genellikle küçük çocukların çıkardığını söyleyen itfaiyeciler, bunu da annelerin sabah uykusuna olan düşkünlüğüyle açıklıyor.. Canlı kurtarmak en büyük sevinç İtfaiye denilince akla hemen yangın geliyor. Oysa itfaiye, yangın dışında intihar, boğulma, trafik kazalarına gidiyor ve kurtarma çalışmalarına da katılıyor. Kimi zaman bir kedi yavrusunu ağaçtan indirdiklerini kimi zaman ise asansörde mahsur kalan kişileri kurtardıklarını ya da kuyuya düşen birini çıkardıklarını anlatan itfaiyecilerden Hayri Gümüşhan, "Bizim en büyük sevincimiz yanına ulaştığımız kişinin yaşıyor olması. Ertesi gün televizyonda kurtardığımız kişinin kaldırıldığı hastanede öldüğünü duyunca çok üzülüyoruz" diyor Her gün ortalama 70 kadar olaya müdahale ettiklerini söyleyen itfaiyeciler, meskenlerde çıkan yangınların en fazla bir saat içinde söndürüldüğünü söylüyorlar. Ancak sanayi kuruluşlarında, fabrikalarda çıkan yangınları söndürmek için kimi zaman 24 saat de çalıştıklarını dile getiren itfaiyeciler, girdikleri binaların krokilerini bilmedikleri için zaman zaman büyük tehlikelerle karşılaştıklarını belirtiyorlar. 110 hattına gelen ihbarları kimler nasıl değerlendiriyor? İşte bu sorunun cevabını itfaiyenin santralinde görev yapan Enver Özdemir, Sefa Erdoğan ve Burhan Elemekter cevaplıyor. Canı sıkılan bizi arıyor Her gün ortalama 120 civarında ihbar aldıklarını ve bu ihbarların ancak 70'inin değerlendirildiğini söyleyen Enver Özdemir, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Çocuklar, eşinden ayrılanlar, canı sıkılanlar, bunalıma girenler, muhabbet etmek isteyenlerin en çok çevirdikleri numaralardan birisi burası. Hat ücretsiz olduğu için evde ağlayan çocuğunu susturmak isteyen anneler bile bizi arıyor. Bir de hangi şehirde olunursa olunsun cep telefonuyla yapılan aramalarda İstanbul İtfaiyesi düşüyor. Geçtiğimiz günlerde cep telefonundan Hakkari'den bir vatandaş arayıp parkın karşısındaki yangını haber verdi hangi park diyen arkadaşımızı da bir güzel azarladı." Gelen telefonlar arasında çok sayıda asılsız ihbarın da bulunduğunu dile getiren Burhan Elemekter ise, işin sırrını şu cümlelerle açıklıyor: "İhbar yapılan yerin arka fonundan gelen sesler bizim için çok önemli. Mesela açık bir televizyon ya da müzik sesi, gülüşmeler gelen ihbarın doğru olmadığının ip uçları. Ayrıca açılan telefonlar ekrana düşüyor, oysa karşıdaki kişiye numaranı ver dediğimizde ya korkup telefonu kapatıyor ya da yanlış numara veriyorlar." Teknolojiyi yakından takip ediyorlar
Evlerde çıkan yangınların en büyük sebebi çocuklar. İstanbul İtfaiyesi üç yakada ayrı ayrı hizmet veriyor ve gerektiği zaman birbirlerine lojistik destek sağlıyorlar. Geçmişte eleman alınırken boy ve güç gibi özellikler de arandığı için eski itfaiyeciler yenilerine göre çok daha iri yapılı. İstanbul İtfaiyesinde toplam 1872 kişi çalışıyor. Giyim ve araç konusunda dünya teknolojisi takip ediliyor. Yangınlar daha çok gece çıkıyor. Yazın otlara ve çöplere atılan sigara izmaritlerinden kışın ise ısınma araçlarından yangın çıkıyor. İstanbul'da 1360 tane itfaiyenin giremediği sokak var. Ancak dar sokak demek yangına müdahale edilemeyecek anlamına gelmiyor. Yılda ortalama 18 bin ihbar değerlendiriliyor. Artık geçmişe nazaran trafikte daha anlayış gördüklerini söylüyorlar. Varoşlarda daha fazla yangın çıkıyor. Alt yapı sorunu olmayan semtlerde ise daha az yangın çıkıyor. AYŞE OLGUN İSTANBUL
|
|
|
|
|
|
|