|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Dünyada en güç iş gerçekleri araştırmaktır. Güçtür, çünkü her zaman elinizin ulaşabildiği yerde değildir gerçekler… Ayrıca, diyelim gerçeklere ulaştınız; ortaya çıkartılmaları herkesi mutlu etmeyebilir. Bazen de, 'gerçek' sanarak 'yanlışa' ulaşabilir ve bulduğunuzu ne yapacağınızı şaşırabilirsiniz… Ancak, ne kadar zahmetli, güç, şaşırtıcı, hatta üzücü olsa da, bizim gibiler için, 'gerçek' yolculuğu bazen kaçınılmaz olabiliyor. Size açıkça söyleyeyim: Zihnime takılan bir garipliği araştırıp gerçeğe ulaşmazsam geceleri rahat uyuyamıyorum… Bu defa da öyle oldu: Aynı gün, üç ayrı gazetede, yazılarını sürekli tâkip ettiğim üç yazar, aynı konuya değindiklerinde, nicedir zaten kafamı kurcalayan bir konunun peşine düştüm. Yazarlar şunu yazdılar: "Türkiye'de İslâmî kesim komplocu; İslâmcı basın, Mossad'ın eylemlerden haberi olduğunu, New York'taki Yahudileri uyardığını ve Dünya Ticaret Merkezi (DTM) binasında çalışan dörtbin İsrailli'nin o gün işe gitmediklerini yazdı. Bu, 'komplo teorisi'dir." Ciddi bir iddia. İddianın bir boyutu da Ak Parti hükümetiyle ilgili. Çünkü aynı yazarlar, İstanbul eylemleri konusunda da, hükümetin, benzer komplocu yaklaşımlardan etkilendiğine inanıyorlar; yazılarında bu ayrıntı da yer alıyor... Bu durumda, 11 Eylül 2001 eylemlerinin hemen ardından ortalığa yayılan, ancak 'komplo teorisi' kokusu aldığım için üzerinde fazla durmadığım "DTM'de çalışan İsrailliler" iddiasının peşine düşmeden durabilir miydim? "Gerçekler, yalnızca gerçekler" diyen birinden herhalde eli-kolu bağlı durmasını bekleyemezsiniz... Ben de harekete geçtim. Önce, konuyu beş başlıkta mercek altına aldım: 1. İddiayı ilk kim dillendirdi? 2. İddia nereden çıktı? 3. Saldırıları Mossad önceden biliyor muydu? 4. Biliyor idiyse duyurdu mu? 5. 4000 İsrailli'ye ne oldu? İddiayı Türkiye'de ilk ele alanın, ileri sürüldüğü gibi 'İslâmcı basın' olmadığı ilk tespitim... Yalçın Doğan imzasını taşıyan "11 Eylül'de işine gitmeyen 4 bin İsrailli!.." başlıklı yazı 3 Nisan 2002 tarihli Cumhuriyet gazetesinde çıktı... Eğer iddia 'komplo teorisi' ise, o teoriyi dikkatlere sunan, kesinlikle 'İslâmcı basın' veya 'İslâmcı' diye anılabilecek yazarlar değil... İddianın çıkış noktası da, öyle ilk akla geldiği gibi, İslâm Dünyası'nın medya organları değil. "İddia nereden çıktı?" sorusuna verilebilecek en kestirme cevap şu: İsrail'de yayınlanan Jerusalem Post gazetesi... Gazetenin, 11 Eylül 2001 tarihinde hazırlanan ve ertesi günün tarihini taşıyan nüshasında, çok açık bir biçimde, "DTM ve çevresinde çalışan 4000 İsrailli'den haber alınamadığı" yolunda bir haber bulunuyor. İddianın bu haber üzerine dolanıma girdiği çok açık... Mossad'ın New York ve Washington'daki hedeflere saldırı yapılacağından haberdar olduğu, hatta iki üst düzey istihbaratçıyı ABD'ye göndererek FBI ve CIA'yi bilgilendirdiği de artık biliniyor. Konuyu ilk duyuran da Londra'da çıkan The Telegraph gazetesi... Bu ilk üç nokta, üzerinde tartışma gerektirmeyecek kadar 'açık', ama konuyu bugünlere taşıyan üç yazarın görmezden geldikleri 'gerçekler'... En kritik olan ise, "DTM ve etrafındaki 4000 İsrailli'ye ne oldu?" sorusu... Bu soruya da, 11 Eylül uğursuz eylemlerinde hayatlarını kaybedenlerle ilgili listelerde cevap aranabilir. O listelerde tek bir 'İsrailli' hayatını kaybetmiş görünüyor. Başkan Bush'un, "130 İsrailli saldırılarda hayatını kaybetti" sözlerine, NewYork Times'ın ertesi günkü nüshasında İsrail başkonsolosundan yapılan "Saldırılarda üç İsrailli öldü; biri ikiz kulelerde, diğer ikisi uçaklarda" açıklamasını da buraya aktardım. Keşke hiç kimse ölmeseydi o gün, keşke o uğursuz eylemler hiç olmasaydı... Bu bakımdan dünya ticaretinin merkezi olan binada tek bir İsrailli'nin ölmesi de çok üzücü. Ancak, üzücü de olsa bu bir 'gerçek'... O gün hayatını kaybedenler arasında İsrailli olmayan Museviler herhalde vardır; konuyu açan ve beni günlerdir gerçekler peşine düşüren meslektaşların yardımını da bu yüzden talep ettim zaten, "Bu tablo ne anlama geliyor?" sorusu ile... Beni aydınlatmalarını bekliyorum. Yukarıda 1'den 5'e kadar sıraladığım sorulardan 1, 2, 3 ve 5'e cevap teşkil edecek 'gerçekler' ilk üç yazımda var; dikkatli okurlar, 4 numaralı şık olan "Mossad saldırıları biliyor idiyse duyurdu mu?" sorusunun cevapsız kaldığını mutlaka fark etmişlerdir. İkinci en kritik soru da bu halbuki... İsrail'de çıkan Ha'aretz gazetesi, muhabiri Yuval Dror'un imzasıyla, 26 Eylül 2001 tarihinde (saldırılardan 15 gün sonra) "İki Odigo çalışanı DTM saldırısını öngören mesaj aldılar" haberini yayımladı. Odigo, iletişim sektöründe çalışan ve ânında mesaj servisi veren bir firma; İsrail merkezli ve DTM'de şubesi var. Habere göre, Odigo şirketinin İsrail'deki iki çalışanı, eylemlerden iki saat önce, "DTM'ye saldırılacak" yollu mesaj almış... Haber, "Firma, saldırıyı öngören kişiyi bulmak için İsrailli ve FBI dahil ABD'li güvenlik güçleriyle işbirliği halinde" bilgisiyle bitiyor. Konuyu açan yazarlar, ilgi duyan başkaları, o araştırmanın ne sonuç verdiğini öğrenirlerse bana da bildirsinler... Dedim ya, gerçeklerin peşindeyim ben; zihinlerden 'komplo teorileri' izlerini kazımak için bundan başka çıkar yol olduğunu da sanmıyorum.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |